Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Kafelerde Okumak // Karaköy




Toplam oy: 1516

"Çetin, o gün masamdan kalkıp, kutsal kitabım diyebileceğim, sayfalarını meyve lekeleriyle doldurduğum bir kitap vermiştim Nihal'e. Ama keşke vermeseydim! Beni zayıf düşüren, algılarımı çarpıtan bir ilişki böyle başlamıştı. Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle!" (Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, İletişim Yayınları, s. 31)

 

Bol grafitili ara sokakları, meşhur tatlıcıları, balık ekmekçileri, özellikle de sabah ve akşam saatlerinde vapura koşturan kalabalığıyla İstanbul'da birçoğumuzun uğrak yeri Karaköy. Son yıllarda birbiri ardına açılan kafeler sayesinde sadece sokaklarından geçip gidilen bir yer değil, çayınızı kahvenizi söyleyip biraz duraklayıp soluklanacağınız bir semt oldu. Hal böyle olunca, gitgide kalabalıklaştı. Biz de bu kalabalıklar arasında, kitabınızı derginizi kapıp rahatça okuyabileceğiniz kafelerin peşine düştük.

 

 


 

 

Pim Karaköy Kitchen & Patisserie

 

Kılıç Ali Paşa Mescidi Sk. No: 18-22 Karaköy, İstanbul

 

 

Pim'i yağmurlu bir cumartesi günü Karaköy'de aylak aylak dolaşırken keşfettik ve çok sevdik. Dikkatimizi çeken ilk şey, havanın kapalı olmasına rağmen içerinin aydınlık oluşu ve duvardaki rengarenk grafitilerdi. Eh, biz de üstü asma yapraklarıyla kaplı bu küçük sokağa bakan turkuvaz renkli koltuklara yerleştik ve içeceklerimizi söyledik.

 

 

Pim'i rahat kılan şeylerin başında, bulunduğu sokağın trafiğe kapalı oluşu geliyor; ayrıca hem duvarlara hem de masalara serpiştirilmiş çeşitli bitkiler ve açılabilir tavanıyla mekan, ferah bir bahçeye dönüşebiliyor.

 

Pim'in bizim oturduğumuz rahat koltukları dışında, kalabalık olduğunda bile okuyan ya da çalışanları rahatsız etmeyecek şekilde konumlandırılmış masaları, küçük grupların da rahatça toplanabileceği büyük masaları ve bir de asma katı var. Burada bir şeyler okurken ya da çalışırken müzikten de rahatsız olmuyorsunuz; olsanız bile güler yüzlü çalışanlarına rica ettiğinizde sizi kırmayıp müziğin sesini kısacaklarına emin olabilirsiniz.

 

 

 

Şimdilik kendilerine ait bir kitaplıkları yok ama yakın zamanda çeşitli dergi ve kitapları bulabileceğiniz ufak bir kitaplıkları olacak. Bize göre Pim'e dair en tatlı ayrıntı ise kapısında "Life is short" (Hayat kısa) yazan ve bizi bu kısa hayatta önden tatlı yemeye teşvik eden minik bir pastanesinin olması. Ayrıca haftanın her günü, akşam 22:30'a kadar açık olan Pim'de mutfak 11:00 civarı açılıyorken, pastanesi sabah 9:00'dan itibaren hizmetinizde.

 

 

 

Sonbahar yüzünü göstermişken bizden tavsiye: Karaköy'de bir mola vereceğiniz zaman Pim'e uğrayın, önce rahat bir köşe seçin. Sonra da kendinize bir güllü frambuazlı macaron ya da naneli buzlu çay söyledikten sonra kitabınıza gömülün.

 

 


 

 

Dem Karaköy

 

Kemankeş Karamustafa Paşa Mh. Hoca Tahsin Sk. No:17 Karaköy, İstanbul

 

 

Dünyada kişi başına en çok çay tüketen ülkenin ilk "modern" çay evi olan Dem, geçtiğimiz günlerde 1 yaşını doldurmuş olsa da, oraya her gidişimizde uzun yıllardır buranın müdavimiymişiz hissine kapılıyoruz. Elbette bunda "çay"ın çağrıştırdığı "ev", "konfor", "sıcaklık" kavramlarının yanında Dem'in de sunduğu sonsuz çay seçeneği ve rahat ortamının etkisi büyük.

 

 

 

Karaköy'ün göbeğinde sayılabilecek ama yine de trafik gürültüsünden uzak bir sokakta yer alan Dem, yüksek tavanlı, geniş pencereli iç mekanı ve pencere önü minderleriyle uzun saatler sakince bir şeyler okuyabileceğiniz bir yer. Henüz havalar soğumamışken dışarıdaki masalara kurulup açık havanın da keyfini çıkabilirsiniz.

 

 

 

Zaten burada duvardaki illüstrasyonlardan kitaplara, ünlülerin çay içerken çekilmiş fotoğraflarından dekoratif çay kutularına dek her şey mekanın ismiyle müsemma. Dem'de gün içinde çalan müzikler de gayet iyi seçilmiş ve rahatsız edici değil, ışık da gündüz ve akşam saatlerinde kitap okumak için yeterli. Bu arada, kalabalık bir ortamda okumaya konsantre olamam diyenlerdenseniz hafta sonları ve akşam saatleri Dem'in okumaya pek elverişli olmadığını ekleyelim.

