Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Türkiye’den Özbekistan’a ortak medeniyete yolculuk



Toplam oy: 18

 

Türkiye’den Özbekistan’a ortak medeniyetimize bir yolculuk başlatan İMH, T. C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Türk ve Özbek 28 sanatçı ve 35 akademisyenin katılımıyla İstanbul’da “Zamanını Aşan Medeniyet: Özbekistan Sergi ve Sempozyumu” gerçekleştirecek. İnsan ve Medeniyet Hareketi Sanat Birimi‘nin Kültür Bakanlığı ve Tika’nın destekleri, İstanbul ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile düzenleyeceği etkinlik 15-30 Haziran 2019 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak.


Bahariye Sanat Birimi tarafından Bahariye Mevlevihanesi’nde organize edilecek sergi ve sempozyum, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Türk ve Özbek 28 sanatçı ve 34 akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilecek. Sergide; İpek Yolu’nun zenginleştirdiği asırlık birikim, birbirinden kıymetli isimlerin emeği ile yeniden hayat bulacak. 28 Türk ve Özbek sanatkâr projeye özel 60 özgün eser hazırladı.

 

 

 

Sergi ve sempozyumun ikincisi Taşkent’te

 

Sergi ve sempozyumun tekrarı, 7 - 15 Eylül tarihlerinde Özbekistan Taşkent’te gerçekleştirilecek. 7 Eylül’de açılışı yapılacak sergi 15 Eylül tarihine kadar ziyarete açık olacak. Türk ve Özbek akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirilecek sempozyum 7 Eylül’de düzenlenecek ve Türkiye Özbekistan ilişkileri, ortaklıkları ve geleceği; ekonomi, ticaret, siyaset. Sosyal ve kültürel ilişkiler, edebiyat konuları üzerinden değerlendirilecek.  

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.