Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Elektronik kitap okumak için yedi sebep




Toplam oy: 960

Kitapları, kitapların kokusunu çocukluğumuzdan beri seviyoruz. Öyle seviyoruz ki odalarımızı raflarla, raflarımızı kitaplarla doldurduk. Günün birinde odalarımızda raflara yer kalmadı, masaların, yatakların üzerine, mutfak ve banyo dolaplarına yayıldık. Fakat bir kitabı elimize alıp okumaktan, satırlarının altını kalemimizle çizmekten çok keyif almamız, hayatımızda elektronik kitaplara yer açmamıza engel değil. Hatta açmak için makul sebeplerimiz var.

 

İşte bunlardan yedisi:

 

1) Çünkü biz gladyatör değiliz

 

Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'ni ya da Ken Follett'in Sonu Olmayan Dünya adlı kitabını okuduğunuzu düşünün. Belki dizüstü bilgisayarınızdan bile daha ağır olan bu kitapları yanınızda nasıl taşıyacaksınız? Veya yatakta okurken kollarınızın ağrısına ne kadar katlanacaksınız?

 

2) Hangi kitabı okuduğunuzu kimse bilemez

 

Bir kişisel gelişim kitabı okuyabilir, soran olursa Tolstoy'dan Savaş ve Barış'ı okuduğunuzu söyleyebilirsiniz. Ya da elinizde klasikleşmiş bir kitap görenlere, onun hakkında ne düşündüğünüzü açıklamak zorunda kalmazsınız. Çünkü bazen rapor vermeden sadece okumak ister insan.

 

3) Kitabınızı karanlıkta da okuyabilirsiniz

 

Evet, elinize bir fener vs. almadan hem de... Çünkü elektronik kitap okuyucularının kendi ışıkları var. Üstelik ışığın seviyesini ayarlayabilir, yanınızdakini uyandırmadan kitabınızın keyfini sürebilirsiniz.

 

4) Anında kitap satın alabilirsiniz

 

Bir kitapçıya gidip, kitapların arasında gezinmenin keyfi hiçbir şeyde yok, doğru. Ama bazen kitapçıya gidecek vakti bir türlü bulamazsınız. Eğer bir elektronik kitap okuruysanız kitaplarınızı indirmeniz de mümkündür.

 

5) Tatile daha hafif bir bavulla çıkın

 

Tatile büyük bir çantayla çıkıyorsunuz ve bunda kitapların da payı var. Çünkü tatilin uzunluğuna, uçakta geçirilecek zamana ve kitapların kalınlığına göre yanınıza bazen dört, bazen yedi, hatta bazen daha fazla sayıda kitap almanız gerekiyor. Bu kitapları bavulunuzda taşımaktansa elektronik kitap okuyucusunda taşımak daha pratik sanki...

 

6) Yazı boyutunu büyütebilirsiniz

 

Özellikle pazar sabahları, cumartesi akşamının izini ağrıyan ve belki biraz da dönen başınızda sürmek mümkünken, küçük harflerle uğraşmanıza gerek yok artık.

 

7) Taşınmak artık daha kolay

 

Artık bir kamyon dolusu kitap kolisi taşımanıza gerek yok. Evet belki kitap almaktan hiç vazgeçmeyeceksiniz ama hiç değilse yükünüz biraz olsun azalacak.

 

 


 

 

Görsel: Efe Gürsoy

 

Kaynak: Huffington Post

 

GG

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


e-kitaplar çağımızın geleceği ve buna uyum sağlamak zorundayız. aynı zamanda basım maliyetlerini de ortadan kaldıracağı için yeni yazarların keşfi de gerçekleşebilir. kitapların ağır olması da önemli bir dezavantajdı. bunun için can yayınları gibi bazı yayınlar mini kitap projesi başlattılar. http://www.sonbisey.com/can-yayinlaridan-yeni-yayin-formati-minikitap/

38%
62%

herkes yorumda bulunmuş iyi hoş ta size şimdi bir olay anlatacağım. Asimovu biliyorsunuz değil mi hani şu bilimkurgu yazarı. Kitapları şu an baskı dışı bunuda biliyorsunuz değil mi, birkaç kitabı şu an satışta sadece? şimdi gelelim bizim olaya, kitapları sahaflardan temin etmek istiyorsunuz, kitap başına 30 40 lira istiyor. sizde almak zorundasınız çünkü asimovun kitapları seri halinde okunması gerekmektedir. 10 yada 15 kitap aldığınızda en az 300tl vereceksiniz. ben vermem arkadaşlar. sahafların 4 5 liraya aldığı kitaba satış dışı olduğu için 30 40 lira veremem. kitap kokusu diyorsunuz, o kadar para verip başkalarının kirlettiği kitabın kokusunu duysam ne olur? ben gittim, bi kitap okuyucu aldım. asimovun kitaplarının hepside epub olarak turkce sekilde internette var. ve gerçekten işe yaradığını gördüm. o kadar para verip aldığım bu cihaz kitapla aynı hissi veriyor. acıkcası yüzüklerin efendisi kitabını 5 sene once kitap fuarından almıştım, gözüme büyük geliyordu, attım kitap okuyucuya onuda bitirdim. bana kitap kokusu ayağına yatmayın arkadaşlar. piyasada 3500den fazla da türkçe kitap var. kitapların altını çizebiliyorsun, kitaplardan alıntı yapıp nette paylaşabiliyrsun, sarjı en az 25 gün gidiyor, gece ışığıda var. Gözü kesinlikle yormuyor, e-ink teknolojili bir cihaz alırsanız. sakın ipadden, telefondan okuduğunuz gibi sizi yoracağını düşünmeyin. önyargılarınızı yıkın, o kadar kitap okuyorsunuz ama hala bağnaz düşünceler içindesiniz.

48%
52%

Burada yazılan yorumların sahiplerinin çoğu elektronik kitabı tablet bilgisayardan okumaktan ibaret sanıyor Kindle Paperwhite gibi e-ink cihazları araştırmalarını oneririm normal bir kitap gözü ne kadar yoruyorsa o kadar yoruyor bu cihazlar.

43%
57%

ikinci şıkkı biz düşünebilirizde sizin yazmanız hiç olmamış.

39%
61%

Kitap okumayı çok seven biriyim gerek e-kitap gerekse klasik anlamda kitapları ve öyle duruma gerçek kitabın tadı ayrıdır falan diye bakamayacağım çünkü üstte de yazılan etmenlerden dolayı gayet seviyorum e-kitap okumayı kaldıki iphone'um sayesinde okuma imkanı buldum o küçücük ekranda bile okuduğum kitapların haddi hesabı yoktur ve öyle duruma e-kitaplar bedava bulunuyor kitaba para harcamayayım diye de bakmıyorum satın almakta isterim e-kitap keyfini daha yerinde hissetmek için e kitap okuyucu tabletleri de araştırdım ama sanırım ipad almak daha yerinde olacak şöyle söylim ipad alma isteğimin %70'i sırf kitap okumak içindir multimedya yanından ziyade

54%
46%

E kitaplarla uzun süre okuma sorun oluyor.ekran gözünüze cidden zarar veriyor.ancak 1_2 sayfalık makale okuma için ideal değilse 200 sayfayi okumak sağlık olarak sorunlu

43%
57%

Elektronik kitapların sunduğu tüm faydaları takdir ediyorum ve yakın zamanda ben de elektronik kitaplarla haşır neşir olmak niyetindeyim. Şimdilik daha çok bir merak, deneyim hevesi diyebilirim. Çünkü basılı kitaplardan vazgeçmeye niyetim yok malum pek çok sebepten ötürü.
Bu yüzden şimdiden e-kitap satışı konusunda araştırmalara başladım. Ancak sebebini anlamadığım bir konu bazı büyük yayınevlerinin fiyat politikası. E-kitapların basılı kitaplarla aynı (hatta bazen daha yüksek) fiyatta sunulmasını halen bir mantığa oturtamadım. Umarım bu politika yakın zamanda değişir.

50%
50%

Evet kitap okumanın yeti bir başka ama ekitabinda kolaylığı bi başka ikisini de seviyorum.. denemeden bilemezsiniz. .

41%
59%

diğer arkadaşların dediği gibi isterse 1000 neden olsun yinede e-kitap almam.
Bir kitap aldığımda önce koklarım.Evet evet biraz acaip ama açıp koklarım.Sonra arka kapak yazısını okurum. Önsözünü özenle bazen iki defa okurum. Daha sonra kitabı okumak için uygun bir yer ayarlarım.Daldığım dünyadan uyandırılmamak için. Öyle bir aşktır benim baskı kitaplar. Ve kayıtsız şartsız hep seni dinleyen dosttur..

44%
56%

Yedi değil yetmiş yedi güzel sebep de olsa hiçbiri kitaba dokunmanın, bizi sarsan cümlelerin altını çizebilmenin, aradan yıllar da geçse onu yeniden elimize aldığımızda kendimizi ilk okuduğumuz zamana yolculuk yaparken bulmanın keyfini veremez.

41%
59%

Ne kadar çok nedeni olursa olsun hiçbir şey gerçek bir kitap okumanın yerine geçemez... saatlerce kitapçıda dolaşıp tek tek arka kapaklarını okuyup seçmenin keyfini veremez... ne kadar ağır olursa olsun (1Q84'ü bile ağırlığını hiç fark etmeden okudum) kucağınıza kitabınızı alıp, kağıdı kitabın kokusunu duyarak sayfaları çevirmenin mutluluğunu başka bir şey veremez... eğer kitaplarınızı koyacak yer bulamıyorsanız okullara vb. yerlere bağışlayın... teknoloji kitap okuma keyfimizden elini çekse iyi olur ...

46%
54%

evet, önermeler doğru ancak bulunurluk açısından e-kitapların hayli geride olduğunu (Türkçe kitaplar açısından) görmemiz gerek. bunun, yayıncıların ya satış politikalarından kaynaklı bir maraz yada umursamazlıklarının bir eseri olduğunu düşünüyorum.

48%
52%

Kabul etmeliyim ki benim elektronik kitap okumaya karşı biraz önyargım var. Bu konuyla ilgili geçenlerde arkadaşımla konuştuğumuzda da o da bana bu sebeplerden bir kaçını söylemişti. Bu yazıyı da okuyunca sanırım biraz daha aklımı çelmiş oldunuz.
"Elektronik kitap" okumaya başlayacağım bir gün.
Ama sizce de "elektronik kitap" ismi biraz tuhaf/soğuk/yabancı değil mi?
Elbette burada amaç kağıt ya da dijital ekrandan çok OKUMAK olunca hatta daha çok OKUMAK olunca pes ediyorum.

49%
51%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son birkaç yıldır sanata olan ilgi ülkemizde gitgide artıyor. Bu durumun farkında olan yayıncılar da daha fazla sanat kitabı yayınlıyorlar. Özellikle Batı resmi/sanatı hakkında ülkemizde genel kültür az olduğu için bu alana hitap eden kitapların sayısında ciddi bir artış var.

Edebiyat kelimesinin en büyük talihsizliği zaten biliniyor olması. İnsanların “zaten biliyorum” deyip sözlüklere müracaat etmediği talihsiz kavramlardan biri edebiyat. Hiç okumasak da, elimizden romanlar, öykü kitapları düşmese de edebiyat orada bir yerde aşikâr olarak durur zaten. Edebiyat kelimesinin ilk anlamı ile mecaz anlamı arasındaki tezat ise rahatsız edicidir.

Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

Şule Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Fantastik Şeyler ile okuyucu ile yeniden bir araya gelen Naime Erkovan, edebiyatın toprak sahasına adını ilk olarak Beşinci Düğme ile yazmıştı. Aynı eserinde “Her şey gezegenlerin konumu yüzünden’’ diyordu Erkovan. O sebepten mi yoksa başka nedenle mi bilmem, ama önemli bir mevzu bence de.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.