Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Keşfet: Tirza




Toplam oy: 1311

Keşfet'in bu ayki konuğu Yekta Kopan, Tirza'yı neden seçtiğini kendi el yazısıyla yazdı! Tirza'nın yazarı "Gece ve sakin bir okuma ortamı yakışır..." dediği kitabı Kopan'ın kendi el yazısından okuyun.

 

 

 

 

 

 

Sevgili Yekta Kopan, bu ay SabitFikirciler hangi kitabı keşfetsin?

 

Arnon Grünberg "Tirza"

 

 

Peki neden bu kitap?

 

Jörgen Hofmeester'in karanlık dünyası üstünden insanlığı otopsi masasına yatırdığı için. MÜTHİŞ BİR KİTAP!

 


Rakipleri öğrenebilir miyiz? Bu olmasaydı, hangi kitaplar olabilirdi?

 

Şu anda başucumda duran 2 kitap:

  • Stephen King "22/11/63"
  • Nabokov "Maşenka"

 

 

Bu kitabı nerede, ne dinleyerek, nasıl bir ambiyansta okumalı?

 

Gece ve sakin bir okuma ortamı yakışır bence... Bir de Keith Jarret'ın Köln konseri.

 

 

Bir de tadımlık cümle alalım kitaptan?

 

"Utancın ne olduğunu biliyor musun? Medeniyet."

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Muhammed Hicazi 1900 yılında Tahran’da dünyaya gelmiş. Yüksek bir memur olan babasının imkânları sayesinde müreffeh bir çocukluk geçirmiş. Erken yaşlarda Arapça ve Fransızcayı yetkin şekilde öğrendikten sonra eğitim için Fransa’ya yollanmış. Hicazi’nin Fransa yılları onun uzaktan idrak etmeye çalıştığı Batı’yı yerinde özümsemesi için bir başlangıç noktası olmuş.

Kelimeleri hikâyeleri ile birlikte düşünürüm. Birer insan gibi yaşamları ve dönüşümleri vardır kelimelerin. Onun seyrini izlerim. Anlamları dışında görünüşleri ve tipografik hareketleri ilgimi çeker.

 

İstanbul’da yaz mevsiminin ayak sesleri duyuluyordu. Üniversitedeki bahar döneminin son dersinde felsefe hocam Cemil Güzey, okuma listesi çıkardı. Uzayıp giden listede bir kitap ismi hemen gözüme çarptı; Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar. Bu üç kelimeyi yan yana okuyunca heyecanlanmıştım.

*Paul de Senneville/Mariage d'Amour (Aşk Evliliği) bu yazıya eşlik edebilir.

Taşra, edebiyattan sinemaya geçişin en kestirme yoludur. Orada zaman, mekân ve insan sinematografik anlamın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir derinliğe sahiptir. Ancak bu derinlik çoğu zaman bir daralmayı, dışa kapalılığı, durağanlığı, kasvetli ve sonu gelmez bekleyişleri de içinde taşır. Bu yönüyle İnsanoğlunun ebedi yazgısını, ilk sürgün anını hatırlatan ihsaslarla doludur taşra.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.