Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Vitrindekiler // Ağustos 2018



Vasat
Toplam oy: 65
"Yeni çıkanlar" rafının kalabalığı içinde gözden kaçabilecek metinlere dair izlenimlerimizi bu köşemizde topluyoruz. Vitrindekiler; son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

Viking Masalları (Yaz. Jennie Hall)


Hint, İbrani, İran ve Japon masallarının ardından Viking Masalları’nı da yayımladı Karakarga. Soğuk denizin en kuzeyinden kralların, savaşların ve denizlerin öyküleri... İzlanda’nın uzun, karanlık ve soğuk kış zamanlarında ateşin etrafında oturan ailelerin tekrar tekrar anlattıkları... Bir zamanlar yazılı olmayan, gezgin ozanların ezbere bildikleri bu efsaneler, şimdilerde çeşitli derlemelerle yanı başımızda. Bu kitapta da, bu hikayelerden bazıları yer alıyor.


Kızılderili Masalları (Yaz. Margaret Compton)


Japon, Hint, Rus ve Türk masallarının ardından Kızılderili Masalları’nı da yayımladı Maya Kitap. Kızılderililerin kadim ve renkli kültürlerinden beslenen masallar... Yakılan büyük ateşin çevresinde, kabilenin yaşlıları tarafından anlatılanlar... “Kimisinin ana teması dostlukken diğerininki korku ve ölüm olabiliyor,” ama her birinin ortak noktası, içinden doğdukları toplumun bir yansıması olmaları ve bir zamanlar sosyal hayatın tam merkezinde yer almaları...



Bir Kitap Bir Kitaptır (Yaz. Jenny Bornholdt)


Bir anlamda, kitap nedir, sorusunun peşinde dolaşıyor Jenny Bornholdt. Bir kitap, yalnızca bir kitap mıdır? Sarah Wilkins’in –bir örneğini yan “camda” gördüğünüz– harika çizimleri eşliğinde söz konusu soruya olası cevaplar okuyoruz. “Kitaplar okumak içindir,” cümlesiyle başladığına bakmayın; odamızda yere basmadan dolaşmak istiyorsak ne yapmalıyız, reçel kazalarını nasıl örtbas edebiliriz gibi kitapla ilişkileri ilk bakışta kolaylıkla kurulamayacak durumlar sizi bir hayli şaşırtabilir. Bu kitabın bir çocuk kitabı olarak hazırlandığı bilgisi de şaşırtıcı gelecektir; zaten bir çocuk kitabı, yalnızca çocuklara hitap eden bir kitap mıdır?



Kitap (Yaz. John Agard)


John Agard, sözü doğrudan “kitap”a vermiş kitabında. Yıllardır hakkında yazıp çizdiğimiz “kitap” alıyor kalemi bu sefer eline ve Neil Packer’ın –bir örneğini yan “camda” gördüğünüz– harika çizimleri eşliğinde tarihini/hayatının hikayesini anlatıyor. Yazıdan önce insanlar uzak yerlere nasıl mesaj gönderiyorlardı örneğin, ya da kitabın hayatına koyunlar nasıl girmiş olabilir? Peki ya asıl, e-kitap konusunda neler düşünüyor kendisi? Merak etmeyin, diyor, “beni ateşe atan nice insan tanıdım, biraz sanal uzayda gezinmek beni korkutur mu sanıyorsunuz?”

 

 

 

Görselin yüksek çözünürlüklü halini görmek için tıklayınız.

 

 

 

 


 

 

Görsel: Ece Zeber

 

 


 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her öyküde farklı bir arayışın, oyunun peşinde Doğukan İşler. Her öyküde dilinde, üslubunda bir farklılık getirmeye çalışıyor. Bu gayret onun öykü sayısında bir sınırlama getiriyor ister istemez. Ancak şunu net bir şekilde söylemem gerek. Onun hiçbir öyküsü, okurda “bunu daha önce okumuştum” duygusu uyandırmıyor.

Kral, eşi ve üç kızı bir adada yaşamaktadır: İlk bakışta Shakespeare’in Kral Lear ve Fırtına’sını birleştiren tuhaf bir senaryo gibi duruyor. Kral, yani baba, tehlikeli dış dünyayla ilişkilenebilen, adada ihtiyaç duydukları araç gereçleri almak için dışarıya çıkabilen tek kişidir. Kızların adada yaşayanlar dışında birileriyle iletişimiyse mümkün değildir.

Antik Yunan’dan beri kentli olmak kentle hemhal olmak anlamına geliyor. Kentler sokaklarında yürüdüğümüz, meydanlarında buluştuğumuz, dükkânlarından alışveriş yaptığımız kamusal alanlar. Demokratik yönetimleri gereği karar alma süreçlerine dahil olarak yaşadığımız kenti daha çok sahipleniyoruz. Kentlerin kimliğimiz üzerinde de belirleyici bir etkisi var.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.