Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Edebi hastalıklar ve tedavi yöntemleri




Toplam oy: 46

Henüz bu konuya kendini adamış tıp insanları ve klinikler yok, ancak onların varlığından hepimiz haberdarız. Eşimiz dostumuz, komşumuz, iş arkadaşımız ya da daha kötüsü, bizzat kendimiz!


Eğer aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçını gösteren tanıdıklarınız varsa, onları vakit geçirmeden bir “bibliofizik” uzmanına yönlendiriniz! Hayattan aldığınız zevki baltalama potansiyeli taşırlar.

 

AntiPoemia


Tanımı: Şiir görünce dehşete düşme hastalığı

Belirtileri: Sarsılmaz bir rasyonalizm, dilin sabit ve değiştirilemez olduğuna dair yıkılması zor bir inanç. Hedefe odaklanmış, kariyerist bir hayat tarzı. Eklem itihabı,boyun ağrısı, kas gerginliği gibi başka hastalıklarla komplikasyon yaratabilir.

Tedavisi: Turgut Uyar, Gülten Akın, Edip Cansever, Lale Müldür… Bu liste uzar gider!


ImaginatioAbsentis


Tanımı: Bilimkurgu, fantazya gibi türlere, ütopik romanlara burun kıvırma hastalığı

Belirtileri: Hayal gücü yoksunluğu, pratik işlerle gereksiz yere zaman geçirme alışkanlığı. Dünyanın değişebileceği fikri karşısında kronik bir karamsarlık. İnsanlığın geleceğine dair umursamaz tavırlar.

Tedavisi: Üç ay boyunca yalnızca Ursula K. Le Guin, Philip K. Dick ve J.K. Rowling kitapları okumak.

 

 

MultitidoPhobia


Tanımı: Toplu taşımada ve kalabalık içinde kitap okurken başkalarının bakışlarından rahatsız olmak; bazen kitabın kapağını örtmeye çalışmak, bazen de okumadan sayfaları çevirmek zorunda hissetmek.

Belirtileri: Başkalarının ne düşündüğüne fazlasıyla önem veren bir mizaç, ilerleyen safhalarda sosyalfobi ve yalnızca tek başınayken hayal dünyasına dalabilme bozukluğu.

Tedavisi: Otobüsle Trerry Pratchett okurken yüksek sesle kahkaha atmak. İş çıkışı saatlerinde metrobüste, metroda ve vapur iskelelerinde, kapağında okuyanı zor durumda bırakacak illüstrasyonlara sahip yeraltı edebiyatı kitapları okumak.

XenobibliEgra


Tanımı: Yalnızca kendi anadilinde yazılmış romanları okuma hastalığı.

Belirtileri:
Hamasi söylemler, böbürlenmeler… Yalnızca kendisi gibi konuşan, davranan, kendi yediği yemeklerden hoşlanan insanlarla özdeşleşebilmek. Kendi yaşadığı ülkenin her konuda en iyi olduğuna dair safça bir inanç. Bazen açıkça yabancı düşmanlığı... Uzun süre bu hastalıktan mustarip olanların görüş alanlarında daralma gözlenebilir.

Tedavisi: Başka kültürlerden insanlarla daha fazla haşır neşir olmak, bol bol seyahat, gidilen ülkelerin kitapçı dükkanlarında hiç bilmediği dillerin kitaplarını alıp karıştırmak ve bir yıl boyunca yalnızca çeviri edebiyat okumak.


Amisobiblimia


Tanımı: Kadın edebiyatçılardan uzak durma hastalığı

Belirtileri: Şoven hareketler, kadınlarla olan ilişkilerde bariz bir biçimde kontrolcü ve benmerkezci tavırlar, özgüven eksikliği. Kadınların dış görünüşüne dair bitmek bilmeyen yorumlar… Patriyarkanın kolluk gücü gibi davranma ihtiyacı. Bu hastalıktan mustarip olanlarda ego şişmesi, saçların seyrelmesi ve genel bir mızmızlık hali sıklıkla görülür.

Tedavisi: Hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterebilir. İleri aşamalarda hastadan ümidi kesmek gerekse de, başlangıç aşamasında, farklı bir çevre, düzenli ve şefkatli bir ilişki ve sağlam bir okuma listesiyle hayati tehlike atlatılabilir.

 

Derleyen: Abbas Bozkurt

 


 

 

Kaynak: Book Riot

 

Görsel: Mete Kaplan Eker

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kurt Vonnegut’tan söz etmeden 20. yüzyıl Amerikan edebiyatından söz edemezsiniz. 21. yüzyıl yazarlarına gelince, onlar arasında Vonnegut’tan etkilenen öylesine çok yazar var ki, 21. Yüzyıl edebiyatında da onu es geçemezsiniz!

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki.

Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.  1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz.

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.