Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Ahmet Uluçay’ın senaryosu, vefatının 10. yılında beyazperdeye aktarılıyor



Toplam oy: 12

 

İlk uzun metrajlı filmi ‘Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’ ile ulusal ve uluslararası festivallerde birçok ödül kazanan yönetmen Ahmet Uluçay, yakalandığı beyin tümörü hastalığı nedeniyle çekimlerine başladığı ‘Bozkırda Deniz Kabuğu’ filmini tamamlayamadan 2009 yılında hayata veda etmişti. Ahmet Uluçay’ın 1993 yılında kaleme aldığı ilk uzun metrajlı film senaryosu olan Bozkırda Deniz Kabuğu, vedasından 10 yıl sonra izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2019-2 sayılı Sinema Destekleme Kurulu kararlarıyla yapım desteği almaya hak kazanan projeler arasında yer alan Ahmet Uluçay’ın yazdığı Bozkırda Deniz Kabuğu senaryosu, Osman Nail Doğan yönetmenliğinde hayata geçecek. Dünya prömiyeri Saraybosna Film Festivali'nde yapılan ilk uzun metrajlı filmi “Güvercin Hırsızları” ile dikkat çeken 27 yaşındaki genç yönetmen Osman Nail Doğan, İstanbul Film Festivali - Köprüde Buluşmalar ve Adana Film Festivali gibi festivallerden ödüllerle döndü. Güvercin Hırsızları filminin festival yolculuğu İstanbul Film Festivali ve Ankara Film Festivali’nin ulusal yarışma bölümlerinde devam ediyor.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türkiye kütüphaneleri giderek daha çok seviyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 yılına ilişkin açıkladığı kütüphane istatistikleri de bu doğrultuda. TÜİK verilerine göre, ülke genelinde geçen yıl itibarıyla biri milli, 1162 halk, 598 üniversite, 29 bin 690 örgün ve yaygın eğitim kurumu olmak üzere toplam 31 bin 451 kütüphane faaliyet gösteriyor.      

 

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.