Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Klasiklerin en kısa ve en acımasız özetleri!




Toplam oy: 71

John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

 

Atkinson'ın eline düşen usta yazarlar, yapıtlarının bu şekilde özetlendiğini duysa mezarlarında ters dönerlerdi herhalde! Ancak yine de bu hınzır özetlere bakmaktan gizli bir zevk aldığımızı inkar etmek zor. Klasikler konusunda "spoiler" uyarısı yapmak adetten değildir pek ama Atkinson romanların sonuna dair imalarda bulunmaktan çekinmemiş, o yüzden, dikkat!

 

 

 

 

 

Karamazov Kardeşler: Kardeşlerin hepsi birbirinden kavgacı; babaları da. Rusya da onlardan farksız.

 

Çavdar Tarlasında Çocuklar: Huysuz çocuk sürekli şikayet ediyor. Kırmızı bir şapkası var.

 

 

 

 

 

 

Savaş ve Barış: Herkes mutsuz. Kar yağıyor.

 

 

Gazap Üzümleri: Çiftçilik berbat bir şey. Yolculuk var ufukta. Yolculuk da berbat bir şey!

 

 

 

 

 

1984: Distopik bir geleceğin kehaneti (şimdi sıradan bir salı gününden farksız).

 

Sineklerin Tanrısı: Kısılıp kalmış gençler her konuda rezaletler; birbirlerini öldürmek dışında!

 

 

 

 

 

 

 

Don Quixote: Adamın biri, ki delinin tekidir, değirmene saldırır.

 

 

Moby Dick: İnsan balinaya karşı. Balina kazanır.

 

 

 

 

 

 

Ulysses: Dublin vs. Hiç bitmeyen bir cümle.

 

Güneş Gene Doğar (Hemingway): Kayıp kuşak kafayı bulur. Halen kayıplar.

 

 

 

 

 

Suç ve Ceza: Katil vicdan azabı duyar. İtiraf eder. Hapse girer ve daha iyi hisseder.

 

Cehennem (Dante): Kızılca kıyamet kopar!

 

 

 

 


Uğultulu Tepeler: Kardeş ama kardeş olmayan iki kişi aşka düşer. Etraf epey sislidir.

 

Odysseia: Kıdemli savaşçı bir türlü evine dönemez. O da gider herkesi öldürür!

 

 

 

 

 

Walden: Adamın biri iki yıl boyunca dışarıda bekler durur. Hiçbir şey olmaz.

 

Beowulf: Kahraman canavarı öldürür vs vs. Ejderha da kahramanı öldürür.

 

 

 

AB

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Sad and Useless

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

28 ağaçtan oluşan küçük bir orman yarattın. Yeni kitabın Ağaç Alfabesi’nden söz ediyorum. Nereden aklına geldi bu fikir?

 

Köklerimizi, kendi isimlerimizin yazdığı karton kahve bardaklarında aradığımız bugünlerde masallara, masallarımızı okumaya, dinlemeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var gibi görünüyor. Mesafenin kaybolduğu, ben ve öteki, özne ve nesne, gerçeklik ve görüntüler arasındaki sınırların tamamıyla birbirine karıştığı günümüzde, doğru yolu, kendi yolumuzu bulabilmek çok daha zor.

Yıllar önce Hatice Meryem’in İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar’ını okuduğumda bir hazineyle karşılaştığımın farkındaydım. Bu romanda “Sıradan Bir Eteğin Harikulade Geçmişi” başlıklı kısacık bir bölüm vardır. Bir eteğin satın alınışından toz bezine dönüşene değin geçirdiği sergüzeşti anlatır.

“Dışarıdan geçen her uçağa gözüm takılıyor. Şimdi ayaklarımın altına bir Boeing çakılsa… Yerden yükselen kara duman, duvarları eriten sıcak, patlayan pencereler, havasızlıktan boğulmak, panik, intiharlar, alevler içindeki merdivenlere doğru koşmak, gözyaşları ve çığlıklar, umutsuz telefon konuşmaları neymiş öğrenirdim. Oysa oldu bu. Bu olay oldu ve olanı anlatmak mümkün değil...”

Yazdığı romanlar ya da şiirlerle ün kazanmış birçok yazarın, biri kadim diğeri modern bu iki tür arasında sıkışıp kalmış ve bir türlü hak ettiği yeri tam olarak bulamamış olan öykü türünde de eserler verdiğini biliyoruz. Fakat, eğer bir yazar sadece öykü türünde eserler vermemişse, çoğu zaman öyküleriyle anılmaz.

Söyleşi

UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne alınan Dede Korkut Hikâyeleri hem Türkler hem dünya kültür tarihi için niçin bu kadar önemli?

 

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Masalların hayallerden beslenen, gerçeklerin dünyasından ayrılan garip bir zemini var. Gerçeklerin dünyasından ayrılsa da, her masal kendi gerçekliğini, daha önce duymayıp, görmediğimiz bir hakikati bize fısıldar. Hakikatin bambaşka yollardan geçebileceğine inandırır; zengin hayaller peşinde, sınırsız âlemlere yolculuk etmenin anahtarlarını sunar bize.