Niçin Okumalıyız? // Oğuz Atay | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Niçin Okumalıyız? // Oğuz Atay




Toplam oy: 576

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Oğuz Atay ile başlıyor ve soruyoruz: Siz Atay'ı niçin okuyorsunuz?

 

1. Edebiyata ve yazara şüpheyle yaklaştığı için,

 

2. Bilinç akışı değil bilinç patlamasıyla yazdığı için,

 

3. Karnavalesk ve ironik olduğu için...

 

 

 


 

 

 

* Görsel: Ethem Onur Bilgiç

 


 

 

* Niçin Okumalıyız? arşivine ulaşmak için tıklayınız.

 

 


 

Yorumlar

Yorum Gönder


Oğuz Atay'ı, okumaktan başka çaresi olmayan en şiddetli rahatsızlıklardan kurtulup yeni sorunlar edinmek isteyenlerden biri olduğum okuyorum/okudum. Benim gibi olanlar okusunlar.
Okuyucuya Kahkaha attırdıktan sonra okuyanı ağlatmayıp perişan eden bu adamı okuyun.
Dünden bugüne, bugünden yarına geçmek için okuyun bu adamı. Çünkü başka çareniz yok canım insanlar.

40%
60%

Sadece iyi yazabildiği için değil yazmanın hakkını verdiği için. Bütün felsefi ve edebi özelliklerinin yanında ve dışında öze dair bir şeyleri bu kadar gerçek söyleyebildiği için. Kurduğu romanlarda olanı böylesine sade ve tevazuyla gösterdiği için. İnsana susamışsanız Oğuz Atayı okumayın, kana kana için. Derininizdeki tutunamayandan bir selam el edecektir size bir Oğuz Atay hüznüne maruz kaldığınızda.

38%
62%

Oğuz Atay tarifsiz bir yazar , tarifsiz duygularımızı ,tarifsiz dile getiren bir yazar. sırf bunun için bile sayfalarca sürüp giden bir cümlesi dai okunabilir. Oğuz abimiz.

48%
52%

Çünkü o yarattığı her kelimenin ardına dolu dolu bir hayat yerleştirmiş.
Çünkü onun kahramanları iyi bir sırdaş olabiliyor. Üstelik oturup birlikte ağlayabilmek de cabası...
Çünkü o Selimciğim Işık'ı bana tanıtan adam...
Bunlar maneviyat... Bunun dışında gerçek anlamda donanımlı, kaliteli bir yazar. Onu okumak sizi sizden öteye taşır.

38%
62%

Kısaca ve basitce anlatmak gerekirse salt insanı anlattığı için okumalıyız. Bireyin dünyadaki ve içsel yaşamını derinlenmesine yansıttığı için okumalıyız. Hepimizin hayatında bir selim ileri, hikmet bemol ya da coşkun ermiş vardır. Bu insanları yoğun hayat koşuşturmasında farkedebilmemiz için okumalıyız.

34%
66%

Her satirinda kendimi buluyorum. Onu okumak,kimseye anlatamadigim yaralari ve düsüncelerimi iyilestiriyor. Yalniz degilim diyorum. Oguzcum ataycim var diyorum. Mekani cennet olsun guzel insanin :)

47%
53%

aslında ne kadar kötü bir dünyada yaşadığımızı anlamak için oğuz atay okumalıyız. oğuz atay selim ileri, hikmet benol vb. çok sevdiğimiz karakterleri eleştirmektir, çünkü bu karakterler çok bilgili ve etrafını aydınlatacak kişiler olduğu halde toplum için bir şey yapmamaktadır veya yapamamaktadır, bu karakterlerin kendini toplumdan soyutlamaları gerçekten saçma bir durumdur, çünkü içinde yaşadığımız evren ne kadar kötü olursa olsun gidebileceğimiz başka bir dünya daha bulunmamaktadır ve bunun içinde bazı şeylerin hakkını vererek yaşamalıyız.

50%
50%

İçimizdeki Hikmet Benol'un sesini duyabilmek için Oğuz Atay okumalıyız.

48%
52%

1-Edebiyatta alternatif bir icerik ve söylem olusturdugu icin.
2-Felsefik-etik meseleleri sorunlastirip, tartisabildigi ve bu baglamda gercek bir ontolojik sorgulama sunabildigi icin.
3- Edebiyat nedir sorusunu cevaplayabildigi icin, Oguz Atay, Oguzcugum Ataydir.

41%
59%

İçimizdeki yalnızlığı bir yerden yakalayarak ona eşlik ettiği için okumalıyız.

37%
63%

Yazdigi eserlerde yasanan hayatlarin benzerlerini yasiyor olmam ve yazsam roman olur sozundeki romanlari Oguz Atayin eserlerindd goruyorum.Her insanin kendine yakin hissettigi yazar vardir benim Oguz Atay.Kimi zaman Hikmetim kimi zaman Selim.Herkes bir yerlere tutunma cabasinda iste o tutunamayanlardan biri benim.

39%
61%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

James Baldwin yalnızca başarılı bir romancı değil, aynı zamanda bir deneme yazarı ve gözüpek bir insan hakları savunucusuydu. Lithub, Baldwin’in doğumunun 94. yılında, 2 Ağustos günü,  çeşitli yazı ve söyleşilerinden oluşturulmuş getirilmiş bir alıntı derlemesi paylaştı.

İzleyici koltuğunun edilgenliğinden çıkıp sinemayla farklı düzlemlerde ilişki kurmak, yeri geldiğinde yönetmenin zihninde bir filmin nasıl tasarlandığının kapılarını aralamak isteyenler için Türkçede hatırı sayılır bir külliyat oluşmaya başladı.

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.