Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Çavdar Tarlasında Çocuklar hakkında bilmediğiniz 15 şey




Toplam oy: 680

1. Gün geçmiyor ki dünyanın bir yerlerinde Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın bir kopyası satılmasın. Evet, doğru duydunuz.  Çavdar Tarlasında Çocuklar her gün dünya çapında ortalama 685 kopya satılıyor.

 

2. Takvimler 1946’yı gösterdiğinde  J. D. Salinger The New Yorker dergisine Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı tefrika etmeyi önermişti. Fakat bu önerisi derginin editörleri tarafından kabul görmedi. Çünkü editörler romanın baş kişisi Holden Caulfield’ı inandırıcı bulmamışlardı!

 

3. Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın ahlaki sebeplerle birçok kez sansüre takıldığı bilinen bir konu. Ancak 1978 yılında kitabın Washington, Issaquah’taki liselerde okutulması “komünizm hakkında” olduğu gerekçesiyle yasaklandı.

 

4. Takvimler 1981’i gösterdiğinde ise Çavdar Tarlasında Çocuklar aynı anda Amerika Birleşik Devletleri’nin en çok sansürlenen kitabı ve okullarda en çok okutulan ikinci kitabıydı.

 

5. Çavdar Tarlasında Çocuklar bugün de Amerika Birleşik Devletleri’nin en çok tartışılan kitaplarından biri olmayı sürdürüyor. 

 

6. John Lennon’u vurarak ölümüne sebep olan Mark David Chapman tutuklandığı sırada Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuyordu. Chapman Lennon’u öldürürse Holden’ın ruhuna sahip olacağına inanıyordu. Hatta bir keresinde Lennon’u öldürme sebebinin insanları Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okumaya teşvik etmek olduğunu bile söyledi! Sonrasında da ismini resmi olarak Holden Caulfield olarak değiştirmeye çalıştı.

 

7. Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın bir diğer “ölümcül” hayranı da 1981 yılında Ronald Reagan’a suikast düzenlemeyi deneyen John Hinckley Jr.’dı. Polisler evinin oturma odasında Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın bir kopyasını bulduğunda Hinckley takip etmekte olduğu oyuncu Jodie Foster’dan ilham alarak suikaste kalkıştığını söyledi.

 

8. Kitapta “kofti” sözcüğü 35 kez, “çılgın” sözcüğü 77 kez ve “ Allah’ın cezası” deyimi 245 kez kullanılırken “mutlu” sözcüğü sadece ve sadece iki kez kullanılmıştır.

 

9. J.D Salinger İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan Ordusu’nda hizmet vermiş ve Normandiya Çıkarması’na katılmıştır. Çıkarma başladığı sırada Salinger kitabın altı bölümünü eşyaları arasında taşımaktadır.

 

10. Salinger Normandiya’dan Almanya’ya giderken yolda Ernest Hemingway ile tanışır. Hemingway Salinger ile ilişkisini mektuplaşarak sürdürmek istemektedir. Holden Caulfield’ın dediklerinin aksine, Hemingway’ın Silahlara Veda’sında yazarlar arasında bir dargınlık bulunduğunu düşündüren hiçbir ifade yoktur.

 

11. Salinger 2009 yılında, İsveçli bir yazarın 60 yaşındaki Holden Caulfield’ın bir bakımevinden kaçışını konu alan romanını bastırmasına mani oldu. Avukatları Salinger’ın telif hakları serbest kalmadıkça bu kitabın Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanmasının mümkün olmayacağını söyledi. Kitap yine de İngiltere’de yayınlandı. Kitabın yazarı John David California mahlasını kullanıyordu.

 

12. Çavdar Tarlasında Çocuklar hiçbir zaman başarıyla sinemaya uyarlanamadı. Aralarında Marlon Brando, Jack Nicholson ve Leonardo Di Caprio’nun da bulunduğu birçok aktör kitabı filme uyarlamayı denedilerse de başarılı olamadılar. 

 

13. Fakat eğer böylesi bir film başarılı olsaydı Holden Caulfield’ın 30’ların çocuk oyuncusu Freddie Bartholomew gibi görünmesi gerekirdi şüphesiz.

 

14. Salinger’ın babası onu ticaret konusunda kendisini geliştirmesi için İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Avusturya’ya gönderen başarılı bir et ve peynir tüccarıydı. Fakat henüz bir ay geçmeden Salinger hem et ticaretinden hem de Nazilerden kaçtı. Böylelikle bizler de çağımızın en iyi yazarlardan birini henüz tanımadan kaybetmekten kurtulduk.

 

15. Çavdar Tarlasında Çocuklar “berbat etmek (screw up)” ifadesinin günlük konuşma dilinde popülerleşmesini sağlamıştı.

 

 

 


 

 

* Kaynak: ShortList

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Mark Twain, hiç şüphesiz Amerikan edebiyatının en önemli ve değerini hiç kaybetmeyen yazarlarından birisi. Babasının bir çiftlik sahibi olması ona doğayı ve canlıları yakından gözlemleme fırsatı sunmuş ve kalemini bu hayal gücü ile besleyerek pek çok ölümsüz eser vermesini sağlamıştır.

SEVİYORUM AMA AÇILAMIYORUM YA DA OKUMUYORUM AMA OKUMADIĞIMI DA SÖYLEYEMİYORUM!

 

Bir haber bombardımanı altındayız. Görüntüler, infografikler, yıkılan şehirler, mülteciler, cinayetler ekranlardan zihnimize bir tsunami dalgası olarak geliyor. İdrakimiz doğal olarak aciz kalıyor zamanla ve kalplerimiz olan biten karşısında taş kesiliyor. Mustafa Kutlu’nun denemelerini bir araya getirdiği Fırtınayı Kucaklamak, tam olarak bu derdimizin şifasını gösteriyor bize.

“İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.”


Bazı sanatçılar var ki isimleri sıkça anılmaktan kendileri ve eserleri hakkında tabiri caizse bir körlük oluşuyor. Bir klişeymiş gibi görünse de aslında sanatları ve söylemek istedikleri yüz yıl geçse dahi öneminden hiçbir şey kaybetmiyor. Nesiller büyütüyorlar, nesiller yetiştiriyorlar. İşte Ömer Seyfettin de bu sanatçılardan biri.

Söyleşi

Melike Yıldırım: Bazı kitaplar isimleriyle öylesine bütünleşirler ki sanki o kitabı başka hiçbir isim öylesine doğru bir şekilde anlatamaz gibi gelir.

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Her ne kadar kitabın 5000 yıllık serüveni desek de, birçok iyi okur için kitabın tarihi, kendi serüveniyle birlikte ilerlemiştir aslında. Bizi kitaplara çeken şey, biraz da kendimizden dışarı çıkmak isteğidir. Okuduğumuz her macera, her tez ya da antitez, kitapla bizim aramızdaki gizemli bir sözleşme gibidir. Bu anlamda okumak soylu bir eylemdir de.