Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Bir İnek Dünyayı Kurtarırsa…



Zayıf
Toplam oy: 10
Dünyayı Kurtaran İnek kitabı dil zenginliği bakımından ufuk açıcı olmasa da mizah dili ve senaryosu açısından başarılı. Klonlama gibi güncel bir konuya eğilmesi, paket sütlerin içeriğine eleştiriler getirmesi gibi önermeleri bulunan bu çocuk romanının eğlenceli dili on yaş ve üzeri çocukların ilgisini çekecek.

Bir çocuk için bir kitabı anlamlı kılan ve heyecanla okumasını sağlayan şeylerden birisi içindeki macera ve mizah sosudur. Eğer bunu günlük hayatın akışına boyayabilirseniz bu çocuk için daha cazip bir kitaba dönüşür elbette. Selçuk Ceyhan’ın yazdığı Dünyayı Kurtaran İnek romanının da yaptığı tam olarak bu.

 

Romanın konusu kısaca şöyle: Çiftlikte yaşayan kahramanımız bir inek ve adı da Kaymak. Her inek gibi hayatının anlamının ‘süt’ olduğunu düşünüyor. Bu sadece inekler için geçerli bir şey değil elbette. Birçoğumuz için de hayatın anlamı çoğu kez yaptığımız işe odaklanmak olsa gerek. Ta ki bir şeyler kafanıza ‘dank’ edene kadar... Ondan sonra bir arayışa sürükleniriz. Tıpkı Kaymak gibi. Bir yavrusu olunca hayatının anlamı tümden değişiyor Kaymak’ın. Ama bu değişen hayatı ve sevinci kısa sürüyor. Çünkü bir sabah yavrusu ortadan kayboluyor. Ve dedektifliğe soyunan Kaymak yavrusunun insanlar tarafından bir arabayla götürüldüğünü fark ediyor. Ama nereye? İşte maceranın başladığı yer burası. Yavrusunun peşinden gidip onu tekrar ait olduğu yere getirmek için harekete geçen bu inek, artık yazarın elinde inek olmaktan çıkıp kitabın başkahramanına dönüşüyor ve çocukların çok seveceği ve özümseyeceği bir format halini alıyor.

Kasapla dostluk kuran inek 

Gittiği şehirde bir kasap dükkânına giriyor Kaymak ve çiftlikteki radyodan dinledikleriyle insan sesini öğrenebildiği için kasaba derdini anlatıyor. Çok şaşıran kasap, Kaymak’a yardım etmek için şehirdeki bütün süt ve yoğurt tesislerini Kaymak ile birlikte dolaşmaya ve kaybolan yavruyu aramaya başlıyor. Kaymak kasabın evine yerleşiyor hatta. Kasap da bu durumdan faydalanarak bir sütçü dükkânı açıyor, çok başarılı olamasalar da…
İlerleyen macera boyunca inek mi insanlaşıyor yoksa kasap mı günlük alışkanlıklarını değiştirip bir inek gibi yaşamaya başlıyor bilinmez ama aralarında iyi bir dostluk oluştuğu kesin. Ve Kaymak’ın yolu kusursuz insan kopyalamaya çalışan bir grup insanla kesişiyor. Bu kopyalama deneyine katılan bütün hayvanlarla birlikte laboratuvarı yerle bir ederek dünyayı kurtarıyor. Ve tabii orada hapsedilen yavrusuna da kavuşuyor Kaymak.
Dünyayı Kurtaran İnek kitabı dil zenginliği bakımından ufuk açıcı olmasa da mizah dili ve senaryosu açısından başarılı. Klonlama gibi güncel bir konuya eğilmesi, paket sütlerin içeriğine eleştiriler getirmesi gibi önermeleri bulunan bu çocuk romanının eğlenceli dili on yaş ve üzeri çocukların ilgisini çekecek.


