Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Yazarlar


Gizem Çiçek

1983 yılında Ankara’da doğar. Gazi Üniversitesi’nde İşletme Eğitimi alır. Yazmayı, anlamayı, şiiri, şarkıyı, yazıyı, iyiyi, şiirle şarkıyla hayatı ikinci bir halden geçirenleri sever. Dile ve kelimeye ilkokul yıllarından beri tutkuyla bağlıdır. İngilizce – Türkçe – Fransızca çeviriler yapar. Koç Vakfı’nda Halkla ilişkiler ve Arşiv bölümlerinde asistan olarak görev almıştır. Sezen-Aksu.com’un editörlerindendir. Biriktikçe aşkla yazar. Şimdilerde idefix’in Veritabanı ekibinde...

 

Tüm Yazıları

Herkesin bir ölüm mevsimi vardır. Yaşayıp, atlatıp, kendinden arttırıp, hayata devam etmesi gereken... Genelde uzun süren...

“Niye? Çünkü her insanda öyle bir yer var. İnsan kaybolmak ister çünkü. Bakma sen söylediklerine, insan kendini feda etmek ister. Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikayede erimek ister. Başka türlü katlanamaz aslında kendine.”

Ali Hatay doğumlu, kara gözlü, ağır hikayeli bir çocuk. Dövülmekten sakat kalmış annesi, babasının kafasını Ali’nin çocuk gözlerinin önünde baltayla ikiye ayırıyor ve tarım ilacı içerek öldürüyor kendini. Ali hiçbir şey yapamıyor, donuyor. Annesinin akrabaları annesini, babasının akrabaları babasını kurtarmadığı için öldürmeyi düşünüyorlar onu.

Benim tarihin insanlara acı çektiren kısmıyla kurduğum ilişki “Bir insan bunu neden yapar ki” ve “Neden kimse engel olmadı” cümleleri etrafında döner. Tarihsel sürece bütünüyle hâkim olmak isterim. Yeterli akademik alt yapıya sahip olmadığımı düşündüğüm için zekice yazılmış ve olayların iyi analiz edildiği ancak kolay okunan metinleri tercih ederim.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.