Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Don Delillo'nun Kozmopolis'i yakında sinemalarda


Vasat
Toplam oy: 721
Don DeLillo
Everest Yayınları

Paran vardır. Üzerinde fiyat etiketi olan her şeyi satın alabilirsin. Bazen olmayanları da. Dilediğini giyersin ama giydiğini yıkamak zorundasın. Belki yıkayacak birini tutarsın. Ya da bir kez giyer atarsın. Ama açmak istemezsin bedenini herkese nihayetinde. Dilediğini yersin ama tuvalete gitmek zorundasın.

 

 

 

Tekrar acıkırsın. Elinde değil ki. Yaşam; kısır döngü. Bu döngünün kısır kölesi olmana engel değil hiçbir şey. Bedeninin kölesisin. Belki hayvanların su içtiği, dibi bataklık olan, sinekli bir gölde yıkarsın bedenini; belki altın yaprakları yüzdürürsün jakuzinde, envai çeşit aromatik yağla ovdurursun kendini. Ama temizlemek zorundasın derini yaşadığın yerin pisliğinin sana kalan payından. Hindistan'da bir çocuk neyi yapmak zorundaysa, sen de onu yapmak zorundasın, bedeninin 'emir eri'sin. 'Neden'ler değil, 'nasıl'lar değişir sadece.

 

 

Tatminsizlik çağın vebası. Bu filmin vebalısı ise Eric Packer: kısa süre önce yüklü bir mirasa konmuş bir kadınla evlenir. Kırk sekiz odalı evinden çıkıp, limuziniyle 'halka karışır'. Kaosun esir aldığı Manhattan sokaklarında dolaşmaya başlar.. Yeni milenyumun habercisi bir kaos...  Devlet başkanının güzergahı üzerinde, Times Meydanı'nda küreselleşme karşıtı ateşli bir grup, diğer yanda bir rapçinin cenazesi ve bunların ortasında limuzininde adeta mahsur kalmış bir halde Eric Packer, 24 saatini geçirir. Ajda Pekkan'ın Kimler geldi kimler geçti şarkısı sanki bütün bu kargaşanın içerisinde kalan Packer'ın limuzini için yazılmış. Seks, mafya, rapçiler ve bütün bu kargaşadan kendilerini Packer'ı korumaya adamış korumalar...

 

 

 

Usta yönetmen David Cronenberg, hayranlarını hayal kırıklığına uğrattığı A Dangerous Method (Tehlikeli Bir Yöntem) filminden sonra özlenen tarzına yakın bir yapıtla beyazperdeye geri dönecek gibi görünüyor. 26 Ekim'de Türkiye'de vizyona girmesi beklenen Don Delillo'nun aynı adlı romanından uyarlanan film, Cannes Film Ödülleri'nde yarışmaya layık görüldü. Şimdiden Oscar'a da aday olacağı öngörülen filmin başrolünde, hayranlarının Alacakaranlık serisinden tanıdığı Robert Pattinson bulunuyor. Cronenberg'le ikinci kez bir filmde buluşacak olan Pattinson'a, bu filmde Samantha Morton, Kevin Durand ve Paul Giamatti eşlik ediyor. Don DeLillo'nun uzun süre çok satanlar listesinden inmeyen aynı adlı kitabından uyarlanan filmin senaryosunu da David Cronenberg yazmış.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Bosna’nın millî şairi ve Aliya İzzetbegoviç’in yakın arkadaşlarından Cemalettin Latiç için Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi tarafından, İBB Kültür Daire Başkanlığı’nın desteğiyle bir saygı programı düzenleniyor.

1965 ile 1975 yılları arasında İstanbul Ansiklopedisi’ne madde hazırlayan arkeolog, müzeci ve yazar Erdem Yücel, Koçu’nun çalışma yöntemleri ve yayının oluşumuna dair tanıklıklarını anlatacak: “Reşad Ekrem Koçu’yu 1952 yılında Vefa Lisesi’nde tanımıştım.

Bu yıl 4.’üncüsü düzenlenecek olan “Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri” 22 Şubat’ta Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitapseverlere kapılarını açıyor.

Uluslararası İstanbul Şiir ve Edebiyat Festivali’nin on birincisi 12 Şubat 2019 Salı günü başlıyor. Onursal Başkanlığı’nı Doğan Hızlan’ın yaptığı Uluslararası İstanbul Şiir Festivali’ne bu yıl, 12’si yurtdışından, 11’i Türkiye’den olmak üzere toplam 23 şair ve yazar katılıyor.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.