Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Yerli kitap da yersiz uzun mu?

2010’un son günlerinde Taksim’de, Senaryo Yazarları Derneğinin (SENDER) düzenlediği bir eyleme tanıklık ettik.


Kafelerde yazmak

Şu kafeye oturmuş, olup bitenlere bakıyorsun. Garsonun gelişine dikkat: garçon sözcüğü ‘hizmetçi, uşak, alt tabakadan’ anlamlarında kullanılırken, 1788 yılından itibaren, Devrim’in hemen öncesinde bildiğimiz anlamıyla ‘garson’ olarak kullanılmaya başlamış. Sözcüğün Fransızca kökeni garçun, aslında gayet süssüz biçimde, oğlan demek.


2010'dan geriye kalan

2010 yılı, edebiyat dünyası, daha da genişleterek söylersek kitap dünyası için kuşkusuz Avrupa Kültür Başkenti merakıyla başladı.


Keyifli okumalar, iyi seyirler

Türkiye tiyatro sahneleri de, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi edebiyat uyarlamalarını izleyiciyle buluşturmaya devam ediyor. Bu sezon izleyici karşısına çıkan ve geçtiğimiz yıllardan devam eden edebiyat uyarlamalarının sayısı bir elin parmaklarının geçmese bile yerli, yabancı yazarlardan çağdaş ve klasik metinleri, gerek ödenekli gerekse özel tiyatro sahnelerinde görmek mümkün.


Sonbaharın vazgeçilmezi: İstanbul Kitap Fuarı

İstanbul’da sonbaharın vazgeçilmezleri arasına giren İstanbul Kitap Fuarı, bol konukları, yenilikleri ve yüzlerce etkinliğiyle cumartesi günü başlıyor. Bu yıl 29’uncusu düzenlenen fuar, 7 Kasım’a kadar yerli yabancı birçok yazar, çizer, şair, yayıncı ve kitapseverleri ağırlıyor.


Yayıncılığımızın Görünmeyen, Ötelenen Kahramanları: Çevirmenler

Yabancı bir edebiyat eserini elinize aldığımızda yaptığımız ilk şey, arka kapağındaki yazıyı okumak, belki bir kaç sayfasına göz gezdirmektir. Yazarı da tanıyorsak sorun yoktur; kitabı alırız. O kitap matbaadan çıkıp bizim kütüphanemize gelmeden önce, en az yazarı kadar üzerinde emeği olan biri vardır ki o da çevirmendir.


12 Eylül: Edebiyata Bir Darbe // Yazarlar anlatıyor

Ceren Çıplak

 

Ahmet Cemal, Oya Baydar, İnci Aral ve Nedim Gürsel, 30. yılında 12 Eylül döneminde yazar olmayı anlatıyor.

 

 


12 Eylül: Edebiyata Bir Darbe // 12 Mart'ın ve 12 Eylül'ün edebiyatımızdaki yeri

Erdal Öz

 

12 Mart olayları edebiyatımıza pek çok örnekle yansıdı da, 12 Eylül olayları neden pek az yansıdı?

Soru bu.

Düşünelim:

Türkiyemizin yaşadığı talihsiz, bir o kadar da uğursuz iki tarih: 12 Mart, 12 Eylül.


12 Eylül: Edebiyata Bir Darbe // Edebiyatta 12 Eylül izleri

Bölüm 1: Edebiyatta 12 Eylül izleri


Müge Karahan

 

 

 

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.