Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

10 Fotoğrafla // 2017 Erdal Öz Edebiyat Ödülü töreni




Toplam oy: 458

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, yeni sahibini buldu. Ödül dün akşam, 18 Eylül pazartesi günü İstanbul'da, Pera Palace Hotel Jumeriah'ta düzenlenen törenle şair, çevirmen, akademisyen Cevat Çapan’a verildi.

 

 

Başkanlığını Kaya Genç’in üstlendiği, Handan İnci, Asuman Kafaoğlu Büke, Oğuz Demiralp, Sibel Irzık, Cemil Kavukçu ve Can Yayınları adına Sırma Köksal’dan oluşan "seçici kurul"un ödül gerekçesinde şu ifadeler yer alıyor: "Cevat Çapan bu ödüle, seçkin şairliği ve çevirileriyle şiirimizin dünyaya açılmasına sağladığı katkıları, edebiyatımızın yeni kuşaklarının yetişmesinde harcadığı uzun yıllara yayılan emekleri ve yayıncılığımızın niteliğinin yükselmesindeki çalışmaları nedeniyle layık görülmüştür."

 

 

Ödülünü Kaya Genç’in elinden alan Cevat Çapan ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Böyle yerlerde konuşurken sesimin titrememesine dikkat ediyorum ama yüreğimin titremesine dikkat edemiyorum. Çünkü bu kadar sevdiğim insanı bir arada görünce yüreğim ister istemez titriyor. Böyle güzel bir sürpriz pek de güzel şeylerin olmadığı bugünlerde gerçekten çok güzel oldu benim için.  İstanbul’a gelmeye pek niyetimiz yoktu bizim. Bir arkadaşım da, ‘Herhalde seni buraya getirmek için bir tuzak bu,’  dedi. Ben de bu güzel tuzağa rahatlıkla ve gönüllü olarak düşmüş bulunuyorum. Sizinle beraber olmaktan da büyük mutluluk duyuyorum. Jüriye de bu şaşkınlıkları yüzünden ayrıca teşekkür ediyorum.”

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Nekro Porta/Ölüler Kapısı bir ilk roman olmasına rağmen sağlam kurgusu ve bütünlüğüyle dikkat çekmektedir. Bütün karakter ve olaylar, tek bir olayın çevresine toplanmakta, birbirinin neden veya sonucu olmaktadır. Bu yönüyle Nekro Porta bir ilk roman için ilk ve en zor sınavdan başarıyla geçmektedir. İlk romanlar için diğer bir handikap, romanda kullanılan dil ve üsluptur.

Çocuklar muzip ama bir o kadar da kalplerine dokunan metinlere bayılırlar. Bir çocuğun edebiyattan ve kitaptan beklediği şey de budur aslında. Gökhan Özcan ismini bilenler bilir. Ve kalemindeki sadeliğin yanında derinliği de fark edenler onun metinlerinin müptelâsı olurlar.

Necati Mert’in ustalığı

 

Şehir yazılarının tarihi çok eskilere dayanır. Gezmek, görmek ve seyahatten geriye kalan izlenimlerini paylaşmak insanın doğasında olan bir özelliği gibi aslında. Gezmek, ruha şifa olduğu kadar kelimelere de bir canlılık katıyor.

Hayatımı değiştiren kitapları listeleyebilmem çok zor. Benim bugüne gelebilmemin arkasında çok çeşitli etkenler, unsurlar var çünkü. Bu sebeple “bu kitabı okudum, şöyle değiştim” demek diğerlerine haksızlık olur. Faulkner “bu kitapta ne anlatmak istedin?” diye soranlara çok kızarmış.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.