Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Klasiklerin en kısa ve en acımasız özetleri!




Toplam oy: 59

John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

 

Atkinson'ın eline düşen usta yazarlar, yapıtlarının bu şekilde özetlendiğini duysa mezarlarında ters dönerlerdi herhalde! Ancak yine de bu hınzır özetlere bakmaktan gizli bir zevk aldığımızı inkar etmek zor. Klasikler konusunda "spoiler" uyarısı yapmak adetten değildir pek ama Atkinson romanların sonuna dair imalarda bulunmaktan çekinmemiş, o yüzden, dikkat!

 

 

 

 

 

Karamazov Kardeşler: Kardeşlerin hepsi birbirinden kavgacı; babaları da. Rusya da onlardan farksız.

 

Çavdar Tarlasında Çocuklar: Huysuz çocuk sürekli şikayet ediyor. Kırmızı bir şapkası var.

 

 

 

 

 

 

Savaş ve Barış: Herkes mutsuz. Kar yağıyor.

 

 

Gazap Üzümleri: Çiftçilik berbat bir şey. Yolculuk var ufukta. Yolculuk da berbat bir şey!

 

 

 

 

 

1984: Distopik bir geleceğin kehaneti (şimdi sıradan bir salı gününden farksız).

 

Sineklerin Tanrısı: Kısılıp kalmış gençler her konuda rezaletler; birbirlerini öldürmek dışında!

 

 

 

 

 

 

 

Don Quixote: Adamın biri, ki delinin tekidir, değirmene saldırır.

 

 

Moby Dick: İnsan balinaya karşı. Balina kazanır.

 

 

 

 

 

 

Ulysses: Dublin vs. Hiç bitmeyen bir cümle.

 

Güneş Gene Doğar (Hemingway): Kayıp kuşak kafayı bulur. Halen kayıplar.

 

 

 

 

 

Suç ve Ceza: Katil vicdan azabı duyar. İtiraf eder. Hapse girer ve daha iyi hisseder.

 

Cehennem (Dante): Kızılca kıyamet kopar!

 

 

 

 


Uğultulu Tepeler: Kardeş ama kardeş olmayan iki kişi aşka düşer. Etraf epey sislidir.

 

Odysseia: Kıdemli savaşçı bir türlü evine dönemez. O da gider herkesi öldürür!

 

 

 

 

 

Walden: Adamın biri iki yıl boyunca dışarıda bekler durur. Hiçbir şey olmaz.

 

Beowulf: Kahraman canavarı öldürür vs vs. Ejderha da kahramanı öldürür.

 

 

 

AB

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Sad and Useless

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.