Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Editörden: Desenli bir İskandinavya

Sosyal devlet hayalinin yarattığı ulus kimlikleri, son yirmi yıldır gerçekleşen göçmen akımları sonrası yeniden yapılanıyor. Bu dar tanımlı kimliklerin genleşmesi sürecinde ise, toplumsal katmanların tepkimelerle ayrıştığına şahit oluyoruz. Rafine kültürleri, şimdi biraz desenleniyor gibi.


Ey yazar! İlhamını kimden aldın?

Chuck Palahniuk'un söylediği gibi "Gerçek kurmacadan daha tuhaftır," ve bazı insanlar gerçek olamayacak kadar harikadırlar. Çok sevdiğimiz edebi karakterlerin pek çoğunda yazarlarından izler bulmak olasıdır tabi, peki ya başkalarından? Aşağıda, bazı meşhur karakterleri yaratırken yazarlarının ilham aldıkları kişileri bulacaksınız.


Kelebek Etkisi// Çarpışmalardan doğan edebiyat

Bizim kelebek kısa bir bahar tatilinden döndü geçenlerde. Yolculuğunu gözüne kestirdiği araçlara konarak gerçekleştirmiş. Eve pek bir heyecanlı girdi ve “Yolculuk ettiğim son aracın şoförü trafikte öylesine çılgınca gidiyordu ki eve sağ salim varmış olmam bir mucize!” dedi bir solukta.


Okuma Listeniz: Akil akil, gel peşime takıl

Real Madrid-Galatasaray maçının olduğu akşam "akilinsanlar"ın 63 kişi olduğunu öğrendiğime, dokuzuncu dakikada Ronaldo’nun attığı golden daha çok şaşırmıştım. Oysa takip edemediğim çalımlarıyla Ronaldo’nun gollerine de, mecazi anlamda bize atılan gollere de alışıktım.


Klasik romanların el yazmaları

Günümüzde pek çok yazıyı elde yazmak yerine bilgisayarlarımızın başına oturarak yazıyoruz, pek çoğunu oradan okuyoruz. Bununla birlikte, zamanla kağıda, kaleme, el yazılarına düşkünlüğümüz de artıyor. Sevdiğimiz yazarların el yazılarını, kullandıkları kağıdın cinsini, dolmakalemlerini merak ediyoruz.


Heba edilen kitaplar!

İstanbul Film Festivali’nin bu yıl belki de en zayıf kuşağı “Edebiyattan Beyazperdeye” idi. İyi filmler elbette vardı ama genel olarak yaratıcılıktan uzak ve yönetmenlikten nasibini almamış uyarlamalar çoğunluktaydı. Kağıt üstünde Henry James, Victor Hugo, Charles Dickens gibi 'baba' isimlerle karşı karşıya kalsak da sonuç hüsran oldu açıkçası.


Kararsız Okur: Benimle oynar mısın?

 En sevgili romanların filme ya da diziye uyarlanmasından bile tatmin olmayan bir edebiyat okuruna, kitaplardan uyarlama bilgisayar oyunları nasıl sevdirilir? Pek kitap okumayan sıkı bir ‘gamer’, bilgisayar oyunlarına sızmış edebiyat yoluyla çaktırmadan kitaplara yönlendirilebilir mi? Aslında, meseleye bir transmedya hikâye anlatımı olarak bakmak gerek.


Bu kitaplar cep yakar!

İnternet, e-kitaplar, akıllı telefonlar elimizin altında olabilir, ancak kitapların saltanatı kolay kolay sona ermeyecek! Az bulunan, değerli kitapların ise pahada oldukça ağır olduklarını biliyoruz. 1640 yılına ait 400 sayfalık bir kitabın, açık artırmada 30 milyon dolara satılacağının öngörüldüğü bir çağdayız halâ! Bakalım bu çok değerli, az bulunan kitaplar hangileriymiş?

 


Edebiyatın "kötü kız"ları burada

Edebiyatın kötü çocukları deyince aklınıza kimler geliyor? Martin Amis, Salman Rushdie, Jonathan Franzen, Ernest Hemingway... Peki ya kadınlardan? Flavorwire, yaptığı bu listede edebiyatın "kötü kızları"na yer vermiş. Bakalım Anais Nin'den, Colette'e, Dorothy Parker'dan Simone De Beauvoir'a uzanan listede ne gibi yaramazlıklar yer alıyor?


Edebiyatçılar ve garip huyları

Garip huylar, takıntılar, batıl inançlar, hurafeler... Hangimizin yok ki? Edebiyatçıların da var tabi ki, Gogol'un, Kant'ın, Çehov'un, Bentham'ın ve nicesinin. Flavorwire, garip takıntıları olan yazarları araştırmış ve ortaya bu liste çıkmış.

 

 

 

 

 

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.