Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Albert Camus'den mutluluk ve mutsuzluk üzerine...

"Prensiplerine bağlı kalmayı, mutluluğa yeğleyenler, kendilerini şartladıkları koşullar dışında mutlu olmayı da reddederler."

 



Niçin Okumalıyız? // Oğuz Atay

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik.



10 romanla İstanbul'u okumak

İstanbul sonu yazılmamış, henüz tamamlanmamış bir roman gibidir. Zira her köşesinden, her penceresinden, her tepesinden başka başka görünür. Her romanda farklı bir İstanbul çıkar karşımıza. Her roman ayrı bir sokağa, ayrı bir döneme, ayrı bir İstanbul’a kapı açar.

 



Charles Bukowski: "Eğer içinizden gelmiyorsa, yapmayın!"

Charles Bukowski yazmanın nelere mal olduğuna dair şiirinde, "Eğer bir şeyler içinizden gelmiyor, kafanıza yatmıyor ya da mideniz almıyorsa," der ve ekler: "Yapmayın!" Ancak Bukowski'nin kendisi de uzun süre hayatının amacını arayanlar listesinde kalmış.



Ernest Hemingway hakkında bilmediğiniz 10 şey

Ernest Hemingway dünyamızın gördüğü en büyük yazarlardan biri. Peki, kendisinin gerçekte bir nevi Rambo olduğundan haberiniz var mıydı? Makineli tüfekle köpekbalığı tarayan biri olduğunu, el bombalarıyla denizaltılara kafa tuttuğunu ve koca koca ülkeleri birbirine düşürdüğünü biliyor muydunuz? Ya da şunları:

 

10. James Joyce için insanlarla kavga ettiğini…



Sinema tarihinin en iyi 50 edebiyat uyarlaması

Total Film edebiyattan beyazperdeye uyarlanan en iyi 50 filmi seçti. İşte o 50 film: 

 

 

 

 

1. The Silence Of The Lambs (1991)

 

 

 

 




Bir muhalefet biçimi olarak mizah

Bir toplumda yaşamak, toplumla aynı yöne gitmek hatta toplumun gideceği yönlerin belirlenmesinde rol almak. Bunları “bireyin ve toplumun sağlığı” için yaparken, herşeyin “normal” görünmesini sağlamak, ve –miş gibi davranmak. İşte aslında “günlük hayat” bu.



Hayatımız distopya: Karşı ütopyanın taksisiyim

Yaşadığımız hayat bir distopyaya ne kadar benziyor? Bu soruyu cevaplamak için önce etrafımıza, sonra distopyalara, sonra tekrar etrafımıza bakmamız gerekiyor.

 

Yunanca bir sözcük olan “distopya,” en genel anlamıyla, ütopik toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılan bir sözcük. “Ütopya” ise aslında olmayan, tasarlanmış, ideal toplum şekli anlamı taşıyor.



Pinokyo'yu Gepetto Usta yaratır, peki ya Gepetto Usta'yı?

“Bir zamanlar... ‘Bir kral varmış!’ diyeceklerdir hemen küçük okurlarım. ‘Yo, çocuklar, yanıldınız. Bir zamanlar bir odun parçası varmış.’ Öyle kıymetli bir odun parçası değildi, kışın sobaya, ocağa ateşi alevlendirmek ve odaları ısıtmak için atılan herhangi bir odun parçasıydı.”



Kafelerde Okumak // Karaköy

"Çetin, o gün masamdan kalkıp, kutsal kitabım diyebileceğim, sayfalarını meyve lekeleriyle doldurduğum bir kitap vermiştim Nihal'e. Ama keşke vermeseydim! Beni zayıf düşüren, algılarımı çarpıtan bir ilişki böyle başlamıştı. Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle!" (Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, İletişim Yayınları, s. 31)

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.