Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Editörden: Tam olduğu yerde

“Bir şeyi olmadığı yerde değil, olduğu yerde aramaktır lanetlenmiştik”. Bu sözü nerede, nasıl duyduğumu hatırlamıyorum. Ama bildiğim şu ki, duyduğum andan bu yana, tam olarak olduğu yerde arayıp da bulamadığım bazı şeylerin olduğu fikri hep kafamı kurcalamıştır. Bir odanın içindeyken o odayı aramak gibi bir şey bu. Bazen, içinde kıpırdama gücünü aramak gibi mesela.


Keşfet: Yeni Cüret Çağı

Keşfet'in bu ayki konuğu Şükran Moral.

 

Sizlere keşfetmeniz için Fırat Demir'in Yeni Cüret Çağı isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!

 

Bu kitaptan altını çizdiği bölüm ise şöyle:

 


Durakta

Bütün kurumlar, tanıdığımız herkes, annelerimiz, babalarımız, patronlarımız, iş arkadaşlarımız ve hatta çok samimi arkadaşlarımız da sürekli aynı komutu veriyorlar: İlerle, geç bunları, geride bırak.
Oysa, belki durmak istiyoruz, biraz dinlenmek.
Ertelemek değil durmak: Geriye değil, ileriye değil, sağa değil, sola değil, şimdiki zamana ve buraya bakmak.


Çapulca, Türkçeyi de dönüştürüyor

Devrimler tarihinde devrimcilerin kendilerine yönelik aşağılamaları sahiplenip bu sözlerin anlamlarını değiştirmelerinin çok sayıda örneği vardır. Bir halk, bir hakaret sözcüğüne nasıl el koyar ve kendisinin kılar, nasıl hakaretin içeriğini değiştirip hakaret etmeye kalkışana geri gönderir bunu da ilk kez içeriden, hep birlikte deneyimlemiş olduk.


Unutmama bahçeleri

Bizim kelebek son zamanlarda hiç olmadığı kadar coşkuluydu. Baktım bloguna, “Güzel insanlar benim doğal yaşam alanım olan parka, ağaçlara sahip çıktı. Üstelik orada bir parkta yapılacak en güzel eylemin kitap okumak olduğunu gösterdiler,” diye yazmış.


Kararsız Okur: Savaşla sevişen edebiyat

Aslında konumuz barış. Savaş edebiyatı, her şeyin üzerine büyüteç tutuyor. Kahramanlıklar, fedakarlıklar, kayıplar, acılar, aşklar daha büyük. Bedenler kadar ruhlar da ateş altında. Çocuklar, bu anlamadıkları olaylardan kendilerine tuhaf bir gerçeklik yaratıyorlar. Savaşı birinci elden gözlemlemiş yazarların eserleri, kurmaca, belgesel ve otobiyografinin kusursuz karışımı.


AVM çölünden vaha manzaraları

GİRİŞ


Heykelleri dikilen roman kahramanları

Sokakta yürürken ansızın yan taraftaki duvardan, evet duvarın içinden, birinin geçtiğini görmek sanırız aklın sınırlarını bir hayli zorlar ya da sakin bir parktta dolanırken karşınıza elinde piposuyla bir komiser çıksa sonraki birkaç adımı geri geri atmak düşüncesi daha doğru gelebilir o an.


Edebiyatın gizemleri: Beş mit

Edebiyat denizi öyle büyük ki, içinde itinayla günümüze aktarılan bilgiler kadar, kesinliğinden emin olunmayan, nedeni ve sonucu bilinmeyen çok fazla hadise de var.

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.