Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Çünkü sanatçılar da futbol oynayabilir!



Toplam oy: 871

Romanlara konu olabilecek bir öykü bu aslında… 2009 yılında Almanya’dan gelen bir telefonla Türkiye’nin en entelektüel futbol takımı kuruldu! Yazdıklarını ve yaptıklarını takip ederek hayal dünyamıza kattığımız, hayranlık beslediğimiz yazar ve sanatçılar, bir akşam için de olsa yükü ağır düşüncelerden kurtulup yeşil sahada top koşturmaya başladı böylece…

 

Peki bu takımda kimler var? Ayazma Takımı, Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, rock’çı Hayko Cepkin, sinemacı ve “Hatırla Sevgili”, “Gönülçelen” gibi dizilerin başrol oyuncusu Cansel Elçin, karikatürist ve komedyen Alpay Erdem, yazar ve senarist Doğu Yücel, Behçat Ç. dizisinin senaristi edebiyatçı Emrah Serbes, karikatürist ve senarist Ender Özkahraman, sinemacı Hüseyin Karabey, tiyatrocu Serkan Öz, edebiyatçı Barış Bıçakçı ve Can Yayınları’nın Genel Müdürü Can Öz gibi  isimlerden oluşuyor.

 

AYAZMA Futbol Takımı, bu oluşumu merak edenler için kendini şu sözlerle tanımlıyor: “Batı’nın zoruyla kurulan; futbol sanat ve edebiyatı karıştıran, “Almanlar kaybedince kaybetmiş sayılırız” deyip kazanmaya değil eğlenmeye oynayan; masada kazanıp, sahada kaybeden; yenile yenile Samuel Beckett olmayı öğrenen ama hiç bırakmayan, velhasıl yazar mı yazar, çizer mi çizer, oynar mı oynarlar. Almanya bahanedir, Alsas Loren’i geri alıncaya dek futbol topunun peşinden gideceklerdir. Ne de olsa futbol, 11’erden iki takımın oynadığı, sonunda yazarların hüzünlendiği bir oyundur.”

 

Edebiyatçı, müzisyen, karikatürist, tiyatrocu ve sinemacılardan oluşan bu ilginç kimyanın futbol ortak paydasında buluşmalarına neden olan Almanya davetine 2009 ve 2010 yıllarında üst üste iki kez iştirak etti AYAZMA... Aradan geçen bir yıllık süreçte 2010-2011 sezonunu Gazoz Ligi’nde keyifli mücadelelerine devam ederek futboldan ve birbirlerinden kopmayan oyuncular, bu esnada Dünya Kadınlar Günü’nde 15 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı’yla da bir maç yaptılar.

 

Şimdi yeniden davet zamanı… Ama bu sefer, bu davet AYAZMA’dan! Alman Yazarlar Takımı AUTONAMA’yla 6 Ekim Perşembe günü yapılacak ve bu sefer ev sahibi olacağımız maça bu oyundan keyif alan herkes davet ediliyor. Davet üzerine İstanbul’a gelip kalan zamanı çeşitli okullarda yapılacak okumalarla değerlendirecek olan Alman yazarlar, bu kısa ziyareti spor ve kültür etkinlikleriyle taçlandıracak. İki takımın karşılaşmasını izlemek için gelenler arasında Der Spiegel gibi önemli Alman bası kuruluşları da yer alıyor.

 


AYAZMA-AUTONAMA MAÇI

Yer: Beylerbeyi 75. Yıl Stadı

Tarih: 6 Ekim 2011, Perşembe

Saat: 15.30-17.00

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Edebiyatımızın ilk “popüler” yazarı Ahmet Mithat Efendi’nin yayımlanmamış yazıları ilk kez okur karşısına çıkıyor. Koray Sarıdoğan'ın yüksek lisans tezinden hareketle tematik bir tasnifle hazırladığı, KalemKahveKlavye logosunu taşıyan e-Kitap dizisi, Dağarcık dergisi arşivinin ilk bölümü olan Dil ve Edebiyat Yazıları’na ayrıldı.    

 

Uzun soluklu edebiyat dergilerimizden biri olan Dergâh 30 yaşına bastı. Bu vesileyle Dergah okurları için hoş bir sürpriz yaptı ve 30. yaş hediyesi olarak Mart 1990 tarihli ilk sayılarını derginin mart sayısıyla birlikte hediye olarak verdi. Derginin okura bir başka sürprizi ise İsmet Özel’in bugüne kadar hiç yayınlanmamış Nurettin Topçu üzerine bir yazısını yayımlamaları oldu.

Metis Yayınları’nın üç ayda bir yayımladığı ve 2002 yılında yayın hayatı son bulan Defter dergisiyle Metis Yayınları’nın mevsimlik çeviri dergisi Metis Çeviri, arşivlerini internet üzerinde ücretsiz erişime açtı.

Yunus Emre Enstitüsü'nün Türk dünyası coğrafyasına yönelik hazırladığı Türk Dünyası Dergisi, Türkiye ve Yunus Emre temasına yer verdi.  Yunus Emre Enstitüsü'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk halklarının kültürel özelliklerini birbirine tanıtmak, dil ve kültürler arasındaki ortaklıkların farkındalığını artırmak ve yeni nesillere bu bilinci aktarmak amacıyla yayın hayatına başlayan T

Polisiye kültür dergisi 221B’nin “Polisiye Eserlerde Dedektifin Evrimi” kapak dosyası kapsamında hazırlanan 25’inci sayısı yayımlandı. Derginin yeni sayısında ilk polisiye eserden bugüne dedektif kavramının nasıl değiştiği, bilimsel ve toplumsal açıdan yaşanan büyük gelişim ve değişimlerin dedektif karakterini nasıl farklılaştırdığı üzerinde duruluyor.

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta