Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Niçin Okumalıyız? // Oğuz Atay




Toplam oy: 679

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Oğuz Atay ile başlıyor ve soruyoruz: Siz Atay'ı niçin okuyorsunuz?

 

1. Edebiyata ve yazara şüpheyle yaklaştığı için,

 

2. Bilinç akışı değil bilinç patlamasıyla yazdığı için,

 

3. Karnavalesk ve ironik olduğu için...

 

 

 


 

 

 

* Görsel: Ethem Onur Bilgiç

 


 

 

* Niçin Okumalıyız? arşivine ulaşmak için tıklayınız.

 

 


 

Yorumlar

Yorum Gönder


Oğuz Atay'ı, okumaktan başka çaresi olmayan en şiddetli rahatsızlıklardan kurtulup yeni sorunlar edinmek isteyenlerden biri olduğum okuyorum/okudum. Benim gibi olanlar okusunlar.
Okuyucuya Kahkaha attırdıktan sonra okuyanı ağlatmayıp perişan eden bu adamı okuyun.
Dünden bugüne, bugünden yarına geçmek için okuyun bu adamı. Çünkü başka çareniz yok canım insanlar.

44%
56%

Sadece iyi yazabildiği için değil yazmanın hakkını verdiği için. Bütün felsefi ve edebi özelliklerinin yanında ve dışında öze dair bir şeyleri bu kadar gerçek söyleyebildiği için. Kurduğu romanlarda olanı böylesine sade ve tevazuyla gösterdiği için. İnsana susamışsanız Oğuz Atayı okumayın, kana kana için. Derininizdeki tutunamayandan bir selam el edecektir size bir Oğuz Atay hüznüne maruz kaldığınızda.

40%
60%

Oğuz Atay tarifsiz bir yazar , tarifsiz duygularımızı ,tarifsiz dile getiren bir yazar. sırf bunun için bile sayfalarca sürüp giden bir cümlesi dai okunabilir. Oğuz abimiz.

48%
52%

Çünkü o yarattığı her kelimenin ardına dolu dolu bir hayat yerleştirmiş.
Çünkü onun kahramanları iyi bir sırdaş olabiliyor. Üstelik oturup birlikte ağlayabilmek de cabası...
Çünkü o Selimciğim Işık'ı bana tanıtan adam...
Bunlar maneviyat... Bunun dışında gerçek anlamda donanımlı, kaliteli bir yazar. Onu okumak sizi sizden öteye taşır.

45%
55%

Kısaca ve basitce anlatmak gerekirse salt insanı anlattığı için okumalıyız. Bireyin dünyadaki ve içsel yaşamını derinlenmesine yansıttığı için okumalıyız. Hepimizin hayatında bir selim ileri, hikmet bemol ya da coşkun ermiş vardır. Bu insanları yoğun hayat koşuşturmasında farkedebilmemiz için okumalıyız.

35%
65%

Her satirinda kendimi buluyorum. Onu okumak,kimseye anlatamadigim yaralari ve düsüncelerimi iyilestiriyor. Yalniz degilim diyorum. Oguzcum ataycim var diyorum. Mekani cennet olsun guzel insanin :)

49%
51%

aslında ne kadar kötü bir dünyada yaşadığımızı anlamak için oğuz atay okumalıyız. oğuz atay selim ileri, hikmet benol vb. çok sevdiğimiz karakterleri eleştirmektir, çünkü bu karakterler çok bilgili ve etrafını aydınlatacak kişiler olduğu halde toplum için bir şey yapmamaktadır veya yapamamaktadır, bu karakterlerin kendini toplumdan soyutlamaları gerçekten saçma bir durumdur, çünkü içinde yaşadığımız evren ne kadar kötü olursa olsun gidebileceğimiz başka bir dünya daha bulunmamaktadır ve bunun içinde bazı şeylerin hakkını vererek yaşamalıyız.

51%
49%

İçimizdeki Hikmet Benol'un sesini duyabilmek için Oğuz Atay okumalıyız.

48%
52%

1-Edebiyatta alternatif bir icerik ve söylem olusturdugu icin.
2-Felsefik-etik meseleleri sorunlastirip, tartisabildigi ve bu baglamda gercek bir ontolojik sorgulama sunabildigi icin.
3- Edebiyat nedir sorusunu cevaplayabildigi icin, Oguz Atay, Oguzcugum Ataydir.

42%
58%

İçimizdeki yalnızlığı bir yerden yakalayarak ona eşlik ettiği için okumalıyız.

38%
62%

Yazdigi eserlerde yasanan hayatlarin benzerlerini yasiyor olmam ve yazsam roman olur sozundeki romanlari Oguz Atayin eserlerindd goruyorum.Her insanin kendine yakin hissettigi yazar vardir benim Oguz Atay.Kimi zaman Hikmetim kimi zaman Selim.Herkes bir yerlere tutunma cabasinda iste o tutunamayanlardan biri benim.

37%
63%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.