Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

   

Şahane Bir Kitap


Şahane Bir Kitap

Geniş açıda devam eden dar zamanlar




Toplam oy: 983
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
Adalet Ağaoğlu dil üzerine de düşünmeyi seven bir yazar. Bu romanında da son derece yoğun bir mizah dili kuruyor.

Edebiyatseverler bilirler Dar Zamanlar'ın yeri ayrıdır Adalet Ağaoğlu okurları için. Özellikle de Ağaoğlu'nu bizle tanıştıran ilk romanı Ölmeye Yatmak, düşünülürse. Bir saat yirmi dakika süren o uzun, bir ömürlük hikaye, düşünülürse... Modern Türk romanının önde gelen isimlerinden olan Ağaoğlu, Dar Zamanlar'da, öncelikle öznel olarak geniş, nesnel olarak son derece kısa, dar zaman dilimlerini ele alır. Kahramanın yaşamını, onu bu zamana getiren anları, geçmişi de içinde taşıyan geniş hacimli zamanı, kısacık bir zaman dilimi içinde verir bu hikayeler bize. Ve bu romanların temel izleğidir Cumhuriyet dönemiyle hesaplaşma. Ölmeye Yatmak'ın kahramanı Aysel, Cumhuriyet gibi ölmeye yatar ve ölüm öncesinde hem rejimle hem de kendi kendisiyle, yaşadıklarıyla derin bir hesaplaşmaya girişir. Aynı izlek, Bir Düğün Gecesi ve Hayır'la devam eder. Okurlar hep merak ederler, üçlemeye dörtlemeye dönüşecek midir? Dar Zamanlar sürecek midir? Evet, Adalet Ağaoğlu uzun yıllardır merak edilen bu soruya tam on sekiz yıldan sonra Dert Dinleme Uzmanı'yla cevap veriyor. Dar Zamanlar devam ediyor.

 

Dörtlemenin son kitabında kahramanımız bir erkek. Yazıp çizen, ünlü bir editör. O, kendine dert dinleme uzmanı diyor ama. Dert dinleme uzmanı çünkü son derece naif bir karakterle karşı karşıyayız. Karısı, çevresi tarafından rahatlıkla kandırılan, kandıralabilen bir kahraman. Aptal mı, değil. Sadece içinde bulunduğu toplumun giderek yozlaşan kültürüne yabancı, insani duyarlığa sahip, yumuşak kalpli bir adam o kadar. Hal böyle olunca editörümüz koskoca bir yaşamdan olması gerektiği gibi ders değil, dert çıkarıyor bol bol. Para sorunu yok, işi gücü yerinde, son derece iyi bir editör. Ama bütün bunlar da yetmiyor verimli, huzurlu bir hayat sürmesine. Kandırılarak, şaşarak, kendi derdinden çok başkalarınınkine üzülerek geçiyor bir ömür. Derin, dramatik bir Türk aydını portresi çıkarıyor karşımıza Ağaoğlu. Toplum olarak yoksulluğa yüklediğimiz pek çok sorunun, yoksulluğun ötesinde de çözülemeyeceğinin altını çizerken, kültürün, entelektüel birikimin de dertlere deva olmadığını gösteriyor. Türk aydınının giderek nasıl kötücül, karikatürleşmiş bir varlığa dönüştüğünü anlatıyor bizlere.

 

İçinde bulunduğumuz siyasal sistemi, hemen her yönüyle eleştirmekten geri durmuyor yazar. Anayasa değişikliğine evet demesinin altında yatanları da, bu gün içinde bulunduğumuz siyasi ortam hakkındaki eleştirilerini de cesurca, açıkça ortaya koyuyor. Roman her ne kadar zamansız, mekansız, isimsiz bir düzlemde geçse de bütün bunları yazar kimliği üzerinden tartışmak, hakkkını vermek ya da vermemek okurun bileceği iş elbette.

 

Ve gelelim Dert Dinleme Uzmanı'nın diline. Adalet Ağaoğlu dil üzerine de düşünmeyi seven bir yazar. Bu romanında da son derece yoğun bir mizah dili kuruyor. Zamansız fiil çekimleri romanın diline damgasını vuruyor. Çağrışımlar, hatırlamalar, yanlış hatırlamalar, bilinç sıçramaları, bilinçüstü sıçramalar, kültürel ve politik göndermelerle örülü bir yapıyla karşılaşıyoruz.

 

Ölmek üzere olan bir adamın soluksuz gevezeliklerinden, ister istemez kendimize de bir ah çıkarıyoruz. En büyük ah ise ölümün, yaşam kadar uzun olabileceğini kavradığımız an'a geliyor!

 

 


 

 

* Görsel: Sedat Girgin

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Şahane Bir Kitap Yazıları

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

Söyleşi

Sanat eleştirmeni Samed Karagöz, gazete ve dergilerde çağdaş sanat hakkında kaleme aldığı yazılarını Kamçatka (Profil Yayınları) adlı kitabında bir araya topladı. Karagöz, sanat üzerine yazarken, eleştirirken sanata karşı gösterdiği tutkulu bağlılığı ve sevgiyi hiç kaybetmeden, okuru için özel bir yol haritası da çiziyor.

ŞahaneBirKitap

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Editörden

Kitaplarla ilgili internet sitelerini, dergileri karıştırdığınızda karşınıza çıkan en ilgi çekici içerik, “Hangi kitabı okumalıyım?” sorusuna verilen cevaplardır. Bu cevaplar genelde ortalama bir anlayışın yansımasıdır. Kitap okumak seçkin bir eylemdir ve kitap okuyacak kişi de, bu özel eylemi gerçekleştirmek için en “seçkin” kitabı bulmalıdır.