Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Evde Kaldık, Ne Okuyalım?




Toplam oy: 2
Korona virüs salgını kısa bir süre içerisinde tüm hayat rutinimizi değiştirdi; hepimiz zorunlu bir karantina sürecinde, evlerimizdeyiz. Kendimizle daha çok vakit geçirmek durumunda kaldığımız şu günler biraz kasvetli olsa da şimdi edebiyatla iyileşme zamanı. Sevdiğimiz yazarlara ev karantinası günlerinde hangi romanları, yazarları tercih ettiklerini sorduk.

EDA İŞLER Yazar

“İŞİN ASLI, JUDIT VE SONRASI…”

 

Bu süreçte okuyup da en çok etkilendiğim kitap, İşin Aslı, Judit ve Sonrası oldu. YKY’den geçen yıl çıkan kitabın çevirmeni Esen Tezel, eser sahibi ise Macar yazar Sandor Marai. Kitabın derinliği, dili, kurgusu beni öyle etkiledi ki bir süredir herkese öneriyorum. Tuhaf bir aşk hikayesi, savaş, buhran, Orta Avrupa burjuvası… Okuyun, okutun. Bundan hemen sonra okuduğum, Timaş’tan bu yıl çıkan Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde oldu. Biliyorsunuz eser Nobel ödüllü Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’a ait ve çevirmeni de Neşe Taluy Yüce. Kitap, kurgu itibariyle son zamanlarda kesinlikle okunması gereken bir eser bana kalırsa. İnsanoğlunun hataları, vahşilikleri yüzünden ondan intikam alan doğanın, hayvanların hikâyesini işliyor. Konuyu gökbilim üzerinden ele alması da ayrı bir hoşluk katmış kurguya. Okuyalım. Son olarak Sema Kaygusuz’dan Barbarın Kahkahası’nı önereyim. Tek mekanda birçok insanın hikayesini işleyen yazar, bir çocuğun öğrenilmiş vahşiliği üzerinden dünya tarihini, insanoğlunun maruz kaldığı ve bıraktığı zulümleri sorguluyor. Okuyalım.

 

 

HAŞMET BABAOĞLU Gazeteci-yazar

“BİRÇOK SAYFASINI ATLAYARAK BİTİRDİĞİMİZ KİTABA…”

 

Bu günlerde kitaplara değil, ilk önce “birçok sayfasını atlayarak bitirdiğimiz kitaba” başından başlamaya yönelmeli.. O büyük kitap bizi bekliyor. Merak ettiğimiz ya da mesele ettiğimiz konularda kitaplardan yine kaçınacağız diye korkuyorum doğrusu... Oysa tam zamanı. Ben edebiyatta “yeni”yi denemektense eskilere tekrar dönmeyi sevenlerdenim... Tanpınar ve Refik Halit Karay okuyacağım. Eve kapanmışken içine kapanmak da iyidir; yani Thomas Bernhard, Tim Parks, Julian Barnes o yüzden sehpanın üzerinde okunmayı bekliyorlar… İyi gelecek. Şiir de iyi geliyor... Cevdet Karal okuyorum.

 

 

İBRAHİM TENEKECİ Şair-yazar

“ALTI KİTAP AYIRDIM KARANTİNA GÜNLERİ İÇİN”

 

İlk fırsatta yeniden okumayı düşündüğüm bu altı kitabı meraklısına tavsiye edebilirim… Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir. Cahit Koytak'ın İlk Atlas. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Çocuk ve Allah. Kemal Sayar'ın Kayıp Arkadaş. Orhan Okay'ın Silik Fotoğraflar ve Yahya Kemal'in Eğil Dağlar.

 

 

AHMET KEKEÇ Gazeteci-Yazar


“ESKİ KİTAPLARA GERİ DÖNDÜM”

 

Alışkanlıklarıma bağlı olduğum ve bildiğim alanlarda dolaşmayı sevdiğim için, bu karantina günlerinde eski kitaplara geri döndüm. Bu zor zamanlar yeni keşiflerden ziyade eski değerlerin yeniden hatırlanması için daha uygun. Dostoyevski'den Ecinniler. Faulkner'den Ses ve Öfke. Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Kemal Tahir'den Kurt Kanunu ve Trevanian'dan Şibumi.

