Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

Soluksuz Serüven Aralıksız Eğlence



Toplam oy: 687

Gulyabani paçası, fil hortumu, çavuşkuşu yumurtası, yabandomuzu burnu, boğa boynuzu, devanası kuyruğu, sümüklüböcek yavrusu sümüğü, ayıbalığı bıyığı (ya da denizayısı sakalı), ala göğüslü albatros gagası, tekboynuz tırnağı, tekeböceği duyargası, suaygırı kalçası, köstebek derisi, cağırtlakkuşu yumurtası akı, karakoncolos ayağı (ayağı bulunmazsa kolu da olur), meyankökünün kare kökü, katıryılanı dişi (dişisi olursa daha iyi), baba hindi göğsü. İşte size Bay Willy Wonka’nın Wonka-Vita’sının içerdiği malzemeler. Her Wonka-Vita hapı 20 yıl gençleşmek demek. Meraklı okurlar bileşimin tam tarifini Charlie’nin Büyük Cam Asansörü’nde bulabilirler.

Tim Burton’un, Charlie’nin Çikolata Fabrikası adlı kitaptan uyarladığı filmi izlemiş olanlar Johnny Depp’in canlandırdığı şu renkli karakteri hemen hatırlayacaklardır. Bay Willy Wonka. İster film ister kitap kahramanı olsun tanışma fırsatı bulabileceğimiz en renkli karakterlerden biri Bay Wonka. Yazar Roald Dahl, Charlie’ye çikolata fabrikasını hediye ettiği bu birinci kitapta aralıksız olaylar zinciri için yerin derinliklerine de yayılmış olan fabrikayı mekân olarak seçmiştir. Kahramanları beş küçük çocuk ve ebeveynler olan bu kitap çikolatayla ilgili akla hayala sığmaz fantezilerle doludur. İkinci kitapta ise Bay Wonka, Charlie, anne babası, Joe dedesi ve Josephine ninesi, George dedesi ve Georgina ninesini cam asansöre bindirip aksiyon ve bilimkurgu filmlerini aratmayacak bir serüvene sürüklemekte. İkinci kitaptaki soluk almaksızın birbirini takip eden olaylar önce uzayda sonra da fabrikada geçiyor. Bir bölümü de Beyaz Saray’da. Dahl politika hakkındaki eleştirisini bu bölümlerde başkan ve çevresindekilerle alay ederek kuruyor. Çocuklar nasıl dalga geçerse o dille. Dil demişken, kitabın Celal Üster çevirisine dikkat etmemek mümkün değil. Bu çeviri âdeta bir sözlük. Deyimler sözlüğü, çocuk argosu sözlüğü neredeyse. İnsanı gülümseten, dimağında hoş tatlar bırakan, haz verici bir Türkçe. Üster’in yarattığı atmosfere de dikkat çekilmeli.

Roald Dahl, kuralları hiçe sayan ama zekice yazılmış çocuk kitapları ve büyüklere yönelik korku öyküleriyle oldukça sevilen bir yazar. Aslında Charlie’nin bu iki kitabı için sadece çocuk kitabı demek yanlış olur. Yetişkinlerin de bir solukta okuyup eğlenecekleri türden bu kitaplar. Uzay, Çin, Rusya. Zaman zaman kıkırdayarak gülüyor insan, zaman zaman kahkahayla. Bazen hızla akan olaylardan başı dönse de bir sonraki sayfada hangi uçuk kaçık şeyin olacağını merak etmeden duramıyor. Karakterler abartılı yönleriyle öne çıkarılırken çocuk argosundan faydalanmaktan kaçınmıyor yazar. Dahl, bazen çocuk kitaplarına ters düşebilecek şeylere yer veriyor ama ders vermeye de özen gösteriyor. Örneğin ilaç kullanırken dikkat etmek gerektiği, açgözlülüğün kötülüğü vb. Ya da gençlik ve yaşlılık haplarını konu eden hikâyenin içine yerleştirdiği matematik. Bir gençleştirip bir yaş aldırdığı karakterlerinin macerası esnasında yaptırdığı dört işlem: toplama, çıkarma, çarpma, bölme. Örneğin Georgina ninenin saydamlaşmış bedeni Eksiler Ülkesi’nde neden yatay duruyor? Çünkü o ekside, eksi işareti yataydır. Matematik, çizer Quentin Blake tarafından da desteklenmiş. Blake problemin çözümüne, Umpa Lumpa’lardan birinin eline tutturduğu karatahtada yer vermiş. Kitabın çizimleri hikâyeyi zenginleştiriyor ve akılda kalıcı.

Umpa Lumpa’ların arada söylediği şarkı şiirler derslerin özeti gibi. Bu şarkılar hem eğlenceli hem de çocuğu şiire yaklaştıran metinler.

Eğer bilmediğiniz hapları yutarsanız,
İşin tadını tuzunu hepten kaçırırsınız,
Kolay kolay kurtaramazsınız paçayı,
Hemencecik atlatamazsınız vartayı,
Gül Pembe de bu işten nasibini aldı,
Her gün saatlerce tuvalette esir kaldı.

Tim Burton keşke bir gün Charlie’nin Büyük Cam Asansörü’nü de filme çekse. Kitabın uzayda geçen bölümleri ocuk bilimkurgusuna örnek gösterilebilir. Burton, kahramanlarımızın büyük cam asansörle uzayda yaşadığı maceraları nasıl fotoğraflar insan merak ediyor? Özellikle istediği biçime giren, dilediği kılığa bürünen, kemiksiz uzay yaratıkları, Congolozlar’ı Tim Burton gözü nasıl ifade eder? Merak uyandırıcı.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Hasta ve geri döndürülemez biçimde sakatlanmış çocuklarla dolu bir hastanenin koridorlarında dolaşırken, Scott Stambach’in beni oraya nasıl sürüklediğini merak etmekten kendimi alamadım. Belki özel ihtiyaçları olan çocuklara öğretmenlik yapması, belki de Çernobil gibi bizi de çok yakından etkileyen bir konu seçmesi bu etkiyi yaratıyordu.

Üç Yaşam’ın orijinali yayımlandıktan kısa bir süre sonra, 1910’da, Chicago Record-Herald gazetesinde kitap hakkında şöyle bir yazı yer almış; "Stein, hayata dair parçaları değil, hayatı olduğu gibi ortaya koyuyor.’’ Kimilerine göre modern edebiyatın en önemli eserlerinden biri olan Üç Yaşam, başta Hemingway olmak üzere birçok yazarı etkilemiş, ilham kaynağı olmuş.

“Ardıç ağacı kutsal kabul edilmiş bir bitkidir, uzun ömürlüdür. Tohumu nice hastalığın tedavisinde ve yemeklere koku ve tat vermek amacıyla da kullanılır…” gibi bir sözlük tanımıyla açılıyor Selçuk Altun’un Ardıç Ağacının Altında başlıklı yeni romanı. Kapağında ise, arka planında bir ardıç ağacı bulunan,  Da Vinci imzalı bir portre olan Ginevra de’ Benci yer alıyor.

Kirliydi Kar’ın bıraktığı tat, “Çeviriyi 69 yıl beklediğimize değdi!” dedirtecek cinsten. Hemen söyleyelim, Georges Simenon’un ünlü karakteri Maigret’nin yer aldığı bir romanı değil elimizdeki; fakat bu durum onun kuşkuya, suça, adalete, yargıya ve yazgıya değinmediğini ya da daha az değindiğini kesinlikle düşündürmesin. Aksine tam da bu konuları işliyor Kirliydi Kar.

İçinde yaşadığınız dünyayı ve onun güncel gerçekliğini bir yandan deneyimlerken, aynı gerçekliği eşzamanlı olarak çağdaşınız bir yazarın gözünden okumak, okur ile eser arasında normalde olmayan bir ilişki kuruyor.

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.