Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Belgrad’da Türk Film Haftası



Toplam oy: 7

Yunus Emre Enstitüsü tarafından Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleştirilen “Türk Film Haftası” başladı. Belgrad Dom Omladine’de gerçekleştirilen gala programına Sırbistan devlet erkânından çeşitli bürokratların yanı sıra Hırvatistan, Fas, İran, İtalya, Avusturya Büyükelçiliklerinden temsilciler, Avrupa Delegasyonluğu ile Türkiye ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatından da temsilciler katıldı. Gala programı Belgrad Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Fahri Akdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı ve gecede Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçisi Tanju Bilgiç de bir konuşma gerçekleştirdi. “Anons” filmi yapımcısı yazar ve senarist Tarık Tufan Belgrad Türk Film Haftası galası onur konuğu olarak yer aldı.15-20 Eylül tarihler arasında dolu dolu sürecek film haftası boyunca her gün ikişer yapım 19.00-21.00 saatleri periyodunda Belgradlı sinemaseverlerle buluşuyor. 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahipleri açıklandı. 2018 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne Polonyalı yazar Olga Tokarczuk, 2019 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne ise Avusturyalı yazar Peter Handke uygun görüldü. Nobel Edebiyat Ödülü, İsveç Akademisi’nde yaşanan skandallar nedeniyle 2018 yılında verilmemişti. Bu yıl hem 2018 hem de 2019 yılının ödülleri aynı anda açıklandı.

11 Ekim 2005’te 80 yaşında iken hayata gözlerini yuman Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen Attilâ İlhan vefatının 14. yılında anılıyor.

Akbank Sanat, 15 Ekim’de İFSAK’ın işbirliğiyle, yönetmenliğini Coşkun Aral’ın üstlendiği “Bu Dünya Böyle Dünya” isimli Ara Güler belgeseline ev sahipliği yapıyor. Bu Dünya Böyle Dünya belgeseli, adını Coşkun Aral’la Ara Güler’in 1986 yılında açtıkları sergiden alıyor.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Kadın kahramanlar içinde bazıları var ki, yıllar önce okumuş olmama rağmen halen onların hayatlarını merak ederim. Her okuyuşta farklı bir keşif, yeni bir detay, daha önce hiç fark etmediğim bir ayrıntı dikkatimi çeker ve buna şaşırır dururum. Eskiden okuduğum bir romana dönmek, eski bir arkadaşıma merhaba demeye benzer.