Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Lego'nun ürettiği bu Hogwarts setinin içine girip orada yaşamak isteyebilirsiniz!




Toplam oy: 13

Temmuz sayımızdaki Harry Potter dosyasına göz attıysanız, serinin ilk kitabının bundan tam 21 yıl önce, 1997 yazında çıktığını biliyorsunuzdur. J.K. Rowling’in serisiyle birlikte büyüyen kuşak şimdi genç yetişkinlik çağını yaşasa da, romanların büyülü evrenini onlara yeniden yaşatacak her türlü deneyime karşı pek çoğu ilk günkü kadar iştahlı.


Bazılarımız için çocukluğun oyun odalarını aşarak yaratıcı bir hobiyle eş anlamlı olan Lego, Harry Potter ilhamlı setlerine bir yenisini ekledi ve bu şimdiye kadar piyasaya sürdükleri en muazzam şeylerden biri olabilir!

 

 

Lego parçalarıyla Hogwarts’ın hayli başarılı bir kopyasını oluşturabildiğiniz ve bazı sahnelerin modellerini kurabildiğiniz bu sette, detaylara verilen önem serinin hayranlarını mutlu edecek cinsten.

 

 



Yıllarını Hogwarts’tan gelecek mektubu bekleyerek geçirenler, umutlarını kaybetmeyip azimle bekleyişi sürdürürken, tam 6.020 parçadan oluşan bu muhteşem şatoyu oluşturmak için işe koyulabilirler!

 

 

 

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bookstr

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Bir ateşin başına toplanıp hikâyeler dinlemeye başladığımızdan bu yana doğaüstü kahramanlar ve onların mucizevi maceraları hayallerimizi süslüyor. Arkaik insan için hikâyelerdeki mucizeleri yaşadığı dünyaya dâhil etmek son derece olağanken modern insanın tarih ve bilim ile kurduğu ilişkinin, büyülü zamanlarla olan bağını kopardığına inanılır.

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editör'den

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.