Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Hemingway'in Küba'da çekilen ve bilinmeyen fotoğrafları




Toplam oy: 847

Ernest Hemingway'in yıllarca Amerika'nın en ünlü yazarı olarak kalması tam bir sürprizdi. Güneş de Doğar ve kısa öykülerini topladığı Zamanımızda'nın amirane öyküsü 'Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Hayatı'nı yazmasaydı da Amerika'nın vazgeçilmez yazarı olurdu. Hemingway'in kendi yarattığı ve aynı zamanda beslendiği absürd ve romantik edebiyat efsanesine, -naralar atan, sıkı içici, heyecan arayan, centilmen ve ayrıca anlaşılması güç, duygusal sanatçı- olarak diğer jenerasyonlardaki yazarların onu safi kutsamayıp, onunla rekabet edebilmek için kalıcı hasarlar da verdiği olmuştur.

Bu fotoğraflar, Hemingway'in hem başarılarının hem de gerçek avcılığının göstergesidir.


 

 

 

Ernest Hemingway

 

Ernest Hemingway Küba'da, Ağustos 1952.

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 


 

 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

Ernest Hemingway müdavimleriyle sohbet ediyor, Küba, 1952.

 

 

 


 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

Ernest Hemingway Küba'daki evinde, Ağustos 1952.

 

 

 


 

 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 


 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 


 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

 

Hemingway'in Yaşlı Adam ve Deniz romanını yazarken esinlendği, Küba'daki balıkçı kasabası, Cojimar, Ağustos 1952.

 

 

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Alfred Eisenstaedt'ın kişi sayfasından Ernest Hemingway fotoğrafları, Küba, Ağustos 1952.

 

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Ernest Hemingway Küba'da, Ağustos 1952.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Emily Dickinson’a geçmeden önce kendi çocukluğumu ve bahçe hikâyemi anlatacağım size... Macera olsun diye evden kaçıp gün batarken kimsenin ruhu duymadan döndüğüm çocukluk yıllarımda, bütün evlerin bahçeli olduğunu sanırdım. Neden, çünkü şanslıydım; oturduğumuz sakin mahallede bütün evler bahçeliydi, bizimki de.

 

Hepimiz etrafında toplanacağımız hikâyeler arıyoruz. Çünkü bir bakıma hikâye, hayatın zihinlerimizdeki anlamlandırılmış yansımasıdır. Dünyadaki varlığımızı konumlandırabilmek ve bir anlama ulaşabilmek için şeylerin mekân ve zamanda nelere bağlı, nelerle birlikte olduğunu bilmeye muhtacız.

Eğer hidâyet yazılmışsa bir kişinin alınyazısına, kişi ne denli farklı mecralarda dolaşırsa dolaşsın dönüp gelmesi muhakkaktır takdir olunana. Gai Eaton da Lozan’dan İngiltere’ye, Jamaika’dan Mısır’a hakikat arayışıyla gezinirken, bu yazgının izini süren son devir Müslüman entelektüellerinden birisidir.

 

A-

 

Mecnun one night

 

B-

 

Ben bu tarzı benimsedim. Elim belimde vakaların önünde bekler, sakallarımı sıvazlar, sosyolojik birtakım çıkarımlarımı dile getiririm. ‘Ne güzel bir toplum simit yiyor.’ ‘Toplum koşma oğlum beş dakika sonra tekrar gelecek tren.’ ‘Toplum şuradan geçerken az sessiz ol uykuya uzağım zaten.’

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.