Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Yazın size boş vakit bırakmayacak denli uzun 10 kitap




Toplam oy: 101

Tatilde bavula atılacak kitaplar konusunda iki zıt görüş var. Bir taraf sıcağın yarattığı rehavet içinde ancak hızlı okunacak, "hafif" ve kelimeleri tasarruflu kullanan kitapları tercih ederken, diğer taraf ise bunun tam tersi istikamette ilerliyor. Hayatın akışının yavaşladığı yaz aylarında artan "aylaklık hakkı"nı, uzun zamandır beklettiği, başlamaya cesaret edemediği uzun soluklu ve bol labirentli okumalar için saklıyor.

 

İkinci yolu tercih edip hacimli kitapların sayfaları içinde kendinizi kaybettiğinizde, hem okunacaklar listenizden birkaç "büyük yapıt"ı silebilir hem de yaz aylarının bazen tekdüze ve kuru gelen rutinlerinden sıyrılmanın en güzel yolunu keşfedebilirsiniz.

 

Bustle'ın önerdiği uzun yaz okumalarını kendi önerilerimizle harmanladık ve pek çoğu modern klasik niteliği taşıyan 10 kitaplık bir liste ortaya çıkardık. Gerisi size ve gölgede, ağaç altında, hafif bir rüzgarın eşliğinde geçirebilireceğiniz vaktin bolluğuna kalmış.

 

 

 

 

1) Seksek - Julio Cortazar

 

 

 

 

 

2) Sahipler - A. S. Byatt

 

 

 

 

 

 

 

3) Düzeltmeler - Jonathan Franzen

 

 

 

 

 

4) Yaşam ve Yazgı - Vasili Grossman

 

 

 

 

 

 

5) Niteliksiz Adam - Robert Musil

 

 

 

 

 

 

 

6) Gülün Adı - Umberto Eco

 

 

 

 

 

 

7) Mıntıka - Mathias Enard

 

 

 

 

 

 

8) Geceyarısı Çocukları - Salman Rushdie

 

 

 

 

 

9) 2666 - Roberto Bolaño

 

 

 

 

 

 

 

10) Shantaram - Gregory David Roberts

 

 

 

 

 

 

 

AB

 

 

 

 


 

 

 

Görseller: Unsplash

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Müslüm filminin başındaki bir sahne, popüler müzik türlerinde yaygın olan şarkıyı yüksek sesle, âdeta bağırarak okuma modasının ve aynı zamanda arabeskin Batı müziğinin ötekisi olarak gösterilmesi durumunun tersine ışık tutuyor gibidir. Öyle ki sanki bu ışık belli olsun diye Müslüm Gürses dinleyicisinin karşısına çıkarken elektrik kesiliyor.

Filmlerinde değişen, kentleşen, modernleşen Japonya’ya dair arka planda sunduğu nefis detaylarla farklı bir sineması var Yasujiro Ozu’nun. “Geç Gelen Bahar” (1949), “Erken Gelen Yaz” (1951) ve “Tokyo Hikâyesi”ni (1953) muhakkak görün isterim. Ama Japon Sineması’nda keşfedilmesi gereken Ozu haricinde de çok nitelikli yönetmenler var. Miyazaki’yi şahane animasyonları vesilesiyle duymuşsunuzdur.

Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

Tavuk tandır aldım tepsiye. Pilav üstü az kuru, lahana sarma, yanına çorba, salata ve ayran.” Bu cümleleri bir bilimkurgu hikâyesinden okuma ihtimaliniz nedir? Müfit Özdeş’i okumadıysanız buna ihtimal vermezsiniz elbette. Ancak okuduysanız bu soruyu sormamın ne kadar abes olduğunu en iyi siz takdir edeceksiniz.

 

Bir kütüphane için sahip olduğu kitapların çeşitliliği, niteliği ve sayısı başlıca gurur kaynağı ama modern kütüphaneler sahip oldukları kitaplardan çok daha fazlası artık; tasarımıyla, teknolojik donanımıyla, sahip oldukları kitap dışı koleksiyonlarıyla, neredeyse bir müze olabilecek denli geniş eserleriyle...

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.