Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Mo Yan da sansürcü çıktı



Toplam oy: 667

Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Mo Yan, sansürün, havaalanlarındaki güvenlik kontrolleri kadar gerekli olduğunu savunuyor. Mo Yan, aynı zamanda Çin Komünist Partisi'ne üye olduğu ve hükümete karşı duruşundan dolayı eleştiriliyor. Mo Yan'a göre sansür, gerçeğin önünü tıkamamalı; ancak iftira ya da söylentiler sansürlenmeli ve "sansür, başlı başına, en yüksek kaide olmalı".

 

 

 

 

 

 

Mo Yan, şu anda hapishanede olan ve daha önce 2010 Barış Ödülü'ne aday gösterilmiş Liu Xiabo'nun salınması için yapılan çağrıya da katılmayacağını söyledi. Daha önce, Liu'nun bir an önce salınmasını umduğunu söyleyen Mo, Liu ile ilgili sorulardan kaçındı. Liu Xiabo, Çin'in tek-parti yönetimini bitirmesi ve demokratik reformlar gerçekleştirmesi için yaptığı cesur çağrı sebebiyle, 2009'da 11 yıla mahkum edilmişti. Çin hükümeti, Liu'nun aday gösterilmesini 'Nobel geleneğine saygısızlık' olarak nitelendirirken, Mo'nun ödülünün "'Çin edebiyatındaki zenginlik ve ilerleme ile Çin'in dünya üzerinde artan etkisi'ni yansıttığını söyleyerek olumlu açıklamalar yapmıştı.

 

 

 

 

 

 

Konuşma özgürlüğünü daha etkin bir şekilde savunmadığı, Komünist Parti'yi ve kendisinin de başkan yardımcısı olduğu yazarlar birliğini desteklediği için insan hakları savunucuları tarafından, Mo Yan sertçe eleştiriliyordu. Gelecek hafta pazartesi bu prestijli ödülü kabul edene dek günlerini geçirdiği Stockholm'de gerçekleşen bir basın toplantısında yaptığı bu açıklamalarla, kendisine yöneltilen eleştirilerin dozunu daha da arttıracak gibi duruyor.

 

 

 

 

Nobel ödülünün Mo Yan'a verilmiş olmasına, geçen senelerin kazananları tarafından da tepki verilmişti. 2009 Nobel Edebiyat Ödülü adayı Herta Mueller, geçen ay bir İsveç gazetesiyle yaptığı söyleşide, jürinin Mo seçimini bir 'felaket' olarak adlandırdı. Mueller, Mo Yan'ı, muhalif partileri yasaklayan, tüm medya üzerinde sıkı bir denetim uygulayan ve sansür yasaları olan Çin hükümetini korumakla suçladı.

 

 

 

Nobel ödülü jürilerine göre, realizm ile halk masallarını, geçmiş ile çağdaşı birleştiren Mo Yan, Çin kırsallarında geçen hayat hikayelerini anlatmasıyla ödülün sahibi olmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DA

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Kültür Sanat Şehir dergisi Z, 5. kez okur karşısında. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yayımlanan tematik dergi, “kütüphane” konusunu mercek altına alıyor. 508 sayfa boyunca insanlık tarihinin bilinen en eski dönemlerinden günümüze kadar farklı kültürlerde kütüphanenin seyri, kütüphanenin unsurları, kütüphaneciler, kütüphane sahipleri ve kütüphane literatürü inceleniyor. 

Türk edebiyatının usta ismi Sait Faik Abasıyanık'ın hatırasını yaşatmak amacıyla her yıl bir öykücüye verilen "Sait Faik Hikâye Armağanı" bu kez Şermin Yaşar'ın oldu.

 

Sosyal medya paylaşımları, konuşmalar, anketler, veriler gösteriyor ki pandemi günlerinde evde geçen zamanın ciddi bir kısmını kitaba ayırdık. Türkiye ve dünya genelinde İNSAMER'in yaptığı araştırma kitap yayımı ve okuma oranlarındaki artışa odaklanıyor. Kitapyurdu ve Idefix sitelerinden alınan veriler de korona istatistiklerine katkı sunuyor.

 

 

 

Unutulmaya yüz tutan gölge oyunu Hacivat ile Karagöz'ün eğlenceli hâlleri yeni neslin keşfini bekliyor. Karagöz sanatının devamı için önemli bir adım atan Bursa Uludağ Üniversitesinde "Karagöz ve Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezi" kuruldu.

 

Sancı, Çiçekler Büyür, Hacı Bayram, Cumhuriyet Türküsü ve Ak Topraklar'ın bulunduğu 20'yi aşkın eserin sahibi Işınsu, yazar Halide Nusret Zorlutuna ile Tümgeneral Aziz Vecihi Zorlutuna'nın kızı olarak 17 Mayıs 1938'de doğdu. Babasının mesleğinden dolayı Sarıkamış, Şanlıurfa ve Karaman gibi ülkenin çeşitli şehirlerinde büyüdü.

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.