Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

10 Fotoğrafla // 2017 Erdal Öz Edebiyat Ödülü töreni




Toplam oy: 369

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, yeni sahibini buldu. Ödül dün akşam, 18 Eylül pazartesi günü İstanbul'da, Pera Palace Hotel Jumeriah'ta düzenlenen törenle şair, çevirmen, akademisyen Cevat Çapan’a verildi.

 

 

Başkanlığını Kaya Genç’in üstlendiği, Handan İnci, Asuman Kafaoğlu Büke, Oğuz Demiralp, Sibel Irzık, Cemil Kavukçu ve Can Yayınları adına Sırma Köksal’dan oluşan "seçici kurul"un ödül gerekçesinde şu ifadeler yer alıyor: "Cevat Çapan bu ödüle, seçkin şairliği ve çevirileriyle şiirimizin dünyaya açılmasına sağladığı katkıları, edebiyatımızın yeni kuşaklarının yetişmesinde harcadığı uzun yıllara yayılan emekleri ve yayıncılığımızın niteliğinin yükselmesindeki çalışmaları nedeniyle layık görülmüştür."

 

 

Ödülünü Kaya Genç’in elinden alan Cevat Çapan ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Böyle yerlerde konuşurken sesimin titrememesine dikkat ediyorum ama yüreğimin titremesine dikkat edemiyorum. Çünkü bu kadar sevdiğim insanı bir arada görünce yüreğim ister istemez titriyor. Böyle güzel bir sürpriz pek de güzel şeylerin olmadığı bugünlerde gerçekten çok güzel oldu benim için.  İstanbul’a gelmeye pek niyetimiz yoktu bizim. Bir arkadaşım da, ‘Herhalde seni buraya getirmek için bir tuzak bu,’  dedi. Ben de bu güzel tuzağa rahatlıkla ve gönüllü olarak düşmüş bulunuyorum. Sizinle beraber olmaktan da büyük mutluluk duyuyorum. Jüriye de bu şaşkınlıkları yüzünden ayrıca teşekkür ediyorum.”

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Bozkırın, insanı çağıran, hep aşina kaldığımız gizemli bir yanı var. Belki de uçsuz bucaksız bir deniz kıyısında duyduğumuz tekinsizlik de, sık orman yollarında ağaç dalları arasından göğü bulma çabamız da binlerce yıllık genetik bir hafızanın ürünü. Toprağı ayaklarımızın altında hissetmeyi, ufku görmeyi, bozkırın hikâyesini dinlemeyi istiyoruz.

Kurmaca üreten bir yazarın yeni çıkan kitabından ne bekleriz? Birden fazla cevabı var bu sorunun: Yeteneklerini sivriltmesi, bizi yeni buluşlara götürmesi ya da çok sevdiğimiz ve alıştığımız üslubuyla yeni bir hikâyeye sürüklemesi. Her okurun, her yazar için farklı cevapları vardır mutlaka. Gölgesiz Matiz hakkında bir yazıya başlarken ben de kendi yanıtlarımı arıyorum.

 

Şaşırtıcı bir ilk kitap: Alim

 

Söyleşi

100. sayımızla birlikte hazırlamaya başlayacağımız Yayınevi Hikâyeleri’nde sözü alternatif işler üreten, okurları edebiyatın özgün örnekleriyle tanıştıran sevdiğimiz yayınevlerine bırakıyoruz.

ŞahaneBirKitap

Sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu eserinde sanayi devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alıyor.

Editörden

Ütopya fikrinin ortaya çıktığı Ortaçağ Batı’sı, insanlığa karanlık bir gelecek vaat etmesine rağmen, kendi topraklarında doğmuş “rahatsız ruhlar” eliyle her zaman temize çekildi. Birilerinin ütopyası, başka birilerinin distopyası oluyordu çünkü. Batı’nın en parlak ütopyası İngiltere’dir ve ne hikmetse ütopya dediğimiz tür de İngilizler eliyle pazarlanmıştır tüm dünyaya.