Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Yazarlar


Elif Tanrıyar

Tüm Yazıları

E-kitap geldi geliyor derken, 1 yaşını doldurdu bile! Bundan tam bir yıl önce, e-kitaplar ilk defa idefix tarafından Türkiye’de de satılmaya başlandığında, dünyada büyük fırtına kopartan ve satışları neredeyse basılı kitaplarla başa baş gitmeye başlayan e-kitaplara ülkemiz okurları da hemen ilgi göstermeye başlıyordu, hatırlarsınız.. 

 

Geçtiğimiz hafta bildiğiniz gibi 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'yle geçti. Bir grup kültür sanat basınıyla birlikte ben de oradaydım. Üstelik kendime gizli bir de görev vermiştim; filmlerde saklı duran edebiyat alıntılarının izlerini bir dedektifin titizliğiyle sürmek!

Malzeme seçiminden hazırlanışına, pişirilmesinden sunumuna dek her adımda özen gösterilmiş, aşçısı tarafından ‘özel dokunuşlar’ katılmış bir yemek, sizce bir tür sanat eseri sayılabilir mi? En iyisi bu sorunun cevabını bir uzmana bırakalım.

Aslında her şey yaklaşık bir yıl önce Andrew Crumey’in Metis Yayınları’ndan çıkan Mobius Dick’i üstüne bir yazı yazmam istenmesiyle başladı. Edebiyatla bilimi ilginç bir şekilde bir araya getiren Mobius Dick’te, yazar Andrew Crumey; okuyucusunun zekasını kışkırtmakla kalmıyor aynı anda hem kuantum fiziği hem de sanat ve felsefe tarihi üstüne akıl yormasına neden oluyordu.

Kitaplara ait olduğunu düşündüğüm, paralel dünyadaki serüvenlerim sürüyor. Bu ay da yine başıma tuhaf ‘edebi’ tesadüfler geldi.

Geçtiğimiz ayki yazımızı Paula McLain’in Ernest Hemingway’in ilk eşi olan Hadley ile Paris’teki yıllarının ve evliliklerinin hikayesini anlattığı Paris’teki Eş (Remzi Kitabevi) adlı romanla bitirmiştik hatırlarsanız. Eh işte hiçbir şey tesadüf değildir aslında. Meğer bizim ‘edebiyat kelebeği’nin bir bildiği varmış da, ondan bizi en son orada bırakmış.

 

 

Sevgili Sabit Fikir okurları, bu ay kitapların alternatif dünyasında çıktığım yolculuk her zamankinden de daha ilginçti. Artık bu konuya iyice hassaslaştığımdan mıdır nedir, sanki hepsi sözleşip özellikle bir araya gelmiş, aralarındaki fısıldaşmayı da bir tek ben duyayım istemişler gibi geldi bana.

 

 

Bu ay neşeli bir tema peşinde ilerlemeyi hayal ederken, benim kelebek, tabii gene beni dinlemeyip kendi istediği konuya konuverdi.

Geçtiğimiz günlerde hatırlarsanız Orhan Pamuk’un Die Zeit gazetesine verdiği röportajda burjuvazi üzerine söylediği sözler hepimizi pek heyecanlandırmıştı ve her zamanki gibi polemiklerin tetikleyicisi olmuştu. Peki, ne demişti Orhan Pamuk o röportajında?

Kulis

Postmodern Öykü Denince: Jorge Luis Borges

ŞahaneBirKitap

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Editörden

Dünyanın çehresini değiştiren en büyük seyahat, bir odada, bir kitabın yoldaşlığında yapılan seyahattir. Kitaplardan en çok yola çıkmasını öğrenebiliriz. Ola ki hoyrat bir karakterle birlikte seksen günde dünyanın çevresinde devri daim eder, aklımızın eremeyeceği sırlara vakıf oluruz. Her yolculuk, insanın kendi içine attığı adımı biraz daha kuvvetlendirir.