Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Dali'nin fırçasından İlahi Komedya



Toplam oy: 1595

 

20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali’nin, İlahi Komedya, Sürrealizm İzleri, Gala ile Akşam Yemeği adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri İstanbul'da. 

 

 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde, Rene Magritte, Andy Warhol gibi dünyaca ünlü sanatçıları koleksiyonunda barındıran InArtis ile Kült işbirliğinde gerçekleştirilen Salvador Dali Sergisi’nde 121 eser yer alıyor. Etkinlik, Tophane-i Amire’de 23 Aralık 2011 ile 26 Şubat 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

İlahi Komedya

 

 

Dante’nin bu uzun soluklu şiirinin güzelliği, tüm duyulara hitap eden zengin ve karmaşık benzetmeleri, ayrıntılı bir şekilde betimlenen mekânları ve bütün yönleriyle karakterize edilen kişileriyle, yüzyıllar boyunca aralarında Botticelli, Flaxman, Blake, Delacroix ve Rodin gibi isimlerin de bulunduğu birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.

 

 

Bu isimlerden birisi de 20. yüzyılın en meşhur sürrealist sanatçılarından biri olan Salvador Dali’dir. 1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi bazı ihtilaflarla karşılaşsa da bu durum Dali’nin, sanat eleştirmenleri ile kendisinin, kariyerindeki en dikkate değer eserler olarak gördüğü bu çalışmayı nihayete erdirmesine engel olamamıştır. Sanatçı tarafından resmedilen 100 sulu boya, dönemin uzman ağaç oymacıları tarafından sanatçının gözetimi altında 3000’in üzerinde ahşap blok kullanılarak yeniden üretilmiştir. Ağaç blokların bu üretimde kullanılma nedeni ise ustaca işlenmiş suluboyanın ve hassas çizimlerin yeniden üretilmesine olanak sağlayan yapısıdır. Bu serinin baskısı sıkı bir şekilde kontrol altında tutulmuş olup üretimde kullanılan 3000’in üzerindeki ahşap blok baskı sonrası yok edilmiştir. Bu durum aynı zamanda Dali’nin bu projeye olan ilgisinin maddi nedenlerden çok, edebi, sanatsal ve ruhani olduğunu göstermektedir.

 

 

 

Dante’nin İlahi Komedya’da günahkârların ruhlarının dehşet verici hallerini, acı çekişlerini betimleme gücü Dali’nin hayal dünyasını beslemiş olsa da sürrealist sanatçının kurduğu imgelem tamamen kendisine özgüdür. Dante’nin kendi hikâyesinde olduğu gibi, Dali’nin “öteki dünyası” da onun kişisel ikonografisinin parçaları olan imgeler barındırır. Bunun bir örneği “Yalancılar”da (Cehennem 22) görülebilir. Etrafları bir grup zebani ile çevrelenen Dante ve Virgil, en büyük organı olan dili dışarıya çıkmış bir halde kayalara sıkışan bir hilebazla karşılaşırlar. Genellikle kırmızı kıyafet giyen Dante (Virgil her zaman mavi kıyafetlidir) bu manzarayı izler. Hilebazın yüzü çok açık bir şekilde Dali’nin 1929’daki “The Great Masturbator” ve 1931’deki “The Persistence of Memory” isimli eserlerindeki mutasyona uğramış garip kafaya benzemektedir. Zebanilerin arka planında yer alan bir sıra halindeki soluk formlar, Millet’in “The Angelus” isimli eserinden aldığı bir köylü figürünü tekrar eden ve 1930’larda sık sık kullandığı siluetlerdir.

 

 

Dali’nin çizimleri İlahi Komedya metninin illüstrasyonlarından çok, onun sürrealist yöntemiyle uyguladığı yorumladır. Ve bu yorumda Dali’nin “hayat ışığı” Gala da, aynı Dante’nin hayatındaki ilahi rehberi ve kutsal ışığı olarak gördüğü Beatrice gibi eseri ele alışında ona ilham veren etkenlerden biri olmuştur.

 

 

İlahi Komedya, sanat otoritelerince Dali’nin sadece en çok eseri içinde barındıran bir sanatsal çalışması değil aynı zamanda onun sanatsal gelişiminin bir çeşit özeti olarak da algılanmaktadır.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Sevgili "Çok Ziyaretçi",

Vaclav Havel'in ölümü elbette haber değeri taşıyor. Bugün cenazesinin kalkmasının ardından sitemizde bir haberini yayımlayacağız.

İlginize teşekkürler&iyi okumalar.

 

39%
61%

Vaclav Havel'in ölümü hiçbir haber değeri taşımıyor değil mi?

40%
60%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türk edebiyatının kıymetli yazarlarından Adalet Ağaoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören yazar 91 yaşında hayata veda etti.

ABD’li romancı, oyun yazarı ve aktivist James Baldwin’in kitaplarının birçoğunu okurla buluşturan Yapı Kredi Yayınları, 16 Temmuz Perşembe günü saat 18:00’da James Baldwin anısına bir söyleşi düzenliyor. Nefes Alamıyorum adlı söyleşinin konukları Zeynep Oral ve Zeynep Miraç.

Karakarga Yayınları tarafından yayımlanan Koray Sarıdoğan’ın kaleme aldığı Yeraltı Kütüphanesi - 90’lar Türkiyesi’nde Altkültür: Rock, Dergi, Fanzin, Edebiyat adlı araştırma kitabı, rock müziğin 90’ların altkültürünü, müzik yayıncılığını, dergilerini, fanzinlerini, edebiyatını nasıl etkilediğini araştırıyor.

 

Karakarga Yayınları tarafından yayımlanan Koray Sarıdoğan’ın kaleme aldığı Yeraltı Kütüphanesi - 90’lar Türkiyesi’nde Altkültür: Rock, Dergi, Fanzin, Edebiyat adlı araştırma kitabı, rock müziğin 90’ların altkültürünü, müzik yayıncılığını, dergilerini, fanzinlerini, edebiyatını nasıl etkilediğini araştırıyor.

 

24. Sofya Film Festivali’nin kazananları açıklandı. Yönetmen Emin Alper’in filmi “Kız Kardeşler”, En İyi Balkan Filmi Ödülü’nün sahibi oldu. Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yapan Kız Kardeşler, geçtiğimiz Nisan ayında, Türkiye prömiyerini yaptığı 38. İstanbul Film Festivali’nde beş ödül birden kazanmıştı.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.