Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Çünkü sanatçılar da futbol oynayabilir!



Toplam oy: 847

Romanlara konu olabilecek bir öykü bu aslında… 2009 yılında Almanya’dan gelen bir telefonla Türkiye’nin en entelektüel futbol takımı kuruldu! Yazdıklarını ve yaptıklarını takip ederek hayal dünyamıza kattığımız, hayranlık beslediğimiz yazar ve sanatçılar, bir akşam için de olsa yükü ağır düşüncelerden kurtulup yeşil sahada top koşturmaya başladı böylece…

 

Peki bu takımda kimler var? Ayazma Takımı, Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, rock’çı Hayko Cepkin, sinemacı ve “Hatırla Sevgili”, “Gönülçelen” gibi dizilerin başrol oyuncusu Cansel Elçin, karikatürist ve komedyen Alpay Erdem, yazar ve senarist Doğu Yücel, Behçat Ç. dizisinin senaristi edebiyatçı Emrah Serbes, karikatürist ve senarist Ender Özkahraman, sinemacı Hüseyin Karabey, tiyatrocu Serkan Öz, edebiyatçı Barış Bıçakçı ve Can Yayınları’nın Genel Müdürü Can Öz gibi  isimlerden oluşuyor.

 

AYAZMA Futbol Takımı, bu oluşumu merak edenler için kendini şu sözlerle tanımlıyor: “Batı’nın zoruyla kurulan; futbol sanat ve edebiyatı karıştıran, “Almanlar kaybedince kaybetmiş sayılırız” deyip kazanmaya değil eğlenmeye oynayan; masada kazanıp, sahada kaybeden; yenile yenile Samuel Beckett olmayı öğrenen ama hiç bırakmayan, velhasıl yazar mı yazar, çizer mi çizer, oynar mı oynarlar. Almanya bahanedir, Alsas Loren’i geri alıncaya dek futbol topunun peşinden gideceklerdir. Ne de olsa futbol, 11’erden iki takımın oynadığı, sonunda yazarların hüzünlendiği bir oyundur.”

 

Edebiyatçı, müzisyen, karikatürist, tiyatrocu ve sinemacılardan oluşan bu ilginç kimyanın futbol ortak paydasında buluşmalarına neden olan Almanya davetine 2009 ve 2010 yıllarında üst üste iki kez iştirak etti AYAZMA... Aradan geçen bir yıllık süreçte 2010-2011 sezonunu Gazoz Ligi’nde keyifli mücadelelerine devam ederek futboldan ve birbirlerinden kopmayan oyuncular, bu esnada Dünya Kadınlar Günü’nde 15 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı’yla da bir maç yaptılar.

 

Şimdi yeniden davet zamanı… Ama bu sefer, bu davet AYAZMA’dan! Alman Yazarlar Takımı AUTONAMA’yla 6 Ekim Perşembe günü yapılacak ve bu sefer ev sahibi olacağımız maça bu oyundan keyif alan herkes davet ediliyor. Davet üzerine İstanbul’a gelip kalan zamanı çeşitli okullarda yapılacak okumalarla değerlendirecek olan Alman yazarlar, bu kısa ziyareti spor ve kültür etkinlikleriyle taçlandıracak. İki takımın karşılaşmasını izlemek için gelenler arasında Der Spiegel gibi önemli Alman bası kuruluşları da yer alıyor.

 


AYAZMA-AUTONAMA MAÇI

Yer: Beylerbeyi 75. Yıl Stadı

Tarih: 6 Ekim 2011, Perşembe

Saat: 15.30-17.00

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Kayseri’de bulunan Meryem Ana Kilisesi, belediyenin gerçekleştirdiği restorasyon çalışmaları sonucunda Şehir Kütüphanesi’ne dönüştürülüp hizmete açıldı. 19. yüzyılda yapıldığı belirtilen kilisenin restorasyon çalışmaları bir süredir devam ediyordu. Kütüphane 25 bin basılı, 22 bin elektronik, 3 bin sesli olmak üzere 50 bine yakın kitapla hizmet sunuyor.

Sarah Jio’nun Türk okurlarına ithaf ettiği yeni kitabı “Acı Tatlı Hayat Hikayem”, Pena Yayınları etiketiyle yakın zamanda raflarda yerini almaya hazırlanıyor. Romantik edebiyatın çok satan popüler ismi Jio’nun yeni kitabının kapağını sevenleri belirleyecek.

Çağrıştırdıklarıyla bile içimizi üşüten kış geldiyse şimdi teselliyi kitaplarda bulmanın tam zamanı. Böyle düşünen New Yorklular da kışın kasvetinden kitapların sayfalarına gömülerek kurtulmak istemişler. Geçtiğimiz günlerden New York Halk Kütüphanesi’nin yayınladığı “en çok ilgi gören kar kitapları” listesi de bunun bir göstergesi.

Yunus Emre Enstitüsü, 2020 yılına özel, Türk kültür ögelerine ilişkin bilgilerin yer aldığı “Türk Kültür Ajandası” hazırladı. “Türk Kırmızısı” ve “Saray-ı Hümayun” temalarıyla, Enstitü uzmanlarının bir yıllık çalışmasıyla hazırlanan ajanda, Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda düzenlenen sergiyle tanıtıldı. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün farklı bölgelerinde sahnelenen dünyaca ünlü yazarların 10 klasik oyunu, 14-18 Ocak tarihleri arasında “Klasikler Haftası”nda 55 temsille Ankara seyircisiyle buluşuyor.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.