Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Belgrad’da Türk Film Haftası



Toplam oy: 13

Yunus Emre Enstitüsü tarafından Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleştirilen “Türk Film Haftası” başladı. Belgrad Dom Omladine’de gerçekleştirilen gala programına Sırbistan devlet erkânından çeşitli bürokratların yanı sıra Hırvatistan, Fas, İran, İtalya, Avusturya Büyükelçiliklerinden temsilciler, Avrupa Delegasyonluğu ile Türkiye ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatından da temsilciler katıldı. Gala programı Belgrad Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Fahri Akdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı ve gecede Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçisi Tanju Bilgiç de bir konuşma gerçekleştirdi. “Anons” filmi yapımcısı yazar ve senarist Tarık Tufan Belgrad Türk Film Haftası galası onur konuğu olarak yer aldı.15-20 Eylül tarihler arasında dolu dolu sürecek film haftası boyunca her gün ikişer yapım 19.00-21.00 saatleri periyodunda Belgradlı sinemaseverlerle buluşuyor. 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Daha çok İstanbul’u ve şehir insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık, beş hikâyesiyle izleyicilerle buluşuyor.

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.