Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Devlet Tiyatroları’ndan dünya klasiği 10 esere özel hafta



Toplam oy: 6

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün farklı bölgelerinde sahnelenen dünyaca ünlü yazarların 10 klasik oyunu, 14-18 Ocak tarihleri arasında “Klasikler Haftası”nda 55 temsille Ankara seyircisiyle buluşuyor. Bir hafta boyunca, Federico Garcia Lorca yazdığı, Turan Oflazoğlu’nun çevirdiği ve Bozkurt Kuruç’un yönettiği İzmir Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen “Kanlı Düğün” Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde seyirci karşısına çıkacak, Van Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen Özgür Avcu’nun yönettiği William Shakespeare’in “Yanlışlıklar Komedyası” ise Şinasi Sahnesi’nde perde açacak. Tiyatroseverlere keyifli bir hafta yaşatacak etkinlik süresince; Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenen Büyük Tiyatro’da Moliere’in “Cimri”, Oda Tiyatrosu’nda Patrick Süskind’in “Kontrabas” ve Ziraat Sahnesi’nde Stefan Zweig’in “Satranç”, Stüdyo Sahne’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen Anton Çehov’un “Aziz Dostum Çehov”, Küçük Tiyatro’da Antalya Devlet Tiyatrosu oyunu William Shakespeare’in “Windsorun Şen Kadınları”, Akün Sahnesi’nde İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun, William Shakespeare’in “Hırçın Kız”, Altındağ Tiyatro’da Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen Albert Camus’un “Yanlışlık” ve İrfan Şahinbaş Sahnesi’nde August Strindberg’in “Baba” adlı eserleri sahnelenecek.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Daha çok İstanbul’u ve şehir insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık, beş hikâyesiyle izleyicilerle buluşuyor.

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.