Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Yalnız adamlar, kargalar, rüyalar: Cemil Kavukçu


Şahane
Toplam oy: 561
Cemil Kavukçu
Can Yayınları
Yazarının kim olduğunu bilmeden, Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz'den hasbelkader birkaç cümle görmeniz bile, Kavukçu'nun imzasını tanımanız için yeterli.

Siyah şemsiye, mavi ağaç, sarı yağmurluklu bisikletli adamlar, alan derinliği yüksek plan sekanslar dendiğinde nasıl gözlerimizin önüne anında Angelopoulos filmleri geliyorsa, bira içen yalnız adamlar, kargalar, rüyalar, yabancılaşmış taşra sıkıntıları dendiğinde de aklımızdan o saniye Cemil Kavukçu öyküleri geçer. Sepetli motosikletler eşliğinde kasabalar, kentler değişirken, biz daha da yalnızlaşır ve yabancılaşırken, Kavukçu'nun öykü evrenine çoktan dahil olmuşuzdur.

 

Cemil Kavukçu'nun yeni öykü kitabı Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz de fazlasıyla o evrene ait. Nasıl ki Angelopoulos'un herhangi bir uzun metrajından kısa bir sahne izleseniz, o filmin Angelopoulos'a ait olduğunu o an sezersiniz; yazarının kim olduğunu bilmeden, Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz'den hasbelkader birkaç cümle görmeniz bile, Kavukçu'nun imzasını tanımanız için yeterli. Ne kadar içse de sarhoş olamayan, içkileri ve meyhane borçları arasında sıkışan Feridun ile şişelerin, bardakların, meyhanelerin dünyası okuru hemen kendine çekiyor.

Yedi parçadan oluşan bu uzun öyküde sevimsiz bir pazar sabahındayız. Metne Kavukçu'nun sade çizimleri eşlik ederken, Feridun'un ablasıyla hesaplaşması okurun da ensesine yapışacak! Kapalı, yağmurlu bir pazar sabahında, denize uzak bu kentin köhne birahanesinde kahvaltı için alüminyum kaplarda cazırdayan yumurtalar, Feridun’la birlikte bizim de yalnızlığımızı ve sıkılmışlığımızı perçinliyor.

 

Tema, mekan ve karakterleri ile en çok Gemiler de Ağlarmış'a yakın duran Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz, Kaptan Ali Rıza'nın seyir defteri ile sürerken, kaptanın mizahi yorumlarını da eklediği akıcı gemi güncesi, sürprizlerle olayları bambaşka noktalara getiriyor. Hiç beklemediğimiz bir anda, iki-üç hafta sürecek uzun bir deniz yolculuğuna çıkıyor ilk kez Feridun ve Gero. Deniz kuralları karışık rüyalara eklemleniyor; her şeyi öğreten korku, farklı denizlere sürüklüyor Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz'ü. Kargaların olmadığı bir Cemil Kavukçu öyküsü olur mu? Kaptan Ali Rıza, kamarot Mustafa'yı kargaya benzetiyor: "Birbirine yakın gözleri, burnu (ya da gagası), ıslatıp arkaya yatırdığı siyaha boyadığı saçlarıyla tam bir karga." 


Bu arada bir kitabı daha hatırlatalım. Şu sıralar yeni bir baskısının planlandığını duyduğumuz Beşinci Pencere: Cemil Kavukçu Kitabı, Melike Koçak'ın da emeğiyle hakikaten dört başı mamur bir Cemil Kavukçu kitabı, haritası, yol göstergesi. Kıymetli makaleler barındırıyor. Kavukçu'nun yeni öykü kitabı Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz'ün hemen yanında, kitaplığınızdaki yerini fazlasıyla hak ediyor.

 

 

 


 

 

 

 

Görsel: Murat Miroğlu

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Türkçede 2013 yılında yayımlanan Toby’nin Odası kitabıyla tanınan İngiliz yazar Pat Barker, yeni kitabı Kızların Suskunluğu ile ikinci kez Türk okurları selamlıyor. İlyada destanına yeni bir bakış getirdiği Kızların Suskunluğu, feminist yazına katkı niteliği de taşıyor.

Türkiye’de zamanında çokça ilgi gören Texas, Teks, Tommiks (Orijinali Captain Miki) türevi çizgi romanların ülkemizdeki macerasını Sabitfikir’in geçen sayısındaki dosya içerisinde kısaca özetlemeye çalışmıştık (“Türkiye’de Çizgi Romanın Yeniden Yükselişi”, Sabitfikir #114, 2020).

Yazarların ve sinemacıların birbirleriyle mektuplaşmalarının kitaplaşmasına aşinayız. Karantina Günlerinde Evin E-Hali de böyle bir kitap, yazışmalardan ortaya çıkmış. Ama gerekçesi fazlasıyla kendisine has. Fikir nereden ve nasıl ortaya çıktı, biraz anlatabilir misiniz?

 

Sütçü, topluluk içinde dönüp dolaşan bir dedikodunun romanı. Ortada bir gerçek yok, sadece, o gerçeğin üstüne konuşulanlar var ve bir süre sonra, toplumun tüm üyeleri, bu dedikodunun gerçek olduğu varsayımıyla hareket ediyor.

 

Polisiye tutkunları, İskandinav polisiyesinin türün içinde nasıl bir ağırlığa sahip olduğunu iyi bilirler. Özellikle son yıllarda Türkçeye kazandırılan yeni yazarlarla beraber, bu soğuk toprakların suç öykülerine olan ilgimiz gitgide artıyor. Bunlardan biri de Türkçe için kısmen yeni, fakat İskandinav polisiyesi için artık klasikleşmiş bir seri; Martin Beck.

 

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.