Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Edebi hastalıklar ve tedavi yöntemleri




Toplam oy: 57

Henüz bu konuya kendini adamış tıp insanları ve klinikler yok, ancak onların varlığından hepimiz haberdarız. Eşimiz dostumuz, komşumuz, iş arkadaşımız ya da daha kötüsü, bizzat kendimiz!


Eğer aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçını gösteren tanıdıklarınız varsa, onları vakit geçirmeden bir “bibliofizik” uzmanına yönlendiriniz! Hayattan aldığınız zevki baltalama potansiyeli taşırlar.

 

AntiPoemia


Tanımı: Şiir görünce dehşete düşme hastalığı

Belirtileri: Sarsılmaz bir rasyonalizm, dilin sabit ve değiştirilemez olduğuna dair yıkılması zor bir inanç. Hedefe odaklanmış, kariyerist bir hayat tarzı. Eklem itihabı,boyun ağrısı, kas gerginliği gibi başka hastalıklarla komplikasyon yaratabilir.

Tedavisi: Turgut Uyar, Gülten Akın, Edip Cansever, Lale Müldür… Bu liste uzar gider!


ImaginatioAbsentis


Tanımı: Bilimkurgu, fantazya gibi türlere, ütopik romanlara burun kıvırma hastalığı

Belirtileri: Hayal gücü yoksunluğu, pratik işlerle gereksiz yere zaman geçirme alışkanlığı. Dünyanın değişebileceği fikri karşısında kronik bir karamsarlık. İnsanlığın geleceğine dair umursamaz tavırlar.

Tedavisi: Üç ay boyunca yalnızca Ursula K. Le Guin, Philip K. Dick ve J.K. Rowling kitapları okumak.

 

 

MultitidoPhobia


Tanımı: Toplu taşımada ve kalabalık içinde kitap okurken başkalarının bakışlarından rahatsız olmak; bazen kitabın kapağını örtmeye çalışmak, bazen de okumadan sayfaları çevirmek zorunda hissetmek.

Belirtileri: Başkalarının ne düşündüğüne fazlasıyla önem veren bir mizaç, ilerleyen safhalarda sosyalfobi ve yalnızca tek başınayken hayal dünyasına dalabilme bozukluğu.

Tedavisi: Otobüsle Trerry Pratchett okurken yüksek sesle kahkaha atmak. İş çıkışı saatlerinde metrobüste, metroda ve vapur iskelelerinde, kapağında okuyanı zor durumda bırakacak illüstrasyonlara sahip yeraltı edebiyatı kitapları okumak.

XenobibliEgra


Tanımı: Yalnızca kendi anadilinde yazılmış romanları okuma hastalığı.

Belirtileri:
Hamasi söylemler, böbürlenmeler… Yalnızca kendisi gibi konuşan, davranan, kendi yediği yemeklerden hoşlanan insanlarla özdeşleşebilmek. Kendi yaşadığı ülkenin her konuda en iyi olduğuna dair safça bir inanç. Bazen açıkça yabancı düşmanlığı... Uzun süre bu hastalıktan mustarip olanların görüş alanlarında daralma gözlenebilir.

Tedavisi: Başka kültürlerden insanlarla daha fazla haşır neşir olmak, bol bol seyahat, gidilen ülkelerin kitapçı dükkanlarında hiç bilmediği dillerin kitaplarını alıp karıştırmak ve bir yıl boyunca yalnızca çeviri edebiyat okumak.


Amisobiblimia


Tanımı: Kadın edebiyatçılardan uzak durma hastalığı

Belirtileri: Şoven hareketler, kadınlarla olan ilişkilerde bariz bir biçimde kontrolcü ve benmerkezci tavırlar, özgüven eksikliği. Kadınların dış görünüşüne dair bitmek bilmeyen yorumlar… Patriyarkanın kolluk gücü gibi davranma ihtiyacı. Bu hastalıktan mustarip olanlarda ego şişmesi, saçların seyrelmesi ve genel bir mızmızlık hali sıklıkla görülür.

Tedavisi: Hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterebilir. İleri aşamalarda hastadan ümidi kesmek gerekse de, başlangıç aşamasında, farklı bir çevre, düzenli ve şefkatli bir ilişki ve sağlam bir okuma listesiyle hayati tehlike atlatılabilir.

 

Derleyen: Abbas Bozkurt

 


 

 

Kaynak: Book Riot

 

Görsel: Mete Kaplan Eker

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Bir yazarın bilinmezlikle örtülü olması, geriye tek bir eser bırakması onu anmak için herhangi bir sebebimiz olmadığı anlamına geliyor mu?

 

J.D. Salinger’ın 100. Doğum Günü

 

İsveç Akademisi tarafından 1901 yılından başlayarak verilen Nobel Edebiyat Ödülü’nün, bu yıl akademinin içerisinde ortaya çıkan taciz, görevi kötüye kullanma iddiaları ve son yıllarda sürekli hale gelen sızıntılar sebep gösterilerek verilmeyeceği açıklandı.

Sonbahar her nedense pek çok açıdan yeni başlangıçların mevsimi oluyor. Belki de okul çağından kalan bir alışkanlıkla, eylül ayı, hayatımızdaki çarkların yeniden dönmeye başlaması anlamına geliyor. Uzun ya da kısa bir yaz tatilin sonunda, belki yeni kurumlarda belki eski kurumlarda eğitim, iş yeniden yoğunlaşıyor.

Sevim Burak, kendi tabiriyle, “cambaz” bir yazar; hakikate ulaşmak için bir adımı boşlukta, bir adımı ipin üzerinde dengeyi bulmaya çalışan… Yazdıkları aracılığıyla başkasının benliğine girmeyi, görünümleri tersyüz etmeyi, gerçekleri değiştirmeyi, gerçekleri değiştirmekle yetinmeyip gerçeğin yerine geçmeyi isteyen bir cambaz… Bunu da yaşamını ve düşünce dünyasını üzerine inşa ettiği sezgileriyl

Düşünüyorum, ama var olmak yetmiyor. Bakıyorum, görüp görmediğimi bilmiyorum. Sanıyorum, anlayıp anlamadığımdan emin değilim. Derin bir şüphe, her türlü görsel deneyimle birleşip yeni bir insan olma yolunda rotamızı belirliyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.