Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


Faruk Emre Özünlü ile söyleşi: "Fanzini buruşturup atabilirsiniz ama ruhunu asla"

Özünlü ile söyleşi: "Fanzini buruşturup atabilirsiniz ama ruhunu asla"

 

Barış AKKURT

 


Ersanlı ile söyleşi: "Kendimi seçkin bir insan gibi sakınmadım"

Büşra Ersanlı ile söyleşi: "Kendimi seçkin bir insan gibi sakınmadım"

 

Suzan DEMİR

 


Ertuğrul Günay: "Sanatta muhafazakarlık; taklitçilik, tekrar ve yüzeyselleşme demektir"

Ertuğrul Günay: "Sanatta muhafazakarlık; taklitçilik, tekrar ve yüzeyselleşme demektir"


Elif BEREKETLİ

 


Siyah Bant ile söyleşi: "Her yer sansür, her yer sınır"

Siyah Bant ile söyleşi: "Her yer sansür, her yer sınır"

 

AYŞE ÇAVDAR

 


Zeynep Şarlak ile söyleşi: "Bir hayatta kalma stratejisi olarak yolsuzluk"

Zeynep Şarlak ile söyleşi: "Bir hayatta kalma stratejisi olarak yolsuzluk"

 

AYŞE ÇAVDAR

 


Sevengül Sönmez ile söyleşi: Sabahattin Ali'den mektup var

Sevengül Sönmez ile söyleşi: Sabahattin Ali'den mektup var

 

GÖKÇE GÜNDÜÇ

 


Mirza ve Butler ile söyleşi: "Edebiyat, basılı metinlerden ibaret değil"

Mirza ve Butler ile söyleşi: "Edebiyat, basılı metinlerden ibaret değildir"

 

GÖKÇE GÜNDÜÇ

 


Bülent Somay ile söyleşi: “İyi yoktur, ama kötü vardır”

Bülent Somay ile söyleşi: “İyi yoktur, ama kötü vardır”

 

AYŞE ÇAVDAR

 


Alev Erkilet ile söyleşi: "Erkekler kadınları kurtarmaktan vazgeçmeli"

Alev Erkilet ile söyleşi: "Erkekler kadınları kurtarmaktan vazgeçmeli"

 

AYŞE ÇAVDAR

 


Alberto Manguel: Edebiyat da, hayat da hamallık

Alberto Manguel: Edebiyat da, hayat da hamallık

ELİF BEREKETLİ

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.

Editörden

Roman türü denilince aklıma hemen Lukacs’ın ünlü sözü geliyor: “Roman, tanrının bırakıp gittiği bir dünyanın destanıdır.” İlk büyük roman diyebileceğimiz Don Kişot da aslında Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın romanıydı. Roman 18 ve 19. yüzyıllarda siyasi politik bir etki alanına sahipti. Bana kalsa siyasi politik etki alanından hiç vazgeçmedi roman.