Klasiklerin en kısa ve en acımasız özetleri! | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Klasiklerin en kısa ve en acımasız özetleri!




Toplam oy: 30

John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

 

Atkinson'ın eline düşen usta yazarlar, yapıtlarının bu şekilde özetlendiğini duysa mezarlarında ters dönerlerdi herhalde! Ancak yine de bu hınzır özetlere bakmaktan gizli bir zevk aldığımızı inkar etmek zor. Klasikler konusunda "spoiler" uyarısı yapmak adetten değildir pek ama Atkinson romanların sonuna dair imalarda bulunmaktan çekinmemiş, o yüzden, dikkat!

 

 

 

 

 

Karamazov Kardeşler: Kardeşlerin hepsi birbirinden kavgacı; babaları da. Rusya da onlardan farksız.

 

Çavdar Tarlasında Çocuklar: Huysuz çocuk sürekli şikayet ediyor. Kırmızı bir şapkası var.

 

 

 

 

 

 

Savaş ve Barış: Herkes mutsuz. Kar yağıyor.

 

 

Gazap Üzümleri: Çiftçilik berbat bir şey. Yolculuk var ufukta. Yolculuk da berbat bir şey!

 

 

 

 

 

1984: Distopik bir geleceğin kehaneti (şimdi sıradan bir salı gününden farksız).

 

Sineklerin Tanrısı: Kısılıp kalmış gençler her konuda rezaletler; birbirlerini öldürmek dışında!

 

 

 

 

 

 

 

Don Quixote: Adamın biri, ki delinin tekidir, değirmene saldırır.

 

 

Moby Dick: İnsan balinaya karşı. Balina kazanır.

 

 

 

 

 

 

Ulysses: Dublin vs. Hiç bitmeyen bir cümle.

 

Güneş Gene Doğar (Hemingway): Kayıp kuşak kafayı bulur. Halen kayıplar.

 

 

 

 

 

Suç ve Ceza: Katil vicdan azabı duyar. İtiraf eder. Hapse girer ve daha iyi hisseder.

 

Cehennem (Dante): Kızılca kıyamet kopar!

 

 

 

 


Uğultulu Tepeler: Kardeş ama kardeş olmayan iki kişi aşka düşer. Etraf epey sislidir.

 

Odysseia: Kıdemli savaşçı bir türlü evine dönemez. O da gider herkesi öldürür!

 

 

 

 

 

Walden: Adamın biri iki yıl boyunca dışarıda bekler durur. Hiçbir şey olmaz.

 

Beowulf: Kahraman canavarı öldürür vs vs. Ejderha da kahramanı öldürür.

 

 

 

AB

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Sad and Useless

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

James Baldwin yalnızca başarılı bir romancı değil, aynı zamanda bir deneme yazarı ve gözüpek bir insan hakları savunucusuydu. Lithub, Baldwin’in doğumunun 94. yılında, 2 Ağustos günü,  çeşitli yazı ve söyleşilerinden oluşturulmuş getirilmiş bir alıntı derlemesi paylaştı.

İzleyici koltuğunun edilgenliğinden çıkıp sinemayla farklı düzlemlerde ilişki kurmak, yeri geldiğinde yönetmenin zihninde bir filmin nasıl tasarlandığının kapılarını aralamak isteyenler için Türkçede hatırı sayılır bir külliyat oluşmaya başladı.

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.