Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Kitap okumanın 16 faydası

Kitap okumanın harika bir meşgale olduğuna ne şüphe. Fakat yine de uzun ve yorucu bir günün ardından, televizyon kumandasına uzanmak bazen bir romana uzanmaktan daha kolay gelebiliyor. Sakın vazgeçmeyin! Çünkü kitap sevmenin, birçok avantajı var.

 

İşte, bunlardan sadece 16'sı:

 



30 yazardan mutluluk üzerine

Hepimiz mutluluk ve mutsuzluk üzerine düşünmüşüzdür mutlaka. Bizi nelerin mutlu, nelerin mutsuz ettiğini tespit etmeye çalışmış, bu tespitlerden bazılarının tamamen bize özgü olduğunu, bazı noktalarda ise neredeyse tüm insanlığın uzlaştığını görmüşüzdür. Fakat edebiyatın belli başlı isimleri, bunlarla yetinmeyip, bir kavram olarak mutluluğu ve mutluluğun mümkünlüğünü de ele aldılar.



Dünyanın Yarası: Sâdık Hidayet!

Çağdaş İran Edebiya



Dünyanın en güzel üniversite kütüphaneleri

 

Dünyanın en güzel üniversite kütüphanelerinin fotoğrafları. Flavorwire sitesinin listesinde en çok ABD ve İngiltere'de bulunan okulların kütüphaneleri yer alırken, Oxford gibi bazı üniversiteler de farklı kütüphaneleriyle birden çok kez yer buluyor. Buyrun mimari güzellikleriyle öne çıkan o kütüphanelerde bir gezintiye çıkalım:

 



Uzak Âlemlerin Yerlisi; Yu Hua!

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 



Yavaşlığın Bestekârı; Milan Kundera

1929 yılında Çekoslovakya’nın Bruno şehrinde dünyaya gelmiş Milan Kundera. Burjuva bir ailenin çocuğu olarak erken yaşlarda piyano ve klasik müzikle tanışmış. Babası, dönemin meşhur müzikoloğu ve akademinin rektörü Ludvik Kundera, oğlunun kendisi gibi yetkin bir müzisyen olması için epey çaba sarf etmiş.



Nâzım Hikmet Havana'da: Küba Gezisi ve Bazı Yeni Bilgiler

Türkçe olarak yayımlanan kaynaklarda Nâzım Hikmet'in Küba yolculuğu ile son derece kısıtlı, çoğu zaman birkaç cümleden ibaret bilgi bulunmakla birlikte, bu önemli gezinin tarihi ile ilgili yeterli sayılabilecek



Çavdar Tarlasında Çocuklar hakkında bilmediğiniz 15 şey

1. Gün geçmiyor ki dünyanın bir yerlerinde Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın bir kopyası satılmasın. Evet, doğru duydunuz.



Yayıncılığımızın Görünmeyen, Ötelenen Kahramanları: Çevirmenler

Yabancı bir edebiyat eserini elinize aldığımızda yaptığımız ilk şey, arka kapağındaki yazıyı okumak, belki bir kaç sayfasına göz gezdirmektir. Yazarı da tanıyorsak sorun yoktur; kitabı alırız. O kitap matbaadan çıkıp bizim kütüphanemize gelmeden önce, en az yazarı kadar üzerinde emeği olan biri vardır ki o da çevirmendir.



Yeraltı Edebiyatı

“Yeraltı” deyince tam olarak gün yüzüne çıkmamış olanı vurgulayan bir tanım pek de yanlış olmaz: konuşmadıklarımızdan, düşünmediklerimizden, aykırı gördüklerimizden, standart akımın dışında kalan bir yerlerde içten içe kaynayan bir anlatım hatta yakarış ve ilgi çekme biçimi.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.