Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

KİTAPLARIN KİTABI



Toplam oy: 63
Yavuz Ekinci
Doğan Kitapçılık

Sanata, doğuşundan bugüne kadar yön vermiş kadim konular, sanıldığı kadar çok değildir. Birkaç başlık altında toplanabilecek bu temalar, her sanatçının elinde başka bir surete bürünüp, farklı eserlere kaynaklık etmiş olsa da,  en büyük yapıtlar yine bu kadim konuların etrafında dönen yazarların kaleminden çıkmıştır. (edebiyat açısından) Ölüm ve ölümsüzlük, şüphesiz bu vazgeçilmez konuların başında gelir; tıpkı ölümsüz aşk, suç ve ceza, temaları gibi. İnsanın kaçamayacağı en keskin gerçek ölüm olunca, ölümsüzlük uğruna harcanan çabadan geriye bize,  trajik metinler, unutulmaz dramlar, devasa yapılar, büyük eserler, nihayetinde hayat denilen kaosun ta kendisi kalmıştır. Birinin yıkarak, diğerinin yaparak, ötekinin yazarak baş etmeye çalıştığı bu bereketli tema; Gılgamış’tan başlayıp kutsal metinlere uzanıp, En Uzak Sahil’den Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş’a varıp, sonrasında Yavuz Ekinci’nin ilk romanı Tene Yazılan Ayetler’de soluklanıyor. Ölümsüzlük arayışı içinde olanlarla  (Asvas, Berzah) ölme arzusu içinde kıvrananın (Utanapişti) arasında dünya kütüphanesini gezen bir ilk roman.

Asvas, birçok yazarı kıskandıracak güzellikte büyük eserler yazmış, birçok hayran edinmiş ve romanın diğer önemli kahramanı Utanapişti ile tanışmış, sonrasında faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş bir yazar. Utanapişti’nin uzun seyahatini bizzat kendisinden dinleyip kaleme alan Asvas’a hayran Berzah adlı pek de başarılı olmayan bir başka  yazar ise Asvas’ın hayatını ve karanlık cinayeti sorgulamak için bir iş adamı tarafından görevlendirilir. Romanın bu bölümü polisiye kıvamında, doksanlı yılların başında Güneydoğu’da geçer. Öte yandan tanrılar tarafından ölümsüzlük cezasına çarpıtılan Utanapişti ise;  bir ecelin peşinde, yaşamın ağırlığını sırtında taşımaktan yorgun düşmüş, tufandan bugüne kadar binlerce kimlik içinde hayatını sürdürüp günümüze kadar gelmiştir.

Roman kahramanı Utanapişti insanlığın tarih boyunca yaptığı yolculuğu tam bir yazara yakışır bir şekilde Borgesvari bir saikle kitaplar, yazılı metinler arasında yapmış, yaşamış birisidir. Kimi zaman Bin Bir Gece Masalları’na konuk olmuş, kimi zaman sarayda zalim Dehhak’ın aşçısı olarak terfi etmiş, yakın zamana uzanıp Calvino siluetinde yer altı şehirlerine dadanıp, Saramago olup körlerin dünyasına vakıf olduktan sonra başında geçen her şeyi Asvas’a anlatıp, ortadan kaybolmuştur.

Romanın metinler arası bu bariz ve yer yer dolaylı göndermeleri sayesinde yazarın bir nevi öncülü ve hatta -Asvas’ın şahsında-  varlık nedeni olarak gördüğü tüm sanatçıların resmi geçidine şahit oluyoruz.  Böylece Yavuz Ekinci’nin harflerden dokunan,  kitaplardan müteşekkil dünyasına daha yakından bakma fırsatı yakalıyoruz.

Utanapişti,  harflerin meydana getirdiği kitaplar,  seslerin hayat verdiği efsanelerden ibaret bir kahraman. Aynı zamanda sanatçının ürettikleriyle ölümsüzlüğe ulaşma çabasının fantezi dünyamızda karşılığına denk düşer. Eserleri başında canı çıkıp,  iyi şeyler yazmak uğruna ölümü dahi göze alan birçok yazarın arzuladığı ölümsüzlüğün olumsuz bir tezahürü olarak da yorumlanabilir Utanapişti’nin yaşadıkları. 

Hem romanın iki ayrı bölümü arasında hem de kahramanların arzu dünyalarında ölüm ve ölümsüzlük paradoksu sürekli sorgulanır. Bu paradoks bazı yerlerde bir adım daha öteye giderek yaşama ve sanat çelişkisine bürünüverir. Sınırların iyice kaybolup neyin gerçek neyin kurgu olduğunun flulaştığı yerlerde ise kitabın düalistlik yapısı iyice ortaya çıkar. Bu düalistlik düşüncenin Utanapişti’nin bilgeliği ve arzuları kisvesinde iyiye, Berzah ve Asvas’ın yaşadıkları ile kötülüğe denk geldiği bile söylenebilir.

Çok katmanlı ve birçok okumaya açık bir metinle karşı karşıyayız. Utanapişti sadece dünya kütüphanesinde değil Ekinci’nin önceki öyküleri arasında da dolaşıp soluklanmaktadır. “Sırtımdaki Ölüler” kitabının bitmemiş öyküsünün kahramanı Abdulsettar’ın yarım kalmışlığı bu romanda nihayet bulur. Ekinci, aynı zamanda Asvas’ı önceki öykü kitaplarının yazarı yaparak bir nevi kendi alter egosunu yaratmaktadır. Bu mevzu kanımca farklı bir yazının konusu olacak kadar ilginç ve eğlenceli bir konu.

Tene Yazılan Ayetler,  bir “kitapların kitabı” olarak da algılanabilir. Sinema dünyasında Tarantino’nun Soysuzlar Çetesi’ne bu paralelde bir benzerlik arz etmektedir. (bkz. Fırat Yücel, Altyazı dergisi sayı, 86) Tam da bu noktada Godard’ın söyleyip Jim Jarsmusch’un kendine rehber edindiği meşhur aforizmasını hatırlamakta fayda var: Bir şeyi nerden aldığınız değil,  onu nereye götürdüğünüz önemli. Ekinci, tüm kaynaklarını olduğu gibi sıralarken, tam da bu aforizmanın izinde gidiyor gibidir. Yeni olan bir şeyin olmadığı, yapılanın, eskilerin bir üst kurmaca ile birbirine zincirlemesi olduğunu gösteriyor. Böylece postmodern romanın kapısını aralıyor.

Yazarın edebiyata bir saygı duruşu ve iflah olmaz bir kitap tutkununun tezahürü niteliğinde olan bu roman, Ekinci’nin nasıl da metinlerarasında kurgusal bir dünya inşa ettiğinin ve sanatın gerçekten geri kalır bir tarafının olmadığının da açık bir göstergesi.

Bu romanda yazarın zihninin ve bedeninin âdeta metinler tarafından kuşatıldığına şahit oluyoruz. Kutsal kitaplar, söylenceler, günümüz meşhur yazarları... Tabi kaderinden memnun olma hali. Bu yargımızı daha da ileri bir noktaya taşırsak,  burada yazıya hakim olan yazarın değil; yazara hakim olan yazının ta kendisini olduğunu görüyoruz.

Evet; sanata, edebiyata ram olmuş bir yazar ve bir solukta okunabilecek bir ilk roman.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Meksikalı Juan Rulfo, yaşadığı kadar yazan biri değil ne yazık ki. Fakat onun, kaleme aldığı az sayıdaki yapıtıyla pek çok ismi etkilediğini söylemek lazım. Ülkesi Meksika ve Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden olan Rulfo'nun tek romanı Pedro Paramo.

 

Heinrich Böll’ün Can Yayınları’ndan çıkan öykü kitabı, duyguları alt üst eden, insan elinden çıkma vahşetin sahici korkunçluğuyla bir kere daha yüzleştiren, can yakan bir kefaret öyküleri seçkisi.

 "Biz kendimizi, kendi köyümüz dışındaki her yerde rahat sayan huzursuz insanlarız.” Cesare Pavese.

   

Ben hizmetçilerle büyümedim ama hizmetçilerle büyüyen akrabalarla büyüdüm. Sıklıkla gittiğim bir evin sahiplerinin iki şoförü, bir aşçısı, üç temizlikçisi vardı; daha büyük evler, daha zengin ev sahipleri, daha geniş hizmetçi kadroları gördüm.

Ankara’da Öykü Günleri’nin ilki yapılıyordu. Özcan Karabulut’un öncülüğünde düzenlenen Öykü Günleri, o günlerde önce öykü ve öykücüler, sonra tüm edebiyat dünyamız için bulunmaz nimet olmuştu. Ki, o güne dek edebiyat dergilerinde bile tek tük yayınlanırdı öykü; yazılmadığından, okunmadığından mı? Sanmıyorum. Öykü Günleri, öykücülüğümüze büyük hareket getirmişti.

Auster, tam da böyle yapıyor işte. Demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan, totaliter rejimlerin varlığıyla beslenen ülkesinden bizlere sesleniyor.

Daha geçen cumartesi Zizek İstanbul’dayken söylemişti, kapitalizmin demokrasiyle bağı kalmadı diye. Kapitalizmin burjuva demokrasisi getirdiği fikrinin/hayalinin artık gözle görülür bir şekilde çöktüğünü, kapitalizmin totaliter rejimlerden beslendiğinin altını çizmişti.

Söyleşi

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 

ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
52% (15 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
28% (8 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
21% (6 oy)
Oy veren sayısı: 29

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun