Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Don Delillo'nun Kozmopolis'i yakında sinemalarda



Toplam oy: 698
Don DeLillo
Everest Yayınları

Paran vardır. Üzerinde fiyat etiketi olan her şeyi satın alabilirsin. Bazen olmayanları da. Dilediğini giyersin ama giydiğini yıkamak zorundasın. Belki yıkayacak birini tutarsın. Ya da bir kez giyer atarsın. Ama açmak istemezsin bedenini herkese nihayetinde. Dilediğini yersin ama tuvalete gitmek zorundasın.

 

 

 

Tekrar acıkırsın. Elinde değil ki. Yaşam; kısır döngü. Bu döngünün kısır kölesi olmana engel değil hiçbir şey. Bedeninin kölesisin. Belki hayvanların su içtiği, dibi bataklık olan, sinekli bir gölde yıkarsın bedenini; belki altın yaprakları yüzdürürsün jakuzinde, envai çeşit aromatik yağla ovdurursun kendini. Ama temizlemek zorundasın derini yaşadığın yerin pisliğinin sana kalan payından. Hindistan'da bir çocuk neyi yapmak zorundaysa, sen de onu yapmak zorundasın, bedeninin 'emir eri'sin. 'Neden'ler değil, 'nasıl'lar değişir sadece.

 

 

Tatminsizlik çağın vebası. Bu filmin vebalısı ise Eric Packer: kısa süre önce yüklü bir mirasa konmuş bir kadınla evlenir. Kırk sekiz odalı evinden çıkıp, limuziniyle 'halka karışır'. Kaosun esir aldığı Manhattan sokaklarında dolaşmaya başlar.. Yeni milenyumun habercisi bir kaos...  Devlet başkanının güzergahı üzerinde, Times Meydanı'nda küreselleşme karşıtı ateşli bir grup, diğer yanda bir rapçinin cenazesi ve bunların ortasında limuzininde adeta mahsur kalmış bir halde Eric Packer, 24 saatini geçirir. Ajda Pekkan'ın Kimler geldi kimler geçti şarkısı sanki bütün bu kargaşanın içerisinde kalan Packer'ın limuzini için yazılmış. Seks, mafya, rapçiler ve bütün bu kargaşadan kendilerini Packer'ı korumaya adamış korumalar...

 

 

 

Usta yönetmen David Cronenberg, hayranlarını hayal kırıklığına uğrattığı A Dangerous Method (Tehlikeli Bir Yöntem) filminden sonra özlenen tarzına yakın bir yapıtla beyazperdeye geri dönecek gibi görünüyor. 26 Ekim'de Türkiye'de vizyona girmesi beklenen Don Delillo'nun aynı adlı romanından uyarlanan film, Cannes Film Ödülleri'nde yarışmaya layık görüldü. Şimdiden Oscar'a da aday olacağı öngörülen filmin başrolünde, hayranlarının Alacakaranlık serisinden tanıdığı Robert Pattinson bulunuyor. Cronenberg'le ikinci kez bir filmde buluşacak olan Pattinson'a, bu filmde Samantha Morton, Kevin Durand ve Paul Giamatti eşlik ediyor. Don DeLillo'nun uzun süre çok satanlar listesinden inmeyen aynı adlı kitabından uyarlanan filmin senaryosunu da David Cronenberg yazmış.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Müziği ve edebiyatı bir araya getiren “Harf’ten ve Nota’dan” dizisi yeni sezonda kültür tarihimize odaklanıyor. İlk dinleti “kahve”ye ve İstanbul kahvehanelerinde icra edilen müziklere ayrıldı.

Game Of Thrones serisinden hatırlayacağımız George R. R. Martin ismi şimdi de psikolojik ve gerilim konulu bir diziyle karşımızda.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bu yılki teması olan “idealizm” kapsamında, belki de temaya en uygun eserlerden birini sahnelemeye hazırlanıyor.

Geleneksel Sanatlar Derneği ve Yapı Kredi Kültür Sanat işbirliğiyle gerçekleştirilen Geleneksel Sanatlar Konuşmaları’nın bu ayki teması “Geleneksel Sanatlarda Yenilik”. Moderatörlüğünü Yazar Beşir Ayvazoğlu’nun yapacağı programda hem klasik hem modern tarzdaki çalışmalarıyla tanınan hat sanatçısı Doç. Dr. Savaş Çevik ve Bağımsız Sanat Vakfı Başkanı Hülya Yazıcı konuk olarak yer alacak.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Ibn Haldun’un Mukaddime’de üzerinde durduğu çevrenin ve yaşanılan şehrin insan üzerindeki etkisi, modern yazarların ve düşünürlerin de peşini bırakmamış bir tartışmanın konusudur. Walter Benjamin meşhur kitabı Pasajlar’da 19. yüzyıl Paris’inden ve Charles Baudelaire’in şiirlerinden yola çıkarak erken modernizmin izlerini sürer.