Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // Murathan Mungan’ın nesne kitapları




Toplam oy: 523
Kitaplarının “nesne düzeyinde alımlanmasını” da ayrıca önemsiyor Murathan Mungan.

Murathan Mungan’ın 2014’te yayımlanan İskambil Destesi kitabında, aslında, daha önceki tarihlerde çıkan kitapları Son Istanbul, Kaf Dağının Önü, Üç Aynalı Kırk Oda ve Yedi Kapılı Kırk Oda’daki uzun öykülerin arasından seçilmiş parçalar yer alıyordu. Bu durumu “desteyi yeniden karmak”, “kağıtları yeniden dağıtmak” olarak açıklamıştı Murathan Mungan, “edebiyat-içi” bir oyun kitabı olarak nitelendirmişti İskambil Destesi’ni.


Aslında, İskambil Destesi’ndeki fikirle daha önce de karşılaşmıştık: 2002 tarihli 7 Mühür, Murathan Mungan'ın yedi hikayesini bir araya getiren bir özel basımdı. Mungan’ın “Şahmeran'ın Bacakları”, “Ulak ile Sadrazam”, “Makas”, “Kâğıttan Kaplanlar”, “Aynalı Pastane”, “Kapan Metin” ve “Dumrul ile Azrail” hikayelerinin her biri tek başına kitaplaşmış halde yer alıyordu 7 Mühür'de. Kutu içinde sunulan yedi kitaplık yapıtın tasarımı da Bülent Erkmen'e aitti. Hikayeleri böyle yeni bir toplam içinde bir araya getirmenin altında yatan fikir de şöyle dile getirilmişti o zaman: “bu yedi hikayenin böyle bir arada, daha önce yer aldıkları kitaplardakinden farklı bir okuma çizgisi sunmaları. 7 Mühür böylece bir yandan henüz Murathan Mungan hikayelerine girmemiş okur için yazarın en güzel yapıtlarından bir seçki sunarken, diğer yandan Mungan hikayelerini yakından tanıyan okurlar için de bir tür deney hazırlıyor. Hikayenin, içinde yer aldığı bağlama nasıl bağımlı olduğunu, ne tür yeni okuma imkanları yaratabildiğine dair bir deney...”

 

Fotoğraf: Tolga Şoran

 


2000 tarihli 13+1 de benzer bir “projeydi”... Murathan Mungan'ın 1975-2000 arasında yayımlanmış şiir kitaplarının tümünün yeni basımı yapılmıştı. Kapak tasarımlarını yine Bülent Erkmen'in yaptığı on üç şiir kitabı, yalnızca bu koleksiyonda yer alan, ayrıca tek başına yayımlanmayan Fazladan Bir Kitap ile birlikte özel kutusu içinde 13+1adıyla sunulmuştu. Hatta sonradan, 13+1’in “set” olarak baskısı tükenince, toplam içinde yer alan on üç kitap tek tek de çıkarılmıştı okurların karşısına.


Var olan parçalardan yepyeni bir bütün oluşturma fikri, özellikle “desteyi yeniden karmak”, “kağıtları yeniden dağıtmak” benzetmeleriyle, yöneltilen bazı eleştirilere de incelikli bir cevaptı bana kalırsa. Çünkü yeni bir kitap yayımlamak yerine, Murathan Mungan’ın var olan kitaplarının farklı bir formatta yeniden ve yeniden basılması zaman zaman eleştirileri de beraberinde getiriyordu. Oysa, öyle ya da böyle, başlı başına birer nesne kitap oluşlarıyla da değerli bu basımlar.


Türkçede örneklerine çok rastlamıyoruz nesne kitapların. Ve Murathan Mungan külliyatına baktığımızda; tüm kitaplarını tek bir rafta yan yana dizdiğimizde oldukça “renkli”, “hareketli” bir görüntüyle karşı karşıya kalıyoruz. Farklı boyutlar, farklı tasarım anlayışları, farklı kapaklar... Murathan Mungan’ın kitapları uzunca bir süredir hep aynı yayınevinden yayımlanıyor ama yan yana geldiklerinde bu açıdan bir “tekdüzelik”ten asla bahsedemeyiz.


Yine İskambil Destesi’nin önsözünde şöyle yazıyordu: “Diğer kitaplarımla aralarındaki farkın, okur katında ‘nesne düzeyinde' de alımlanmasını kolaylaştırmak amacıyla bu dizinin kitapları farklı bir boyutta basılmakta, ayrıca arka kapak yazılarında içerik bilgisi verilmektedir.” Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi, kitapların “nesne düzeyinde alımlanmasını” da ayrıca önemsemektedir Murathan Mungan. Katkıda bulunduğu Beşpeşe, bir albüm tasarımına sahip Söz Vermiş Şarkılar, gerçekten de bir defter görüntüsünde –köşeleri yuvarlak şekilde– yayımlanan Aşkın Cep Defteri; Murathan Mungan’ın en dikkat çeken nesne kitaplarından... Şimdi de bu kitaplara, geçtiğimiz aylarda yayımlanan Solak Defterler’i de dahil edebiliriz rahatlıkla.


Solak Defterler, Murathan Mungan’ın 1992-2016 yılları arasında kaleme aldığı şiirlerini içeriyor. Kitabın son sayfalarında, okuduğumuz şiirlerin daha önce hangi yayınlarda yer aldığını gösteren bir liste var; bu listede adı geçmeyen şiirler de bu kitapla birlikte ilk kez okur karşısına çıkmış oluyorlar. Diğer bir deyişle, 2010’dan bu yana (yanlış değilse, İkinci Hayvan kitabından bu yana, altı yılın ardından) ilk defa bir şiir kitabı yayımlamış oldu Murathan Mungan. Ama asıl, Hakkı Mısırlıoğlu imzalı tasarımıyla, kendisine belki de en “yakışan” nesne kitaplarından biri durumunda Solak Defterler.


Solak Defterler, şimdilerde pek rastlamadığımız eski tipte on defterin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Murathan Mungan’ı Instagram hesabından takip edenler, onun defterlere düşkünlüğünü biliyorlardır. (Sanırım şimdilerde kapattı Instagram hesabını.) İşte bu yüzden Murathan Mungan’ın nesne kitapları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip bence Solak Defterler. Üstelik, “Kitabın bölümleme tekniği hem kendi içinde birer kopuşu temsil ediyor, hem de eklemlendiği bağı gösteriyor. Tasarımda kullanılan iç kapaklar, bu fikri güçlendiren birer köprü ayağına dönüşmüş. Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki.

Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.  1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz.

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.