Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Dünyanın bütün Küçük Prensleri, Ankara’da bir arada



Toplam oy: 342

Ankara’daki Tayfa Kitap-Kafe, 29 Mart-25 Mayıs 2013 tarihleri arasında özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.  Yıldıray Lise’nin "topladığı" 171 farklı dil ve lehçedeki Küçük Prens kitapları sergisi, sekiz hafta boyunca Tayfa Kitap-Kafe'de gezilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Saint-Exupéry'nin unutulmaz kitabı Küçük Prens, birçok kişi gibi, Yıldıray Lise'yi de derinden etkilemiş. Yıllarca birçok dostuna hediye ettiği Küçük Prens kitabıyla ilgili koleksiyon fikri ise 2008 yılında düşmüş aklına. Kendisine  sorduğumuzda, yola çıkarken iki amacının olduğunu söyledi: “Dünyada yayımlanmış tüm dil ve lehçelerden birer kopya ile Türkçe olarak yayımlanmış tüm çevirilerden birer kopya edinmek.” Sonuç olarak; bugün koleksiyonunda 171 farklı dil ve lehçede Küçük Prens kitabı yer alıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sekiz hafta sürecek Dünyanın Küçük Prens Kitapları sergisinde dönüşümlü olarak koleksiyondaki tüm kitapları görmek mümkün. 72 farklı Türkçe baskının yanı sıra farklı boyut ve özellikteki ilginç Küçük Prens baskıları da sergileniyor. Bu süre içerisinde ayrıca çeşitli etkinlikler de düzenlenecek, Yıldıray Lise'nin serginin açılışında söylediği gibi, “Bu sadece bir sergi değil, söyleşilerin, farklı dillerde Küçük Prens kitabı okuma günlerinin ve bir film gösteriminin olacağı bir etkinlikler dizisi. Bu sergi ile sadece Küçük Prens’e değil aynı zamanda insanlığın en önemli mirası ve kültürünü oluşturan, çeşitliliğimizi anlatan dillere de vurgu yapmak istiyoruz. 8 hafta boyunca aynı kitabın farklı dillerde ve alfabelerde aynı şeyleri ifade ettiğine tanık olacaksınız.” Sergi Türkiye’deki Küçük Prens koleksiyonerlerini bir araya getirmeyi de amaçlıyor.

 

 

 

 

 

 

 

CU

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ayizi Kitap'ın düzenlediği "Ayizi Kadınlarıyla Sohbetler" söyleşi dizisi 21 Nisan'da CerModern'de devam edecek. Kimseye Söyleyemedim, Arıza Babaların Çatlak Kızları, Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda adlı kitapların yazarı Ayten Kaya Görgün'ün konuşmacı olarak yer alacağı söyleşinin başlığı "Çatlak Kadınların Hikayeleri".

Hayranlarına müjde, Artemis Fowl evreni geri dönüyor! Maceranın göbeğinde, bu kez Artemis'in ikiz kardeşleri Beckett ve Myles yer alacak.

Dijital yayın platformu Netflix, yakın dönemde hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Roma’da özel bir tanıtım gecesi düzenledi. Bir süredir Almanya, İspanya, Danimarka gibi pek çok farklı ülkede orijinal yapımları hayata geçiren Netflix, Türkiye yapımı ilk dizisi için de kolları sıvamıştı.

Türkiye’de tasarım denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Bülent Erkmen, hem sanat hem edebiyat dünyamızın görsel kültürünü derinden etkilemiş bir tasarımcı. Kitap tasarımına yön veren işleriyle de tanıdığımız Erkmen'in Akbank Sanat’ta açacağı “Remix” başlıklı sergi, Türkiye’nin kültürel üretiminin tarihini görmek açısından önem teşkil ediyor.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden Pulitzer’in kazananları 16 Nisan’da New York’ta Columbia Üniversitesi’nde düzenlenen bir törenle duyuruldu. 102. kez dağıtılan ödüller yine gazetecilik, edebiyat ve müzik alanlarında verildi.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.