Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Cahit Sıtkı Tarancı vefatının 63. yılında anıldı



Toplam oy: 10

 


"Yaş Otuz Beş", "Memleket İsterim", "Haydi Abbas" gibi şiirleriyle Türk şiirinin unutulmazları arasına giren şair ve yazar Cahit Sıtkı Tarancı vefatının 63'üncü yılında anıldı. Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Tarancı'nın ilk eserleri Galatasaray Lisesi'nin çıkardığı "Akademi" ile dönemin ünlü "Servet-i Fünun" dergilerinde yayımlandı. Garip akımından etkilenen ve bu dönem serbest şiir denemeleri yapan Tarancı, "Ömrümde Sükut" adlı ilk şiir kitabını ise henüz Mülkiye Mektebi'ndeyken yayınladı. 

"Sevgi ve huzur dolu memleket isterim" 

Usta şair, "Sanat için sanat" ilkesiyle yazdığı şiirlerinde, yaşama sevinci, aşk gibi konuların yanı sıra ölüm temasına fazlaca yer verirken yalnızlık ve çocukluğuna duyduğu özlemi de şiirlerinde ele aldı. "Otuz Beş Yaş" şiirinin yanı sıra edebiyat dünyasında ilgi uyandıran "Memleket İsterim" adlı ünlü eserini de 1946'da kaleme alan usta şair, bu eserinde ise barış, sevgi ve huzur dolu bir memleket isteğini anlattı. "Varlık", "Kültür Haftası", "Yücel", "İnsan", "Ülkü" ve "Pınar" adlı dergilerde de eserleri yayımlanan ve şiirin kelimelerle güzel şekiller kurma sanatı olduğunu belirten Tarancı, Türk edebiyatında "saf şiir" anlayışının önemli temsilcilerinden biri olarak görüldü.

Tarancı'nın vefatından sonra, kitaplarında yayınlanmayan şiirler, şiir çevirileri ve kendisi için yazılanlar "Sonrası" adlı kitapta toplanarak 1957'de yayımlandı. Arkadaşı Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektuplar da aynı yıl, "Ziya’ya Mektuplar" adlı kitapta toplandı.

Gazetelerde çıkan 22 öyküsü ise Selahattin Öner tarafından 1976'da "Cahit Sıtıkı Tarancı'nın Hikayeciliği ve Hikayeleri" adlı eserde bir araya getirildi. Daha sonra usta şairin vefatının 50. yıl dönümünde gazetelerde çıkan öykülerinin önemli bir kısmı Can Yayınları tarafından "Gün Eksilmesin Penceremden" başlığıyla edebiyat severlerin beğenisine sunuldu.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Çağdaş müzeciliği yepyeni bir anlayışla Anadolu’nun kültür varlıkları haritasına katan, geleneği gelecekle buluşturan Baksı projesi, 20. yılını sürprizlerle dolu zengin bir programla kutlamaya hazırlanıyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat’ın internet üzerinden gerçekleştirdiği canlı söyleşileri, yeni konular ve konuklarla devam ediyor. 30 Haziran Salı günü saat 18:00’da herkese açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek söyleşinin konukları Osmanlı sufîliği üzerine çalışmalarıyla tanınan Haşim Şahin ve romanlarında Anadolu dervişlerini anlatan Gürsel Korat.

Uluslararası Arapça Kitap Yayıncıları Derneği tarafından bu yıl ilk defa düzenlenen Online Arapça Kitap Festivali 27 Haziran itibariyle başladı.  Dünya genelinde yaşanan pandemi sürecinde yayınevlerini desteklemek ve Türkiye'deki Arapça kitap severlere kitapların kolay ulaşımını sağlamak amacıyla düzenlenen festival 9 gün boyunca devam edecek.

İlyada ve Odysseia destanlarının edebi olarak yeniden yorumlandığı Ben, Kirke ve Akhilleus’un Şarkısı’ndan sonra, zincirin üçüncü halkası da İthaki okurlarını bekliyor: Pat Barker’dan Kızların Suskunluğu / Silence of the Girls. Guardian’ın, “21.

Memleket Hikâyeleri’nin unutulmaz yazarı Refik Halid Karay’ın, 1938-1965 yılları arasında dönemin en çok ses getiren gazete ve dergilerinde yayımlanan eserleri, Memleket Yazıları serisiyle yeniden hayat buldu.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.