Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Ölüm Öncesi’ne Dair

Ölüm hayatın bakiyesidir. Hayatın sonunu değil hayatın bir başka veçhesini karşılar. Elde kalan ne varsa onunla gideriz ölüme. Bu açıdan ölen bir insan için kullanılan “hayatını kaybetti” lafı bomboş bir laftır. Hayat bir başka sayfada olanca tazeliğiyle devam etmektedir çünkü. Ölüme dair anlatılarda ölüm ve ölüm sonrası başlığı öne çıkar. Ya ölüm öncesi?


Şiirsiz Çocuk Eksikliktir

Bilmem farkında mısınız? Sosyal medyaya bakıyorum, kitap eklerini okuyorum, kitap satış sitelerinin yeni çıkan listelerine göz atıyorum, kitabevlerinde çocuk kitapları raflarını inceliyorum. Hepsinde aynı sonuç: Çocuk şiirleri kitapları yok denecek kadar az… Çıkan çocuk şiirleri kitapları da gereken ilgiyi hak etmiyor.


Heybeyi Anılarla Doldurmak

Hiç seyahatname okumamış birine bunun keyfini anlatmak zor. Gediklisinin, zaten rastladığı kitaba bir göz atmadan geçip gitmesi ihtimal dışı. Zira, sanki özünde, okurunu kendine çeken bir zıt kutbu taşır seyahatnameler. Hele de, zihne kentleri adamakıllı kurma imkanı verebilenler.

 


Orta Dünya’ya tanıdık bir yolculuk

Fantazya severler için Tolkien ya da Yüzüklerin Efendisi isimlerini işitmenin dahi tatlı bir ürperti duymaya yettiğini söylesek herhalde itiraz eden çıkmayacaktır. Son yıllarda pek çok başka eser zihnimizi meşgul etse de Orta Dünya, bir çeşit kürkçü dükkânı gibi dönüp dolaşıp sığınacağımız büyülü sılamız, ormanlarında dolaşıp geçmiş günlerin şarkılarını söyleyeceğimiz yuvamızdır.


''İyi ki yayınladık dediğim birçok önemli kitap var''

Yayınevinizin isminden Büyüyenay’dan yola çıkalım öncelikle isterseniz; web sitesindeki yazıda ayın halleriyle insanın kemale erme, değişme, olgunlaşma sürecini benzetiyorsunuz. İsmini de bu fikirden yola çıkarak mı koydunuz?

Yayınlarınız bu “kemale erme” sürecine mi hizmet ediyor?


Bazı kitaplar bizi daha iyi insan yapar

Eda İşler 

 

Bana kalırsa kelimeler bir saat kararlılığında ve ölçüsünde hareket etmeli, insanın ağzından koşarcasına dökülmemeli. Önemli mevzuların anlamlı anlamsız sesler yığınında kaybolmamasını istemişimdir daima.

 


Terskarga

1682 yılının Eylül ayında 26 yaşındaki genç bir bilim insanı olan Edmund Halley daha sonra kendi ismiyle anılacak olan ‘en meşhur’ kuyruklu yıldız ile tanıştı. İsminin verilmesine sebep olan şey yapmış olduğu keşif değildi. O; bu kuyruklu yıldızın, Güneş’in yörüngesinde dönen bir göktaşı olduğunu tespit edip, her 75 - 76 yılda bir dünyanın yakınından geçeceğini hesap etti.


Kelebek Avcısı; Vladimir Nabokov!

Vladamir Nabokov, 1899 yılında St. Petersburg’da dünyaya gelmiş. Çocukluğu, asırlardır süren çarlık rejiminin sarsılmaya başladığı günlerde geçmiş. Burjuva bir ailenin çocuğu olarak iyi bir eğitim almış ve erken yaşlarda İngilizce öğrenmiş. Liberal düşünceleri benimseyen babası, Bolşevikler ile Çar Nikola arasındaki çekişmede dönemin diğer aristokratları gibi Çar’dan yana tavır almış.


Köpeğim, Hakkımda Ne Düşünüyor?

Derrida, The Animal That Therefore I Am kitabında, kedisinin önünde çıplak olduğu ve kedisinin ona baktığı bir ânı hatırlar. Bu onun için yeni bir deneyimdir; hayvanları gözetleyen, hayvanlar tarafından gözetlenmeyen insan için, hayvandan gelen bir “bakış” tedirgin edici olabilir.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.