SEVGİ VE DOSTLUK ÜZERİNE
Büyükannesinin yaşadığı adaya pek de istemeyerek giden küçük bir çocuğun masalını ele alıyor Büyükannem ve Minik Kuş kitabı. Sıkıcı da olsa sonuçta sevgi ve dostluğa dönüşen bu tatil aynı zamanda küçük çocukların aile büyükleriyle ilişkileri ve hayvanlarla kurduğu dostluğa değinmesi bakımından önemli. Küçük çocuğun bir fırtınada bulduğu yaralanmış minik bir kuşun büyükannesiyle arasındaki bağları nasıl güçlendirdiğini anlatıyor kitap. Kitabın öyküsünün çok çarpıcı ve edebi bakımdan iyi olduğunu söylemek zor. Fakat kitabı yazan Benji Davies’in metni her ne kadar zayıf bir kurguya sahip olsa da canlı ve detaylı çizimleri kitabı güzelleştirmeye yetiyor. Çocuğunuzla birlikte okuyup, çizgileriyle hayal kuracağınız bir macera bu.
BEN ÇOCUK OLSAM…
.Ben çocuk olsam bir ineğin kahraman olduğu bu kitabın mizahî içeriğini sever ve keyifle sıkılmadan sonuna kadar okurdum.

.Kitabın çizimlerini beğenmezdim. Bir çocuk kitabı illüstrasyonundan ziyade karikatür tarzında ve basitçe çizilen çizimlerden zevk almazdım.

.Kitabın final sahnesinin çok daha vurucu ve mizah dozu yüksek olmasını dilerdim.
BEN ÇOCUK OLSAM…


.Kitaptaki çizimlere bayılırdım. Resimlerdeki detaylar arasında kaybolur ve kitaptan kendi kendime yeni maceralar çıkarırdım.

.Sanırım kitabı okuduktan sonra benim de küçük bir kuş ya da kedi gibi bir hayvanımın olmasını isterdim.

.Sıkıcı olarak bulduğum her şeyin içinde aslında bir macera gizli olduğunu keşfederdim. Evde olan büyüğüme o an sımsıkı sarılırdım.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

1977 doğumlu bir şair Eren Safi. Şimdilik yayınlanmış iki şiir kitabı var: Kamaşır ve Twitter Tepesindeki Okçular. Kamaşır toplamında yer alan Mürşidim Kocakarı ve Bir Kişi Bomba şiirleri öznel şiirler sayılabilir.

Nasreddin Hoca, Beylikler devri Anadolu’sunun en bilge karakterlerinden birisi. Ona izafe edilen fıkralar yediden yetmişe hemen herkesin neşe kaynağı, aynı zamanda tasavvufi felsefi manalar da içeren bu fıkralar hem güldüren hem de düşündürüp ders veren türden.

Kitapların dünyasına yaptığımız yolculukları düşünmeye başlayalım. Önce kitapların oluşma sürecini sanki ilk defa öğreniyormuşuz gibi hatırlamamız iyi olabilir. Zihnimizde beliren düşünceler olgunlaşınca onları harflerle kelimelere dönüştürürüz. Kelimeler sözcükler halinde ağzımızdan dökülür, uzun bir konuşma halini alır.

İran edebiyatında ve özellikle İran şiirinde, erkek egemenliğine karşı kadın rüzgârını ilk estiren şairin sinemaya giriş macerasının ilk perdesi, iki arkadaşı tarafından bir partide İran sinema dehasına önerilmesiyle başlar. Bu sabit fikirli, dik başlı ve dahi adam, hakkında pek de iyi şeyler konuşulmayan bir kadını işe alırken tereddüt eder ve bu tereddüdünden iş arkadaşına söz eder.

Fatih Balkış’ın adı okura yabancı gelmeyecektir. Fars, Yerçekimi ve Baht Dönüşü kitapları Can Yayınları tarafından basılan romancı, dört yıllık bir aradan sonra dördüncü romanını da çıkardı. Bugüne dek hep iyi işlerle karşımıza çıkan Kafka Kitap’ın, ilk Türkçe edebiyat örneklerinden biri olarak sunuldu Karaçam Ormanı’nda.

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta