Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Yayınevlerine Sorduk: Sonbaharda Ne Okuyacağız?




Toplam oy: 7
Edebiyat dünyası sonbahara bolca yeni havadisle giriyor; bol ödüllü kurmacalar, Türk edebiyatının merakla beklenen isimleri, külliyatlar, Türkçeye ilk kez çevrilecek yazarlar… “Sonbaharda ne okuyacağız” soruşturması tüm edebiyatseverlerin merakla beklediği yanıtları içeriyor.

TURKUVAZ KİTAP
“MANİFESTOSUNU KAPAKLARINDA TAŞIYAN KİTAPLAR”

Yayın dünyamızın güçlü kalemi Alev Alatlı’nın özellikle gençleri düşünerek yazdığı Nasihatname'ler, Feshüphanallah ve Hafazanallah'ın ardından başladığı hızda ve etkide devam edecek. Alev Alatlı’dan ayrıca popüler kültür üzerine bir kitabın ve romanın da müjdesini verebilirim. Murat Bardakçı’nın 19 Mayıs: Bir Devlet Operasyonu adlı kitabı da çıkıyor. Sadettin Ökten’le birlikte yazdıkları Dünyaya Geldim Gitmeye'nin ardından ikinci bir Kemal Sayar kitabı daha geliyor. Feridun Emecen’in Karadeniz Tarihi de yolda. Duayen gazeteci Yavuz Donat ise yakın tarihimizin “içeriden” hikayesini çok eğlenceli ama o oranda düşündürücü bir kitapta Şebnem Bursalı’ya anlattı. Kitabın adı, Off the Record. Çağdaş dünya edebiyatından çok önemli ve parlak edebiyatçıların eserleri de bu ay okurlarla buluşmaya başlıyor. Aralarında Domenico Starnone, Amelie Nothomb, David Chariandy, Ludwig Höhl, Claire-Louise Bennett ve Sayaka Murata var. Agatha Christie’nin çağdaşı ve en büyük rakibi olan Dorothy Sayers ile listelerde “gelmiş geçmiş en iyi polisiye yazarı” olarak yer alan Josephine Tey’in kitaplarını Türk okurlarla buluşturacağımız için de çok mutluyum. Çocuk kitaplarımıza gelince, işte onlar başlı başına konuşulması gereken bir konu. Geçen ay Jules Verne, Robert Louis Stevenson ve Jonathan Swift gibi yazarların eserlerini eşsiz illüstrasyonlarla ve büyük boy olarak yayınlamıştık, bu serimiz yeni kitaplarla devam ediyor. Bu tür işlere yerli yazarlarla da devam edeceğiz. Kendi yazarlarımızı içeren bir program oluşturabilmek ilk günden beri hedeflerimizdendi. “Minik Diyetisyenler” serimizi, Noktalama Dedektifleri ve Köpek Oteli gibi kitaplarımızı bu kapsamda değerlendirmelisiniz. Çocuklar için polisiye diye özetleyebileceğim “Nancy Drew”lar ve bir dönemin dünyada en çok okunan çocuk yazarı olan Gertrude Chandler Warner kitapları da macerasever küçükler için.

 

 

EVEREST YAYINLAR
“ASAF HALET’TEN MEVLANA’YI OKUYACAĞIZ”

Beşir Ayvazoğlu, kapsamlı bir Tevfik Fikret biyografisiyle okurlarıyla buluşuyor. Bol malzemeli, görselli, açıklayıcı notlu ve akıcı diliyle çok konuşulacak bir kitap. Bir diğer Beşir Ayvazoğlu kitabı da yazarın neredeyse yeniden yazdığı Ahmet Haşim kitabı. Artun Ünsal yemek kültürüne ve lezzet olgusuna iktidarlar üzerinden bakan İktidarların Sofrası, Hasan Ali Toptaş Beni Kör Kuyularda, Ayşe Kulin Hünkarı Kim Öldürdü – İçimde Kızıl Bir Gül Gibi ile, Pierre Bayard intihal meselesine farklı bir bakış açısı getiren Önceden İntihal ile sonbahar programımızda. Sonbaharla birlikte Hilmi Yavuz külliyatına başlıyoruz. Şairin bütün şiirlerini Bakış Kuşu ismiyle tek ciltte yayınlayacağız. Asaf Halet Çelebi’nin uzun zamandır baskısı olmayan kitapları art arda Everest Yayınları’nca yayınlanacak. Mevlana ile başlıyoruz.

 

KETEBE:
“IVO ANDRIÇ’IN TÜRKÇEDE OLMAYAN İKİ KİTABI YAYINLANACAK”

İvo Andriç’in daha önce Türkçede olmayan iki romanı Güneşli Taraf ve Hanımefendi yayına hazırlanıyor. İlyasah Shabazz’dan ( Malcolm X’in küçük kızı) babasının ilk gençlik yıllarını anlatan X isimli bir roman, Modern Arap Edebiyatı’nın en önemli kadın yazarlarından Radva Aşur’un Tanturalı Kadın’ı sonbaharda okurlarla buluşacak. Aliya İzzetbegoviç külliyatının yayın süreci de devam edecek. İbnülemin Mahmut Kemal İnal külliyatı da Ketebe’de olacak bu sezon. Biyografi serimizden ise Akira Kurusowa ile Wittgenstein biyografileri de yayına hazırlanmakta. Yerli edebiyat dizimizden ise İrem Ertuğrul'un ilk öykü kitabı, Selman Bayer'in yeni romanı, Ali Emre ve İsmail Kılıçarslan’ın yeni şiir kitapları, Samet Karataş ve Mehmet Emin Küçüker’in ilk şiir kitapları okurla buluşacak.

 

CAN YAYINLARI
“NORMAL İNSANLAR TÜRKiYE’DE DE ÇOK SEViLECEK”

Bu yıl Sally Rooney’den Normal İnsanlar, Carlos Fuentes’ten Doğmamış Kristof ve Yiğit Bener’in Acı Portakal’ı öne çıkıyor. The Guardian’a göre 21. Yüzyılın En İyi 100 Kitabı arasında değerlendirilen Normal İnsanlar (Normal People) yayımlandığı bütün ülkelerde çok satanlar listesine girmeye başarmıştı. Klasik serisi Moby Dick ile sürüyor. Mundi markamızdan ise Ayşe Başcı / Ekrem König: Dünyayı Dolandıran Türk kitabı geliyor. Doğu Yücel’den Öldüğünü Google’dan Öğrenen Adam ve Diğer Tuhaf Hikâyeler, Erdal Öz-Kemal Özer-Adnan Özyalçıner’den Arkadaş Mektupları da sonbahar programında.

 

SİREN YAYINLARI
“NICKEL ÇOCUKLARI ÇOK KONUŞULACAK”

Bu sonbaharda en çok konuşulacak kitaplarımızdan biri Colson Whitehead imzalı Nickel Çocukları. Kendinden söz ettirecek kitaplardan bir diğeri ise Valeria Luiselli imzalı Kayıp Çocuk Arşivi. Seda Ersavcı’nın çevirisiyle yayımlanacak olan bu benzersiz roman Meksika ile ABD arasında ölümü de göze alarak yürüyen çocukların öyküsünü göçmen bir ailenin yol serüveninin ışığında anlatıyor. Sonbaharın en güzel sürprizi, Yaşadığımız Dünya serimizde yer alacak Jonathan Safran Foer kitabı Bizim Havamız. Jack Kerouac, David Foster Wallace, Rebecca Solnit, Henry Miller, Muriel Spark ve Shirley Jackson gibi modern isimlerin yeni yayımlanacak eserleri de programımızda.


YKY
“ERLEND LOE KADININ FENDI iLE YKY’DE”

Erlend Loe’nin yeni kitabı Kadının Fendi sonbahar programımızda yer alıyor. İspanyol edebiyatının yaşayan önemli isimlerinden Javier Marias Duygusal Adam ile okurlarla buluşacak. Planlanan diğer kitaplar da şöyle; Ekrem Alican –Günlükler, Alberto Manguel - My Fabolus Monsters, John Gray- Seven Types Of Atheİsm, Marc Engelhardt - Die Flüchtlings Revolution ve Selçuk Baran’ın oyunu Türkan Hanım’ın Ölümü. Ayrıca 2020’de de Ian McEwan, Philip Roth, Hermann Hesse, Anton Çehov gibi önemli yazarlarımıza devam edeceğiz.

 

VADİ YAYINLARI
“GÖKHAN ÖZCAN’DAN YENI KİTAP GELİYOR”

Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ise ilk tefsir/tercüme çalışması olan ve Kazım Kadri tarafından kaleme alınan Nurü’l Beyan adlı eser raflarda yerini alacak. William McNeill’in kendi kaleminden Hakikatin Peşinde ekim ayında raflarda… Amerika’nın Kanlı Tarihi adlı eserin devamı niteliğinde olan Hollywood’un Karanlık Tarihi’nde ise, pırıltılı sahne ışıklarının altında yatan karanlık bir dünyanın perdeleri aralanıyor. Gökhan Özcan okuyucularına müjde! Yazarımız Açık Pencere adlı kitabıyla güz döneminde okuyucularıyla buluşuyor.

 

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
“PEYAMI SAFA’NIN ZENGİN ARŞİVİNİ NEŞRETMEYE BAŞLIYORUZ”

Cingöz Recai külliyatıyla neşretmeye başladığımız Peyami Safa’nın Server Bedi müstearıyla kaleme aldığı kitaplarda yeni bir evreye giriyoruz. Cingöz Recai, Cıva Necati, Tilki Leman, Çekirge Zehra, Kartal İhsan gibi polisiye karakterlerin dışında kalan Server Bedi eserlerinin yayımı Zıpçıktılar adlı romanla başlayacak. Zıpçıktılar’la başlayacak olan seride, şimdilik elliye yakın kitap tespit edildi ki bunların bazıları Peyami Safa bibliyografyalarında ve kataloglarda yer almayan yeni keşiflerden oluşuyor. Türk şiirinin yaşayan önemli isimlerinden Süleyman Çobanoğlu’nun Tamgalar adını taşıyan yeni bir dosyası neşredilecek. Caner Çaylak’ın Semud’un Torunları adlı hikâye dosyasının da ilgi göreceğine inanıyoruz.

 

YÜZKİTAP
“TAYGA SENDROMU SEZGİSEL BİR OKUMA BEKLİYOR”

Sonbaharda Meksikalı yazar Cristina Rivera Garza’nın Tayga Sendromu’nu ve Claire Watkins’in Nevada adlı kitabını yayımlayacağız. Tayga Sendromu okurdan sezgisel bir okuma bekleyen, gerçekle hayal arasında salınan bir dedektif noir. Tobias Wolff-The Story Begins, Tatyana Tolstaya-Aetherial Worlds, Felisberto Hernandez-Seçme Öyküler, Walter Kempowski- Alles Umsonst ise 2020 yaz sonuna kadar yayımlayacağımız kitaplar.

 

İLETİŞİM YAYINLARI
“DİLİMDEKİ ACI GASTRO-KURMACA ALANINDA DİKKAT ÇEKİYOR”

Hakan Bıçakcı’nın Normal Nefes Almaya Devam Edin, Ercan Kesal’ın Velhasıl ve Gökçer Tahincioğlu’nun Kiraz Ağacı kitapları Türkçe edebiyatta öne çıkıyor. Çeviri edebiyatta ise Fitzgerald’ın 1 Mayıs’ı, Turgenyev’in İlk Aşk’ı ön planda. Ruhun Gıdası Kitaplar dizimizden çıkacak olan Monique Truong’un yazdığı Dilimdeki Acı ise gastro-kurmaca alanında dikkat çekici olacağını düşündüğümüz bir roman...

MONOKL YAYINLARI
“A. L. ANTUNES DÜNYANIN SONUNDAKİ YER İLE İLK KEZ TÜRKÇEDE”
Eylülde Kobo Abe’nin Virane Harita’sı ve Clarice Lispector’un Yabani Kalbin Yakınlarında kitapları Monokl’da. İlay Bilgili’nin Talan adlı öykü kitabı da Monokl’dan çıkacak. Ekimde adı Nobel için geçen Antonio Lobo Antunes Dünyanın Sonundaki Yer kitabıyla ilk kez Türkçede. Şair İnanç Avadit de Canavarın Kalbi kitabı ile Monokl’da. Kasım programımızda Amerika’da fırtınalar koparan Ta Nehisi Coates’un ilk romanı Su Dansçısı var. Ayrıca Nobel ödüllü Çek yazar Czeslaw Milosz’un İssa Vadisi romanı da Kasım’da geliyor. Knausgaard Kavgam’ın 1200 sayfalık son kitabı Son da programımızda.

DOĞAN KİTAP
“MILTON’IN SIRRI ÇOK İYİ BİR KİTAP”
Ekim ve kasım aylarında Gupse Özay, Ceyda Düvenci ve Elif Şafak kitaplarımız okurlarla buluşacak. Kitapların isimleri henüz netleşmedi. Eckhart Tolle’un Milton’ın Sırrı heyecan duyduğumuz bir kitap. Dünyada çok önemli bir mindfulness uzmanı olan yazar, kitabında akran zorbalığı üzerinden anda olmak meselesini çocuk ele alıyor. Bir de Newberry Ödüllü yazar Erin Entrada Kelly’nin Merhaba Evren kitabı geliyor.

METİS YAYINLARI
“MURATHAN MUNGAN’IN ÇAĞ GEÇİTLERİ ÖNE ÇIKIYOR”
Sonbahar programımızda Murathan Mungan’ın yeni kitabı Çağ Geçitleri, Ayşegül Devecioğlu’ndan Güzel Ölümün Öyküsü, Bülent Batuman’ın Milletin Mimarisi, Byung-Chul Han’ın Psikopolitika, Carlos Fonseca Hayvan Müzesi ve Sebahattin Şen’den Gemideki Hayalet kitapları öne çıkıyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son birkaç yıldır sanata olan ilgi ülkemizde gitgide artıyor. Bu durumun farkında olan yayıncılar da daha fazla sanat kitabı yayınlıyorlar. Özellikle Batı resmi/sanatı hakkında ülkemizde genel kültür az olduğu için bu alana hitap eden kitapların sayısında ciddi bir artış var.

Edebiyat kelimesinin en büyük talihsizliği zaten biliniyor olması. İnsanların “zaten biliyorum” deyip sözlüklere müracaat etmediği talihsiz kavramlardan biri edebiyat. Hiç okumasak da, elimizden romanlar, öykü kitapları düşmese de edebiyat orada bir yerde aşikâr olarak durur zaten. Edebiyat kelimesinin ilk anlamı ile mecaz anlamı arasındaki tezat ise rahatsız edicidir.

Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

Şule Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Fantastik Şeyler ile okuyucu ile yeniden bir araya gelen Naime Erkovan, edebiyatın toprak sahasına adını ilk olarak Beşinci Düğme ile yazmıştı. Aynı eserinde “Her şey gezegenlerin konumu yüzünden’’ diyordu Erkovan. O sebepten mi yoksa başka nedenle mi bilmem, ama önemli bir mevzu bence de.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.