Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Nobel Ödüllü yazar V.S. Naipaul 85 yaşında hayata veda etti



Toplam oy: 33

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Post-kolonyal edebiyat kuramı için de önemli bir isim olan Naipaul'un yapıtlarının Türçede büyük oranda ihmal edildiğini söyleyebiliriz. Gelişin Bilmecesi (The Enigma of Arrival) adlı romanı 2013'te Can Yayınları etiketiyle yayımlandı. Ertesi yıl Türkçeye kazandırılan Taklitçiler (The Mimic Men) Karayipler’deki eski bir Britanya sömürgesi olan Isabella Adası’nda doğan Hint asıllı Ralp Singh'in Londra'da bir otel odasında hayatını yazması üzerine kuruluydu; açıkça otobiyografik özellikler taşıyan bir kitaptı bu. Yine Can Yayınları'ndan çıkan Nehrin Dönemeci (A Bend in the River) da yazarın önemli romanları arasındaydı.

 

 

Naipaul'un diğer romanları da bu tür bir melez kimlik, sömürge altında yaşama ve göç temasıyla yakından ilgili oldu. Ancak Naipaul'le ilgili her şey böylesine toz pembe değildi. Yazdığı denemelerden bazıları (özellikle de "The Middle Passage") oryantalist, kadın düşmanı ve ırkçı olarak nitelendirildi. Kamusal alandaki açıklamaları da Naipaul'ü post-kolonyal edebiyat kuramının en tartışmalı figürlerinden biri haline getirdi.

 

11 Ağustos günü, 85 yaşında hayata veda eden Naipaul'un nutulmaz kitapları arasında, 1971'de Man Booker'ı kazanan In a Free State'in yanı sıra, 29 yaşında yazdığı  A House for Mr. Biswas ve The Mystic Masseur'ü de saymak mümkün.

 

 


 

 

Kaynak: The New York Times

 

 


 

 

>>> SabitFikirArşivinden ek okuma: Naipaul bilmecesi, çözülür

 

 


 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 21 Eylül’e kadar devam eden “Aralıktan Bakmak” sergisi, 19 yy’da İstanbul’un geçirdiği değişim ve dönüşümün en belirgin yaşandığı bölgelerden biri olan Pera’ya odaklanıyor.

Türkçe’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları’nın yayımladığı “101 Anekdotta Felsefe Tarihinde Yolculuk” isimli kitabında filozofları, yaşadıkları dönemleri ve düşünce tarihine iz bırakan felsefecilerin fik

Akdeniz, Orta Doğu ve Balkanlar’da üç semavi dinin bir aradalığına dair yapılan antropolojik ve tarihsel araştırma projesi “Paylaşılan Kutsal Mekânlar” Paris, Marakeş ve

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali, 14-22 Haziran tarihleri arasında İzmirlileri, Türkiye’den ve farklı ülkelerden önemli şair ve yazarlarla bir araya getirecek.

2019, Japonya’da “Türk Kültür Yılı” ilan edilirken iki ülkenin tarihî dostluğunun izlerini taşıyan “Hazineler ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Lâle Geleneği” sergisi, Tokyo’dan sonra Kyoto Ulusal Sanat Merkezi’nde ziyare

Söyleşi

100. sayımızla birlikte hazırlamaya başlayacağımız Yayınevi Hikâyeleri’nde sözü alternatif işler üreten, okurları edebiyatın özgün örnekleriyle tanıştıran sevdiğimiz yayınevlerine bırakıyoruz.

ŞahaneBirKitap

Sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu eserinde sanayi devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alıyor.

Editörden

Ütopya fikrinin ortaya çıktığı Ortaçağ Batı’sı, insanlığa karanlık bir gelecek vaat etmesine rağmen, kendi topraklarında doğmuş “rahatsız ruhlar” eliyle her zaman temize çekildi. Birilerinin ütopyası, başka birilerinin distopyası oluyordu çünkü. Batı’nın en parlak ütopyası İngiltere’dir ve ne hikmetse ütopya dediğimiz tür de İngilizler eliyle pazarlanmıştır tüm dünyaya.