Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

En iyi Gatsby hangisi?



Toplam oy: 895
F. Scott Fitzgerald
Everest Yayınları

F. Scott Fitzgerald'ın ünlü romanı (The Great Gatsby) Muhteşem Gatsby'nin İngiliz hayranları, Uluslararası Londra Tiyatro Festivali'nin parçası olan toplam sekiz saat süren üç perdelik oyunu ve ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio'nun başrolünde olduğu filmi iple çekiyor.

 

 

 

Uzmanlar, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının tekrar canlanmasını, hikâyesel anlatımın güçlülüğüne bağlıyorlar. Kimileri de, kitap uyarlamalarının yarattığı "vurgunu", modern zamanlarla olan paralellikten kaynaklandığını düşünüyor.

 

 

 

 

Nebraska-Lincoln Üniversitesi'nde İngilizce profesörü olan Guy Reynolds: “Bunlar parayla olacak işler. Kitabın sayısız skandala sahip bir içeriği var. İnsanlar bu işten büyük paralar kazanıyor ama bu para etik değil. Romanlar sanki şu an yaptıkları işin şablonu gibi kalıyor.”

 




 

Yönetmen John Collins: “Muhteşem Gatsby, mücevher gibi işlenmiş bir yazının ürünü. Etkileyiciliğine ve lirikliğine bayıldım. Modern yansıması, kısa dönemli kültürel trendlerden daha derin. Dönemin tarzı heyecan verici ve güzel ama Jazz Çağı'nın tanımlayıcı hali, işin derinliğinde ve güzelliğinde saklı” diyor.

 

 

Gatz'in beyaz perde geçmişi

 

 

 

 

 

1926: Kitabın ilk uyarlaması, yayımlandıktan bir yıl sonra geldi. George Cukor tarafından yönetilen ve yılın ilk aylarında Broadway'de gösterime giren sessiz film, şu anda kayıp.

 

1949: Filmin ikinci uyarlamasında başrolde Alan Ladd ve Betty Field vardı. Başlarda Tyrone Power da projeye dahilken, stüdyonun Gene Tierney'le yola devam etmesi üzerine Daisy Buchanon'da oynamayı tercih etti.

 

1974: Francis Ford Coppola ve Vladimir Nabokov, Truman Capote'nin 1974 versiyonunda yeniden yer almasından sonra, bir film senaryosu yazdılar. Başrolde Gatsby rolüyle Robert Redford, Daisy rolüyle Mia Farrow yer aldı. Prodüksiyonun değerinden övgüyle söz edilirken, kritik resepsiyon çok zayıf kaldı.

 

2000: TV versiyonunun başrollerinde Toby Stephens, Mira Sorvino ve Paul Rudd olan yapımın beyaz perdeye aktarılması engellendi.

 

 

 

 

 

2012: Baz Luhrmann'ın uyarlamasında başrolleri Leonardo DiCaprio ve Carey Mulligan paylaşıyor. 120 milyon dolarlık yapımın Noel'de izleyicisiyle buluşması planlanıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Independent

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Kovid-19 nedeniyle 2020 yılındaki birçok fuar, festival, konferans ertelenmiş, iptal edilmiş ya da büyük salonlar yerine sanal ortamda düzenlenmişti. 2021'in ilk günlerinden itibaren açıklanan takvimlere göre yeni yıldaki etkinliklerin de büyük bölümü çevrimiçi gerçekleştirilecek.

 

Kazakistan kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in 2017 yılında başlattığı alfabe değişim hareketi devam ediyor. Kiril harflerinden Latin harflerine geçiş sürecinde önemli bir adım atıldı. Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, Latin alfabesine uyarlanan 31 harflik yeni Kazak alfabesini paylaştı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından ödüllendirilen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" 2020 yılının son gününde açıklandı. 

 

221B, 29. sayısında, yeni bir kapak dosyası “Dedektifin Dünyası” ile çıktı. Her yıl, üç farklı ülkeden üç farklı kurgusal dedektifi kapağına taşıyacak dergi, bu dedektiflerin A’dan Z’ye tüm özelliklerini detaylarıyla inceleyecek. “Dedektifin Dünyası” kapak dosyası kapsamında ilk konukları Cormoran Strike, Sean Duffy ve Benjamin Malaussène...

Film sanatına ve kültür hayatına kısa filmler ile destek olan Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali bu yıl 11 Aralık’ta başlıyor. Türkçe’nin ve Türk Şiirinin kurucusu Yunus Emre anısına düzenlenecek festival, 11-12-13 Aralık 2020 tarihlerinde gerçekleşecek. 3.

Kulis

Her Şey Çölde Koşan Bir Atla Başladı

ŞahaneBirKitap

Mehmet Akif’in seciyesini en çok şu üç şey inşa etti der Mithat Cemal Kuntay: Kur’anlı ev, pehlivanlı mahalle, müspet ilimli mektep. Bu üç dayanağı anlamak, Türkiye’nin ve şiirin zeminine dair iyi bir fikir verecektir. Akif’te tarih kültürel bir miras değil. O bunu çok erken zamanda anlıyor ve Namık Kemal’in korktuğu varoluş krizinin ortasında kendisini buluyor.

Editörden

Doğu Batı sorunu yalnızca bizim edebiyatımıza özgü bir sorunlar yumağı değildir aslında, Rus edebiyatında da benzer bir tartışma söz konusudur. Bütün bir 19. yüzyıl romanı daha sonra şiddetlenecek bu tartışmanın ilk alevinin yakıldığı metinlerle doludur.