Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Bir Zamanlar Anadolu’da 21. yüzyılın en iyi filmleri listesinde



Toplam oy: 12

The Guardian, 21. yüzyılın en iyi 100 filmini seçti. Listeninin 38. sırasında Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Bir Zamanlar Anadolu”da yer aldı. The Guardian editörleri “slow sinema başyapıtı” olarak değerlendirdiği filmi, “Film br cinayet zanlısıyla ceset arayan memurların hikâyelerini anlatıyor. Ancak buldukları şey varoluşsal sancılar oluyor” ifadeleriyle özetledi.

Listenin birincisi Paul Thomas Anderson’ın “There Will Be Blood” (Kan Dökülecek) filmi. Listede ayrıca Hirokazu Kore-eda imzalı Shoplifters (Arakçılar), Paolo Sorrentino’nun yönetmenliğini yaptığı Yabancı Filde En İyi Film Oscar’ının sahibi The Great Beauty (Muhteşem Güzellik), Alfonso Cuarón’un bol Oscarlı filmi Roma, Andrey Zvyagintsev’in En İyi Yabancı Film Oscar’lı Leviathan’ı, Lee Chang-dong’un Murakami’nin öyküsünden uyarlanan Burning’i (Şüphe) ve Andre Aciman’ın unutulmaz romanından uyarlanan, Luca Guadagnino imzalı Call Me By Your Name (Beni Adınla Çağır) filmleri de dikkat çekiyor. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Daha çok İstanbul’u ve şehir insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık, beş hikâyesiyle izleyicilerle buluşuyor.

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.