Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

Pleasantville'den Sex and the City'e



Toplam oy: 706
Dorian Solot, Marshall Miller
Aganta Kitap
Yaşasın Orgazm, "Orgazmı seviyoruz" mottosuyla yollara düşen, cinsellik ile ilgili pek çok sorunun cevabını verebilmeyi ülkü edinen, çok denekli, çok metotlu, çok bilgilendirici, çoğulcu bir midi ansiklopedi.

"Aşk ölçülemez, oysaki ölçüsüz bilim olmaz. Bu sebeple aşkı hep dışarıda bırakmayı seçtim…" (Alfred Kinsey) Kadın orgazmı hiç kuşku yok ki şık bir konu. Onu konuşulmaya ve incelemeye değer kılan şey, kadın bedeninin kendine dair söyleyeceği sözleri olmasıyla ilişkili olmalı. "Henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: Kadın ne ister?" Sigmund Freud bu soruyla hemhal edeli uzun bir süre oldu. Artık kadın ruhunun ya da bedeninin ne istediğini ölçülendirebildiğimiz, standardize etmekten imtina edip farklı keşifler içinde yürüyebileceğimiz parkurlar vadeden çalışmalar var. Şükür ki...

 

ABD'de, ülkenin çeşitli eyaletlerinde, yetişkin sağlık eğitim merkezlerinde ve üniversitelerinde kadın orgazmı, sağlıklı cinsellik üzerine eğitimler veren Dorian Solot ve Marshall Miller'ın, görüşme ve anketlerden derledikleri Yaşasın Orgazm (I ♥ Female Orgasm), raflarda boy göstermeye başladı. Bununla birlikte bu alanda gösterilen gayretler ve ortaya çıkartılan raporlar, mevzunun dillendirilmesinin konfor sayılabileceği, ferdi olduğumuz coğrafyalarda daha da önem kazanmakta. Çalışma alanının yarattığı "kıkırdamalı" deneyimler, 1950'li yıllardan bu yana gerek Alfred Kinsey'in, gerekse William Masters ve Virginia Johnson'ın beraber çalıştıkları cinsellik haritalarını, gündelik jargonumuza "geyik" yapma olanağı da sunan raporlar olarak format etmiş olsa dahi, şakanın kendi gerçeğini kastetmediğini kim iddia edebilir? Üstelik Virginia Johnson'ın, asistanı iken sonradan eşi olacağı William Masters'ın ve onun öncüllerinin tespitlerine bir kadın sesi getirerek, kadın cinselliği konusundaki suskunluğu provokatif tavrıyla domine etmesi, bugün için de özgürleştirici bir çaba olarak ilgimizi beklemekte.

 

"Seks kusursuz olmayan bir sanattır…"

 

Yaşasın Orgazm, "Orgazmı seviyoruz" mottosuyla yollara düşen, cinsellik ile ilgili pek çok sorunun cevabını verebilmeyi ülkü edinen, çok denekli, çok metotlu, çok bilgilendirici, çoğulcu bir midi ansiklopedi. Ancak ansiklopedi gibi sesi apatetik değil. Gerçekten seks ve beden üzerine değişmeyi, dönüşmeyi arzu eden herkese kapısını sonuna kadar açan, bildiğimizi, sakındığımızı, korktuğumuzu, sevdiğimizi ve eğlendiğimizi düşündüğümüz tüm tecrübe ve fantezilerimizi görünür hale getiren bir çalışma.

 

Neşeli bir okuma pratiği öneren Yaşasın Orgazm, partnerlere bedenleriyle tanış olmalarını hatırlatan, haz ve arzu konusunda sunduğu teknik ve oyuncaklarla yönlendirmeler yapan, orgazm ile ilgili pek çok mitolojik efsanenin endüstriyel bir düş olduğuyla ilgili edinimlerini paylaşan ikna edici seçkisiyle karşımıza çıkıyor. Öte yandan da çiftlerin seksi yaşarken birbirlerinden ne istiyor olacağıyla ilgili reçeteler sunmak yerine, talep etmenin ve konuşmanın en kişisel seçim olacağı yönünde önemli uyarılar yapıyor. Çalışmanın kadın orgazmı ile ilgili en ortodoks göndermelerden, en devrimci olanına değin, sinema ve dizi sektörünün referanslarından da yararlanması okuma eylemini zenginleştiren dokunuşlar şüphesiz. Ama çalışmanın en mühim ön görüsü sağlıklı bir cinsel hayatın, kadının kendi orgazmının sorumluluğunu üstüne alması ile mümkün olacağını söylemesi. Aynı zamanda doğacak kaygıları ortadan kaldırmak için bu savı, erkeğin de kendi erkeklik iktidarından vazgeçebilme becerisini gösterip, pusulayı ve haritayı partnerine bırakabilmesi yönündeki esnekliğiyle güçlendirmesi. Bununla birlikte Yaşasın Orgazm, toplumsallaşan cinsiyetlerin ötesinde cinsiyet kimliklerini aşabilmiş tüm aşk ve seksleri mesele edinen bir çalışma.

 

Bir âşık özgürleşemeden diğerinin de özgürleşemeyeceği kanısıyla farklı deneyimleri paylaşan kitap, iddialarının gücünü bu gerçekten alıyor. Hazzın, aşkın, cinselliğin ve fantezinin erotik kıldığı biricik yer olan zihnimizin, bu konuda kuşanmış olduğu her zırhı soyunup diğer bedeni gerçekten kucakladığında o büyük orgazma ulaşabileceğini salık veriyor. İlk kez Jacques Lacan'ın ortaya attığı Jouissance (küçük ölüm) kavramının yarattığı metaforik gönderme de mevzunun derinliğini işaretliyor.

 

13 Temmuz'da ikinci sezonu ile ekranlarda yerini alan Showtime kanalının Masters of Sex adlı yapımı ve insanların bilinçaltını deşerek cinsel hayatları hakkında önemli bulgular edinen Alfred Kinsey'in yaşamının anlatıldığı 2004 tarihli Kinsey adlı yapım, okuma pratiğinin yanında başka güçlü kazanımlar için de yeşil ışık yakan diğer çalışmalar.

 

Yaşasın Orgazm Deniz Aycan çevirisiyle, kadınlar için sıradışı bir orgazm rehberi önerisini okurların merak ve ilgisine sunuyor. Ancak bu öneri, erkek okurları da pek çok edinim elde edeceği çarpıcı anlatım olanaklarıyla metne davet ediyor. İlerleyen başlıklar altında, bu alanda yapılmış diğer çalışmalara referans vermesi metne, akademik olmayan kaynak olma özelliği de katıyor.

 

Her kitabın kendi rengine yakışan bir müziği olabiliyor. Yaşasın Orgazm okurlarına, orgazmik sesiyle Donna Summer'ın coşkusunu katmayı da öneriyor gibi...

 

 


 

 

* Görsel: Gençay Aytekin

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Kendi anlatı evrenini kuran, hikâyelerini birbirine teyelleyip size aşina bir karakteri başka bir öykünün kıyısından geçiren yazarlara pek meftunum. Bunun nedeni kültürel kodlarımıza kazınan Binbir Gece tarzı anlatılar olabileceği gibi Borges’i pek sevmemize neden olan oyuncu tavır ya da postmodern estetiğin parçalanmış gerçeklik fikri de pekâlâ olabilir.

Kan İzlerinin Peşinde, 2016 yılında önce Man Booker ödülüne aday gösterilmiş, sonraysa ödülün finalistleri arasına kalmıştı. Man Booker ödüllerinde bir polisiye-gizem romanının finale kalmasına pek sık rastlanmıyor; küçük bir yayınevinden çıkan bu polisiye, o dönem insanları bir hayli şaşırtmış ve merak uyandırmıştı.

 

Asimetri Lisa Halliday’in ilk kitabı. Kitap, Time ve New York Times tarafından 2018’in en iyi on kitabı arasında gösterilirken Elle, Oprah Magazine, Kirkus Review gibi birçok mecra da 2018’in en dikkat çeken eserlerinden biri olarak niteliyor kitabı.

 

Ağaçlar’ın dilinden anlıyor muyuz? Yazıldığı dil Almancayı kastetmiyorum elbette, bu yazıda üzerinde duracağım dil evrensel, doğanın dili. Peki ağaçların sesine kulak vermemize vesile olan şey ne? Bir kitap. Hermann Hesse’nin bütün eserlerinin bulunduğu 20 ciltlik baskıdan Volker Michels tarafından derlenmiş Ağaçlar dilimize çevrilerek Kolektif Kitap etiketiyle okura sunuldu.

Aynur Dilber’in ilk öykü kitabı Az Hüzünlü Bir Yer (İz Yay. 2018), gerçekçi ve gerçeküstü tarzda öyküler içeriyor. Ben kendi payıma, kitaptaki gerçeküstü öyküleri daha çok beğendim. Bu beğeninin elbette öznel bir tarafı var ama gerçeküstü öyküleri neden daha çok beğendiğimi kendime sorduğumda, bunun tek sebebinin benim edebiyat zevkim olmadığını itiraf edeyim. Ne demeye çalışıyorum?

Söyleşi

100. sayımızla birlikte hazırlamaya başlayacağımız Yayınevi Hikâyeleri’nde sözü alternatif işler üreten, okurları edebiyatın özgün örnekleriyle tanıştıran sevdiğimiz yayınevlerine bırakıyoruz.

ŞahaneBirKitap

Sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu eserinde sanayi devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alıyor.

Editörden

Ütopya fikrinin ortaya çıktığı Ortaçağ Batı’sı, insanlığa karanlık bir gelecek vaat etmesine rağmen, kendi topraklarında doğmuş “rahatsız ruhlar” eliyle her zaman temize çekildi. Birilerinin ütopyası, başka birilerinin distopyası oluyordu çünkü. Batı’nın en parlak ütopyası İngiltere’dir ve ne hikmetse ütopya dediğimiz tür de İngilizler eliyle pazarlanmıştır tüm dünyaya.