Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // Murathan Mungan’ın nesne kitapları




Toplam oy: 659
Kitaplarının “nesne düzeyinde alımlanmasını” da ayrıca önemsiyor Murathan Mungan.

Murathan Mungan’ın 2014’te yayımlanan İskambil Destesi kitabında, aslında, daha önceki tarihlerde çıkan kitapları Son Istanbul, Kaf Dağının Önü, Üç Aynalı Kırk Oda ve Yedi Kapılı Kırk Oda’daki uzun öykülerin arasından seçilmiş parçalar yer alıyordu. Bu durumu “desteyi yeniden karmak”, “kağıtları yeniden dağıtmak” olarak açıklamıştı Murathan Mungan, “edebiyat-içi” bir oyun kitabı olarak nitelendirmişti İskambil Destesi’ni.


Aslında, İskambil Destesi’ndeki fikirle daha önce de karşılaşmıştık: 2002 tarihli 7 Mühür, Murathan Mungan'ın yedi hikayesini bir araya getiren bir özel basımdı. Mungan’ın “Şahmeran'ın Bacakları”, “Ulak ile Sadrazam”, “Makas”, “Kâğıttan Kaplanlar”, “Aynalı Pastane”, “Kapan Metin” ve “Dumrul ile Azrail” hikayelerinin her biri tek başına kitaplaşmış halde yer alıyordu 7 Mühür'de. Kutu içinde sunulan yedi kitaplık yapıtın tasarımı da Bülent Erkmen'e aitti. Hikayeleri böyle yeni bir toplam içinde bir araya getirmenin altında yatan fikir de şöyle dile getirilmişti o zaman: “bu yedi hikayenin böyle bir arada, daha önce yer aldıkları kitaplardakinden farklı bir okuma çizgisi sunmaları. 7 Mühür böylece bir yandan henüz Murathan Mungan hikayelerine girmemiş okur için yazarın en güzel yapıtlarından bir seçki sunarken, diğer yandan Mungan hikayelerini yakından tanıyan okurlar için de bir tür deney hazırlıyor. Hikayenin, içinde yer aldığı bağlama nasıl bağımlı olduğunu, ne tür yeni okuma imkanları yaratabildiğine dair bir deney...”

 

Fotoğraf: Tolga Şoran

 


2000 tarihli 13+1 de benzer bir “projeydi”... Murathan Mungan'ın 1975-2000 arasında yayımlanmış şiir kitaplarının tümünün yeni basımı yapılmıştı. Kapak tasarımlarını yine Bülent Erkmen'in yaptığı on üç şiir kitabı, yalnızca bu koleksiyonda yer alan, ayrıca tek başına yayımlanmayan Fazladan Bir Kitap ile birlikte özel kutusu içinde 13+1adıyla sunulmuştu. Hatta sonradan, 13+1’in “set” olarak baskısı tükenince, toplam içinde yer alan on üç kitap tek tek de çıkarılmıştı okurların karşısına.


Var olan parçalardan yepyeni bir bütün oluşturma fikri, özellikle “desteyi yeniden karmak”, “kağıtları yeniden dağıtmak” benzetmeleriyle, yöneltilen bazı eleştirilere de incelikli bir cevaptı bana kalırsa. Çünkü yeni bir kitap yayımlamak yerine, Murathan Mungan’ın var olan kitaplarının farklı bir formatta yeniden ve yeniden basılması zaman zaman eleştirileri de beraberinde getiriyordu. Oysa, öyle ya da böyle, başlı başına birer nesne kitap oluşlarıyla da değerli bu basımlar.


Türkçede örneklerine çok rastlamıyoruz nesne kitapların. Ve Murathan Mungan külliyatına baktığımızda; tüm kitaplarını tek bir rafta yan yana dizdiğimizde oldukça “renkli”, “hareketli” bir görüntüyle karşı karşıya kalıyoruz. Farklı boyutlar, farklı tasarım anlayışları, farklı kapaklar... Murathan Mungan’ın kitapları uzunca bir süredir hep aynı yayınevinden yayımlanıyor ama yan yana geldiklerinde bu açıdan bir “tekdüzelik”ten asla bahsedemeyiz.


Yine İskambil Destesi’nin önsözünde şöyle yazıyordu: “Diğer kitaplarımla aralarındaki farkın, okur katında ‘nesne düzeyinde' de alımlanmasını kolaylaştırmak amacıyla bu dizinin kitapları farklı bir boyutta basılmakta, ayrıca arka kapak yazılarında içerik bilgisi verilmektedir.” Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi, kitapların “nesne düzeyinde alımlanmasını” da ayrıca önemsemektedir Murathan Mungan. Katkıda bulunduğu Beşpeşe, bir albüm tasarımına sahip Söz Vermiş Şarkılar, gerçekten de bir defter görüntüsünde –köşeleri yuvarlak şekilde– yayımlanan Aşkın Cep Defteri; Murathan Mungan’ın en dikkat çeken nesne kitaplarından... Şimdi de bu kitaplara, geçtiğimiz aylarda yayımlanan Solak Defterler’i de dahil edebiliriz rahatlıkla.


Solak Defterler, Murathan Mungan’ın 1992-2016 yılları arasında kaleme aldığı şiirlerini içeriyor. Kitabın son sayfalarında, okuduğumuz şiirlerin daha önce hangi yayınlarda yer aldığını gösteren bir liste var; bu listede adı geçmeyen şiirler de bu kitapla birlikte ilk kez okur karşısına çıkmış oluyorlar. Diğer bir deyişle, 2010’dan bu yana (yanlış değilse, İkinci Hayvan kitabından bu yana, altı yılın ardından) ilk defa bir şiir kitabı yayımlamış oldu Murathan Mungan. Ama asıl, Hakkı Mısırlıoğlu imzalı tasarımıyla, kendisine belki de en “yakışan” nesne kitaplarından biri durumunda Solak Defterler.


Solak Defterler, şimdilerde pek rastlamadığımız eski tipte on defterin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Murathan Mungan’ı Instagram hesabından takip edenler, onun defterlere düşkünlüğünü biliyorlardır. (Sanırım şimdilerde kapattı Instagram hesabını.) İşte bu yüzden Murathan Mungan’ın nesne kitapları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip bence Solak Defterler. Üstelik, “Kitabın bölümleme tekniği hem kendi içinde birer kopuşu temsil ediyor, hem de eklemlendiği bağı gösteriyor. Tasarımda kullanılan iç kapaklar, bu fikri güçlendiren birer köprü ayağına dönüşmüş. Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.