Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

EdebiŞarkılar // "Heathcliff, benim, Cathy! Eve dön!"



Toplam oy: 940

"Heathcliff, benim, Cathy! Eve dön!"

 

 

 

 

İşte böyle isyan ederek, kırmızı elbisesiyle dans eder, koşar Kate Bush. Emily Bronte'nin Uğultulu Tepeleri'nden aldığı ilhamın yanına bir parça Batı Yakasının Hikayesi, az biraz da Romeo ve Juliet eklenince oraya bu dört buçuk dakikalık şarkı çıkar.

 

İnsanın en çok sevdiği şeylerden biri edebiyat, diğeri de müzik olunca, bu ikisinin birleşiminin ne denli büyük bir mutluluk yaratacağını tahmin edebilirsiniz. Beğendiğiniz, belki defalarca okuduğunuz, cümlelerinin altını çizdiğiniz ya da kıyamayıp, çizemediğiniz romanlar, şarkıların içine sızdığında, işte tam da o zaman mest olup o şarkıyı dinlemekten başka bir şey istemiyorsunuz. İşte size, edebiyatla yoğrulmuş şarkılardan birini sunuyoruz bugün: Kate Bush- Wuthering Heights.

 

İki kara sevdalı: Kate Bush ve Catherine Earnshaw

 

Bir Viktorya dönemi romanı olan Uğultulu Tepeler'de, Bronte kardeşlerden Emily, yabani Heathcliff ve içten içte onu seven Catherine'in dramını anlatır. Beyazperdeye de pek çok defa uyarlanan bu romanı, Emily Bronte ölümünden bir yıl önce tamamlamış ve çevresindeki kişilerden de pek çok ayrıntıya romanda yer vermiştir.

 

Kate Bush'un 1978 yılında piyasaya sürülen The Kick Inside albümünde yer alan Wuthering Heights şarkısı ise şöyle ortaya çıkmış: Bush, 1970 yılında sinemaya uyarlanan Uğultulu Tepeler filminin son 10 dakikasından çok etkilenir ve romanı okur. Emily Bronte'yle doğum günlerinin aynı olduğunu fark eder ve bundan çok etkilenerek o gece bu şarkıyı yazar. Romanda Catherine Earnshaw'un söylediği bazı cümleleri şarkıda da görmek mümkün, "Beni içeri al! Çok üşüdüm!" gibi.

 

Şarkının pek çok cover'ı yapılmış olsa bile, Kate Bush'un dokunaklı sesiyle, kırmızılar içinde dans ederek "sevdalı olduğu" Heathcliff'e yalvarışını dinlemek çok başka. Bir başka "edebiyattan ilham alan şarkı" ile karşınızda olacağız, beklemede kalın.

 

 

(Manşette kullanılan görsel buradan alınmıştır.)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Koronovirüs ile birlikte dünya çapında yaşanan sosyal izolasyon ve karantina uygulamaları pek çok sektörü zor duruma sokuyor. Dünya çapında pek çok sektör kısa ya da uzun vadeli olarak programlarını, hedeflerini, müşteriyle olan iletişimlerini değiştiriyor, yeniden gözden geçiriyor. Yayıncılık sektörü de bu değişimin içinde.

Anadolu Üniversitesi (AÜ), Türkiye kültürünün klasikleşmiş edebiyat eserlerini dijital ortama aktarıp, ücretsiz olarak okuyucularla paylaşıyor. 150 yıllık süreci kapsayan Türk roman tarihi üzerine yürütülen çalışmalar kapsamında, eserler özgün halleri korunarak ayrıntılı bir sözlük eşliğinde Latin harflerine aktarılmış olarak paylaşılıyor.

İstanbul Üniversitesi, dünyanın en zengin görsel arşivlerinden biri olan Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Fotoğraf Koleksiyonu’nu dijital ortamda araştırmacıların kullanımına sunarak tarihe ışık tutuyor. Dijital erişime açılan 918 albüm içinde yer alan 36 bin 585 kare fotoğraf, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına olanak sağlıyor.

Animasyon sanatının en büyük ustalarından Hayao Miyazaki’nin yaratım sürecine odaklanan “10 Years with Hayao Miyazaki” belgeseli, çevrimiçi ortamda ücretsiz erişime açıldı.

J.K. Rowling, Koronavirüs günlerinde ev izolasyonunda olanlar için Harry Potter at Home adlı hizmeti başlattı. Ücretsiz sesli kitaplar, videolar ve özlenen Hogwarts günlerinden tadımlık kareler! Dünyaca ünlü Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling, Koronavirüs nedeniyle evde kalmak zorunda olan okurları için yepyeni bir dijital hizmeti yürürlüğe koydu.

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta