Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Sizin Kafka’nız hangisi?



Toplam oy: 33

Kafka kült bir isim. Sadece eserleriyle değil, hayat öyküsüyle ve hatta fotoğrafıyla da... Dolaşımdaki iki fotoğrafı Che ya da James Dean’inkiler gibi dünyada en çok bilinen fotoğraflardan. Yüzü marka haline gelmiş. Hediyelik eşyalara, tişortlara basılmış. Fotoğraflarındaki masum bakışla birlikte hayat öyküsü birleşince bu imge daha da kuvvetleniyor. Genç yaşta veremden ölmüş olması, hayattayken hiç tanınmamış bir yazar olması, “ben ölünce tüm eserlerimi yakın” vasiyeti, ölümünden sonra kitaplarının yayınlanması, despot baba, kırık aşk hikayeleri, kadınlarla hiç ilişki kuramamış olması, kötü iş koşulları, yoksulluk, azınlık olmak... Kitap okuyan okumayan herkes onu tanıyor, hayat öyküsüne aşina.  

Kafka’nın bize anlatılan hayat hikayesinin pek gerçekçi olmadığına dair kuşku tohumları iki yıl önce, 2008’de yayınlanan haberlerle atılmıştı. Ünlü Kafka uzmanı James Hawes, basına yaptığı açıklamalarda hayat hikayesinde cinsellikle hiç ilişkisi olmadığı anlatılan Kafka’nın aslında porno meraklısı olduğunu söylüyordu. Hawes’e göre Kafka porno dergilere aboneydi ve bu dergilerden bazıları evindeki gizli bir çekmecede bulunmuştu. Hawes, Kafka'nın, not tuttuğu bazı hikâye metinlerinde de pornoya varan bir dil kullandığını, birçok tarihçinin bu belgeleri, "yazarın dünya edebiyatındaki imajını zedelememek" için kamuoyundan sakladığını da öne sürüyordu.    

James Hawes’in bu açıklamalarının amacı İngilizcede yeni yayınlanan Kafka hakkındaki kitabını tanıtmaktı. Gerçekten de bu açıklamalar çok etkili oldu ve James Hawes’in kitabı çok konuşuldu, tartışıldı. Hawes’in olay kitabı geçtiğimiz günlerde Sel Yayıncılık’tan Suğra Öncü çevirisi ile Türkçede yayınlandı. James Hawes “Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka Okumalısınız”da Kafka mit’ini yaratan “uydurulmuş” hayat hikayesini, onun için yaratılmış efsanelerin gerçekliğini sorguluyor.

Hawes, kitabına ilgi uyandırmak için açıkladığı sansasyonel porno koleksiyonunun işin sadece bir parçası olduğunu yazıyor. Kafka’nın kadınlarla ilişkisinin pek de sorunlu olmadığını, genç yaşlardan itibaren bir çok kadınla ilişkiye girdiğini, o dönem Prag’da çok yaygın olan randevuevlerinin gediklilerinden olduğunu belgeleriyle açıklıyor. Kafka’nın meşhur iki fotoğrafından melon şapkalı olanının aslında kadrajlı bir fotoğraf olduğunu, fotoğrafın kesilen yanında genç bir kadının bulunduğunu açıklıyor. Prag gecelerinde hafif meşrepliğiyle iyi tanınan Hansi Szokoll bu kadın.

James Hawes, adım adım Kafka efsanesini oluşturan mitleri çürütüyor. Kafka’nın fotoğraflarda oluşturulmaya çalışılan ufak tefek, ezik imajının aksine 1.90 boyunda, yapılı, kendine iyi bakan, sadece sebzelerle beslenen bir genç olduğunu belirtiyor. Hukuk eğitiminde başarılı olmuş, doktorluk payesi almış. İş koşullarının da hiç de söylenildiği gibi olmadığını, Dr. Franz Kafka’nın işinde başarılı, sevilen bir yönetici olduğunu, patronlarınca çok sevildiğini ve çok dolgun bir maaşı olduğunu anlatıyor. Patronları Kafka’yı öyle seviyorlarmış ki, askerlik görevini erteletip savaşa gitmesini bile önlemişler. Zengin bir ailenin çocuğu olan, iyi para kazanan Kafka, Prag sosyetesinde de önemli bir konuma sahip. Prag gazetelerinde sık sık adı geçiyor. Genç kadınların gözdesi.

Hawes, Kafka’nın sadece Prag’da Almanca konuşan Yahudi azınlık içinde bilindiği ve  ölümünden sonra tanındığı tezinin de doğru olmadığını kanıtlıyor ki bunu öğrenmek çok da zor değil. Wikipedia’ya bile baksanız ölümünden önce ne kadar çok eserinin yayınlandığını görüyorsunuz. Kafka, eserlerini yayınlatmaya başladığı ilk yıllardan itibaren Almanca konuşulan ülkelerde bilinen bir yazar olmuş. Kitaplarını büyük Alman yayıncılar yayınlamış, öyküleri iyi Alman dergilerinde çıkmış ve bir de önemli edebiyat ödülünü kazanmış. Yayıncılar Kafka’nın başarılı olacağından o kadar eminmiş ki savaş koşullarına rağmen transferler, avanslar bile söz konusu olmuş.     

Kafka mit’ini oluşturan en önemli figürlerden biri “despot baba”. Hawes, ünlü Babama Mektup’tan kaynaklanan bu kanının tamamen yanlış olduğunu Kafka’nın babasının oğlunu ezmek bir yana ona hep destek olduğunu belgeliyor. Kafka’ya çok liberal davrandığını yazıyor. Zaten despot bir baba söz konusu olsa Kafka'nın randevuevlerinde sabahlaması pek mümkün görünmüyor.

James Hawes, Kafka mit’ini oluşturan en önemli eser olan Dönüşüm’deki insanın böcekleşmesi olgusunun da orijinal bir buluş olmadığını, Kafka’nın hayranı olduğu Goethe’nin kült eseri Genç Werther’in Acıları romanından alındığını belirtiyor. Hawes, bir bölümünden söz ettiğim kitabında yer alan tüm bilgilerin kolayca ulaşılabilir, göz önündeki bilgiler olduğunu ama Kafka efsanesini yaratmak için göz ardı edildiklerini ya da gizlendiklerini yazıyor. Ama şu da gerçek ki aslolan eserdir. Kafka efsanesi yaratılmamış bile olsaydı sadece eserleriyle de biz onu sevecek ve yine çok okuyacaktık. Çünkü, Kafka insanın varoluş nedenlerini oluşturan temel olguları cesurca sorgulayn büyük bir edebiyatçı. James Hawes “Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka Okumalısınız” da bizdeki Kafka imajını biraz sarsıyor belki ama yıkamıyor ve bu büyük ustayı tekrar okuma arzusu uyandırıyor. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

George Ritzer’ın üniversite öğrencilerine hazırlanmış ders kitabı niteliğindeki çalışması ‘Küresel Dünya’, dipnot ve alıntıların içinde kaybolmadan, ‘küreselleşmenin temel niteliklerini’ gözden kaçırmadan, güncel veri ve gözlemleri es geçmeden ‘toptan’ bir inceleme sunuyor. 

On dört yaşındaydım ve hayat, bir deniz yatağında uyumamı emrediyordu. Oysa deniz yatağı, altında deniz olmadan bir çakıl çuvalına benzer. Uyutmaz. Uyutsa da gördüğün rüyayı hatırlatmaz. Latin alfabesini doğduktan ancak dokuz yıl sonra öğrenebilmiş bir çocuğa, eline tesadüfen geçmiş bir romanı okutmaktan başka bir halta yaramaz.

 

Meksikalı Juan Rulfo, yaşadığı kadar yazan biri değil ne yazık ki. Fakat onun, kaleme aldığı az sayıdaki yapıtıyla pek çok ismi etkilediğini söylemek lazım. Ülkesi Meksika ve Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden olan Rulfo'nun tek romanı Pedro Paramo.

 

Heinrich Böll’ün Can Yayınları’ndan çıkan öykü kitabı, duyguları alt üst eden, insan elinden çıkma vahşetin sahici korkunçluğuyla bir kere daha yüzleştiren, can yakan bir kefaret öyküleri seçkisi.

 "Biz kendimizi, kendi köyümüz dışındaki her yerde rahat sayan huzursuz insanlarız.” Cesare Pavese.

   

Hem ruhsal hem de edebi olarak yüzyıllara yayılan o kadar güçlü bir hikâye ki onunki, aslında yazarına da fazlaca söz bırakmıyor.

Yunus Emre kimdir? Ya da şöyle sorayım, bizim Yunus’u bilmeyen var mıdır? Hepimiz biliriz onu, en mühimi de severiz, hem de çok severiz... Niyesi belli, çünkü Yunus’uzdur hepimiz. Kendini Anadolu’da yeniden yaratmış Türk insanının bizzat özüdür o. 13. yüzyıl Anadolusu’nda yaşamış bu derviş, bu şair, bulduklarıyla değil aradıklarıyla, büyük arayışıyla ve çilesiyle temsil eder bizi.

Söyleşi

RIZA KIRAÇ'LA SÖYLEŞİ: "Türkiye'de dair paranoyak bir hikâye anlatmaktı amacım..."

 

AYCAN AŞKIM SAROĞLU

 


ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
57% (41 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
22% (16 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
22% (16 oy)
Oy veren sayısı: 72

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun