Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

// En çok okunanlar



Plajda okumak bir sanattır

Geçen hafta sevgili okurlarımdan bir tepki, bir tepki… Nerede bulacağız da okuyacağız diye bu üzeri tozlanmış sözde yaz kitaplarını diyenler mi dersiniz, beni içi geçmişlikle, zevksizlikle, rüküşlükle suçlayanlar mı dersiniz… Şöyle kolay bulunur, kolay okunur hafiflikte bir şeyler yok muydu önerecek diye arayanlar mı dersiniz… Velhasıl, bazı okurlarımın yüksek edebi kaygılarımı gözeterek önerdi



“Yabancılar, tanrılar ve canavarlar” ya da muhafazakar aşındırma

Türkiye’de her ilde Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonları kurulmuş. Bu cümleyi yazdıktan sonra uzun uzun düşünüyorum. Bu cümleyi yazmış olmanın verdiği sarsıntıyı atlatabilir miyim diye, bekliyorum, bekliyorum. Atlatamıyorum.



Amerika’nın gerçek tarihi: Amerikan yerlilerinin Avrupa’yı keşfi!

Amerika nasıl ele geçirildi? Resmi tarihler, İspanyollar kıtaya ayak basmadan önce burada küçük kabileler halinde yaşayan bir takım ilkel insanların yaşadıklarına dolayısıyla medeniyeti Avrupa’dan buraya taşıyanların kolaylıkla kıtaya girdiklerine hatta “yerliler” tarafından tanrı zannedildiklerine, tapıldıklarına dairdir.



Kimi kaybettik biz!

Dikkat ettiyseniz, gözümüzün bebeği Talât Sait Halman'ın vefat haberleri, eski kültür bakanı, Türkiye'nin ilk kültür bakanı, tamlamasıyla başlıyor çoğunlukla... 12 şiir kitabı olan şair Talât Sait Halman'ı kaybettik biz oysa. Türkçeye Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini, eski Mısır, Ortadoğu ve Eskimo şiirlerini kazandıran Halman'ı...



Skandal, polemik ve reklam… Haftalık edebiyat gündemimiz

Elif Şafak, yeni romanıyla yine karşımızda. Mevsimsel olarak durgun geçmesi beklenilen bugünlerde, edebiyat gündemi bakımından oldukça yoğun bir haftaydı geçirdiğimiz ya, Şafak’ın romanı tabii hepsini bertaraf etti. Edebiyat haberlerinde ilginç bir ters oran var şahsen tespit ettiğim. İçinde edebiyat ne kadar azsa, haber o kadar ses getiriyor sanki. Elif Şafak’ta da hep böyle oluyor.



On Kişot: Yoksa Oğuz Atay postmodern değil miydi?

Hiç unutmam, bundan dört-beş yıl kadar önce bir kitap ekimizin yayın yönetmenine, ellerinde çok iyi genç kalemler olduğunu, bu kalemleri eleştiri konusunda teşvik etmenin başarılı sonuçlar verebileceğini söylemiş, ancak kendisinden Türkiye’de eleştirinin ya akademisyenler ya da kendini kanıtlamış yazarlar tarafından yapılabileceğini, geri kalanın ancak kitap tanıtım yazılarında kalması gerektiğ



Boşuna mı okuduk?!

Artık hepimiz pekala biliyoruz, işsizlik Türkiye’de ve dünyada sadece iktisadi olmayan derin bir kriz kaynağı... Sadece iktisadi değil, çünkü ‘anlam'ın işe göre, iş durumuna göre belirlendiği bir toplumsal sistemde yaşıyoruz.



Popüler tarih bize ne verir?

Popüler tarihin bizi götürdüğü yer neresidir? Daha doğrusu bir takım kalıplaşmış, hatta resmileşmiş tarihi yanılgıları irdelemek, tarih içinde onların izini sürmek bugüne ne verir?



Düşünüyorum öyleyse varım: Büyük olasılıkla felsefi bir yanlış!

Geçen haftanın yoğun ve ne yazık ki Boğaziçi Köprüsü gibi pek de akıcı olmayan edebiyat gündeminden bunalıp kendimi felsefenin derin sularına atmaya karar verdim bugünlerde, ancak endişelenecek bir şey yok, harcım olmayan mevzulara dalıp da ömür boyu çıkamayacak değilim. Sade şu birkaç günlüğüne… Bu arayış içerisinde elime Saffet Murat Tura’nın yeni çalışması “Madde ve Mana” geldi.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Kadın kahramanlar içinde bazıları var ki, yıllar önce okumuş olmama rağmen halen onların hayatlarını merak ederim. Her okuyuşta farklı bir keşif, yeni bir detay, daha önce hiç fark etmediğim bir ayrıntı dikkatimi çeker ve buna şaşırır dururum. Eskiden okuduğum bir romana dönmek, eski bir arkadaşıma merhaba demeye benzer.