 

Her ne kadar kahveye bayılsak da aslında çay kültürüyle büyümüş bir neslin çocukları olduğumuzdan bunca kahveci arasında Dem güzel bir alternatif. Üstelik oolong'dan tütsülenmiş çaya, kırmızı çaydan –bizim çok sevdiğimiz– organik Hemşin çayına kadar 60 seçenek var. Çayınızı ister fincanda, ister ince belli bardakta, isterseniz de demlikte söyleyebilirsiniz.

 

 

"Haftanın 7 günü 11:00-23:00 saatleri arasında çayımız hazır, bekliyoruz," diyen Dem'e uğradığınızda kitabınızı okurken çay içip, yanında gelen leblebileri atıştırmakla yetinmeyin; pişmaniyeli armut tatlısını ya da ev yapımı poğaçalarının da tadına bakın, bizden söylemesi.

 

 


 

 

Nar Dükkân

 

Kemankeş Mh. Ali Paşa Değirmeni Sk. No: 22 Karaköy, İstanbul

 

 

Aslında İstanbul'da yaşayıp, Rumelihisarı taraflarına kahvaltıya gidenler için Nar ismi yabancı gelmeyecektir. Komik kahvaltı tabağı isimleriyle bilinen Nar'ın daha sakin, daha huzurlu ikinci şubesi Karaköy'deki Nar Dükkân.

 

 

 

 

Burayı Karaköy'deki diğer mekanlardan ayıran, bir şeyler okumaya oldukça elverişli kılan nedir diye soracak olursanız, size, "Kütüphanesi," yanıtını verebiliriz. Mekanın içinde ve önünde yer alan rahat masaların yanı sıra, adeta bir "okuma köşesi" gibi düzenlenmiş geniş ve rahat koltuklarının hemen yanında bir kütüphane dolusu kitapları, ayrıca her masanın üzerinde ikramlık meyve tabakları ve kitaplar var Nar'ın. Kitapların hepsi Destek Yayınları'ndan.

 

 

Nar'a bir akşamüstü iş çıkışı saatlerinde uğradık ve rahatça yer bulduk, kahvelerimizi söyledik ve kitaplarımızı karıştırmaya başladık. Nar, ahşap masaları, tuğla duvarlarıyla ufak bir mekan olsa da hem önü tamamen açık, hem de duvarlardaki irili ufaklı aynalar buraya ferahlık katıyor. Nar'ın bir diğer güzelliği ise dışarıda oturacak masalarının fazlaca olması. Hafif müzik, sokaktan geçenlerin tek tük sesleri bizi rahatsız etmedi, ancak hafta sonları özellikle kahvaltı saatlerinde sanıyoruz ki burası belki en fazla gazete okuyabileceğiniz bir ortam olabilir.

 

 

Nar, haftanın her günü sabah 7:00-23:30 arası açık. Bir şeyler okumak için uğradığınızda şansınız yaver giderse kütüphanenin hemen yanındaki geniş koltuklara kurulun!

 

 


 

 

Bu üç mekan bana yetmedi, daha fazla mekan keşfetmek isterim, diyorsanız Mums, Bi' Nevi, Ops, Karabatak, Muhit ve Naif de sık sık uğradığımız mekanlardan!

 

 


 

 

>>> Kafelerde Okumak // Cihangir - Çukurcuma

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Üsküdarda capitol ün arka taraflarında "kitaplı kahve" var çok da güzel bir mekandır

43%
57%

hepsinin önünden geçeceğiz mutlaka

45%
55%

Üsküdar, Ümraniye yada Çamlıca bolgelerinde böyle bir yer var mı acaba? :) :/

37%
63%

Birine uğrayacağım. Teşekkürler

42%
58%

İzmir'dekiler şanssız mı o zaman? Önerileriniz var mı bizim için de?

38%
62%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

 

-Kimsin?

-Anneannemin torunuyum.

 

Divan Edebiyatı, sahibi meçhul bir kavram. Her halükârda 20. yüzyılın başında ortaya çıktığı konusunda bir tartışma yok. İskoçyalı oryantalist Elias John Wilkinson Gibb’in 1900 yılında yayınlanan Osmanlı Şiiri Tarihi kitabında bu kavrama hiç yer verilmez. Hepsi batılılaşma döneminde düşünülen isim alternatiflerinden biridir “Divan Edebiyatı”.

Arap coğrafyasında üretilen roman, öykü ve şiirler son yıllarda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Avrupa başta olmak üzere Batı’da düzenlenen büyük ve uluslararası kitap fuarlarındaki temsiliyetin güçlenmesi, en yeni eserlerin prestijli birçok ödüle değer görülmesinin bu ilgideki payı büyük elbette. Batı’nın doğuyu gördüğü “egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir yükseliş bu.

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.