NAİME ERKOVAN Yazar


“HASAR ALMIŞ RUHUMUZU ONARMAK İÇİN AY TİRADI”
Kendi adıma diyebilirim ki ne distopik eserler ne de bilim kurgu şu günlerde dikkatimi çekiyor. Aradığım, merhamet ve insaniyet. Bunu sağlayacak olan kitaplarımı şöyle sıralayabilirim: Absürt de olsa inanacak ve uğrunda yaşayacak bir idealin kıymeti bakımından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü; kalbi yumuşatması ve ruhumuzda şu aralar canlanan gurbet duygusunu teskin etmesi açısından Refik Halit Karay’ın Gurbet Hikâyeleri; geçmişimizi, bugünümüzü ve inancımızı tekrar gözden geçirebilmemiz için Rilke’nin Malte Laurids Brigge’nin Notları ve hikâyeleri; ölümün kaçınılmaz gerçek olduğunu sanatkârane ve merhametli bir dille anlatan Tolstoy’un İvan İlyiç’in Ölümü; insanın iflah olmaz zaaflarını gün ışığına çıkaran Dino Buzzati’nin Tanrı’yı Gören Köpek; dünyanın sonunu ve kıyameti görmüş de bugüne dönüp bizimle o belirli saati sessizce bekleyen bilge Sezai Karakoç’un Gün Doğmadan; hepsini tek solukta okumak için yekpare bir zamanı hiçbir zaman bulamadığımız Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde ve hasar almış ruhumuzu bu geniş vakitlerde onarabilmek için A. Ali Ural’ın Ay Tiradı.

Mustafa Akar Şair-yazar

“SALGINLARLA ALAKALI KİTAPLAR OKUYORUM”
Evde kaldığımız bugünlerde yeniden salgınlarla alakalı iki kitabı okudum: Albert Camus’nün Veba’sı ile G. G. Marquez’in Kolera Günlerinde Aşk’ı. Akşamları çocuklara Hz. Ali Cenkleri’ni açıklayarak okuyorum ki, bu da bana müthiş bir tazelenme yaşatıyor. Atwood’un Antilop ve Flurya’sını da okumak için bir kenara ayırdım, ki Atwood tam da bugünleri yazmış. Bir de tekrar okumalarım var tabii, T. Bernhard’ın Eski Ustalar’ı ile John Berger’in Manzaralar’ını yeniden okuyacağım. Ayrıca Develioğlu’nun lügatiyle, Muhammed Esed’in Kur’an meal-tefsirine her gün biraz biraz vakit ayırmaya gayret ediyorum.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

On dokuzuncu yüzyıl, Avrupa karşısında gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu bir tür uygarlık kaybı olarak gördüğü ve buna karşı düşünülen çarelerle toplumsal ve siyasal düzeyde modernleşmenin getirdiği değişimle yüzleşmek durumunda kaldığı bir dönemi kapsar.

Evdeyiz. Bildiğimiz tüm alışkanlıklarımız salgın nedeniyle değişiyor. Tarih yeniden yazılıyor. MÖ ve MS, tarih olacak gibi gözüküyor. KÖ ve KS yani koronadan önce ve koronadan sonra… Evet, böyle bahsedeceğiz belki de… Eskiden bir başka ülkenin vatandaşıyla karşılaşınca en dikkat ettiğim şeylerden biri sosyal mesafeydi.

Geçtiğimiz yıl Toronto Film Festivali İzleyici Ödülü’nü alan The Platform, kısa sürede Netflix’in en çok izlenenler listesinde kendisine yer edinmeyi başardı. Senaristliğini David Desola, yönetmenliğini ise Galder Gaztelu-Urrutia’nın üstlendiği film, uzun süre zihinlerdeki tazeliğini koruyacak gibi.

 

Uzun yıllar kitap tanıtım yazıları kaleme aldım. Kaleme aldığım metnin okuduğum kitabı henüz okumayanları gözeten bir tanıtım yazısı olduğunun da her daim farkındaydım. Ancak kitabını tanıttığım yazarlardan “eleştiri yazısı” için teşekkür mesajları almaya başlayınca bir şeylerin yanlış gittiğini düşünmeye başladım. Çünkü kaleme aldığım metinler birer eleştiri değildi.

 

Kulis

Postmodern Öykü Denince: Jorge Luis Borges

ŞahaneBirKitap

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Editörden

Dünyanın çehresini değiştiren en büyük seyahat, bir odada, bir kitabın yoldaşlığında yapılan seyahattir. Kitaplardan en çok yola çıkmasını öğrenebiliriz. Ola ki hoyrat bir karakterle birlikte seksen günde dünyanın çevresinde devri daim eder, aklımızın eremeyeceği sırlara vakıf oluruz. Her yolculuk, insanın kendi içine attığı adımı biraz daha kuvvetlendirir.