Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Kazakistan Latin harflerine geçti



Toplam oy: 11

Kazakistan kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in 2017 yılında başlattığı alfabe değişim hareketi devam ediyor. Kiril harflerinden Latin harflerine geçiş sürecinde önemli bir adım atıldı. Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, Latin alfabesine uyarlanan 31 harflik yeni Kazak alfabesini paylaştı.

1929 ile 1940 yılları arasında Latin alfabesi kullanan Kazakistan 40 sonrasında Kiril alfabesine geçmişti. 

Ülke ambleminden ders kitaplarına kadar her alanda kullanılacak yeni alfabe sürecinin resmi olarak 2025'e kadar tamamlanması planlanıyor.

Bu gelişme, Türk dil birliği yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Kovid-19 nedeniyle 2020 yılındaki birçok fuar, festival, konferans ertelenmiş, iptal edilmiş ya da büyük salonlar yerine sanal ortamda düzenlenmişti. 2021'in ilk günlerinden itibaren açıklanan takvimlere göre yeni yıldaki etkinliklerin de büyük bölümü çevrimiçi gerçekleştirilecek.

 

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından ödüllendirilen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" 2020 yılının son gününde açıklandı. 

 

221B, 29. sayısında, yeni bir kapak dosyası “Dedektifin Dünyası” ile çıktı. Her yıl, üç farklı ülkeden üç farklı kurgusal dedektifi kapağına taşıyacak dergi, bu dedektiflerin A’dan Z’ye tüm özelliklerini detaylarıyla inceleyecek. “Dedektifin Dünyası” kapak dosyası kapsamında ilk konukları Cormoran Strike, Sean Duffy ve Benjamin Malaussène...

Film sanatına ve kültür hayatına kısa filmler ile destek olan Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali bu yıl 11 Aralık’ta başlıyor. Türkçe’nin ve Türk Şiirinin kurucusu Yunus Emre anısına düzenlenecek festival, 11-12-13 Aralık 2020 tarihlerinde gerçekleşecek. 3.

Kulis

Her Şey Çölde Koşan Bir Atla Başladı

ŞahaneBirKitap

Mehmet Akif’in seciyesini en çok şu üç şey inşa etti der Mithat Cemal Kuntay: Kur’anlı ev, pehlivanlı mahalle, müspet ilimli mektep. Bu üç dayanağı anlamak, Türkiye’nin ve şiirin zeminine dair iyi bir fikir verecektir. Akif’te tarih kültürel bir miras değil. O bunu çok erken zamanda anlıyor ve Namık Kemal’in korktuğu varoluş krizinin ortasında kendisini buluyor.

Editörden

Doğu Batı sorunu yalnızca bizim edebiyatımıza özgü bir sorunlar yumağı değildir aslında, Rus edebiyatında da benzer bir tartışma söz konusudur. Bütün bir 19. yüzyıl romanı daha sonra şiddetlenecek bu tartışmanın ilk alevinin yakıldığı metinlerle doludur.