En ünlü İlyada papirüsü artık dijital ortamda | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

En ünlü İlyada papirüsü artık dijital ortamda



Toplam oy: 56

Troya savaşını anlatan ve Batı kanonunun kurucu metinlerinden olan İlyada destanının şimdiye dek en iyi muhafaza edilen papirüslerinden biri British Library’de yer alıyor.  24 papirüs halinde yazılan İlyada’nın son kitabı olarak kabul edilen bu muazzam yapıt yaklaşık 2,3 metre uzunluğa sahip. Antik Mısır kültürü uzmanı ve kâşif William John Bankes tarafından 1821 yılında satın alınan eser, o günden bu yana “Bankes Homer” adıyla anılıyor. İyi muhafaza edilen bu boyuttaki bir papirüse nadiren rastlanması, Bankes Homer’ı daha da önemli kılıyor.

700’e yakın dizeden oluşan metnin (papirüste 24. kitabın ilk 126 dizesi eksik) yan tarafında karakter isimleri, diyaloglar, kısaltmalar göze çarpıyor. Bu kısımda ayrıca, diyaloglara es verilen yerler ve aksanlar da not düşülmüş; ancak bu notların daha sonra eklendiği düşünülüyor.

Homeros, antik döneme ait en büyük iki destanın tek yazarı gibi anılsa da, Adam Nicolson gibi birçok tarihçi, bu büyük destanların tek bir kişiye atfedilemeyeceğini, belki de yüzlerce hikaye anlatıcısının ortak eseri olduklarını belirtiyor. Homeros’a yapılan referanslar milattan önce 6. yüzyıla dek geriye gitse de, ünlü ozanın başarısı, bu metinleri muhteşem bir kurguyla bir araya getirmekten, yazılan hikayeleri “yönetmekten” ibaret belki de. Destanları yaratan tek bir zihin, tek bir dâhi olduğu fikri, popüler kültürde halen kabul görse de, akademik alanda bu tür kabuller giderek daha çok sorgulanıyor. Nicolson, Homeros’un tutarlı şekilde bir araya getirdiği anlatıların, belki bin yıl kadar önce başlayan sözlü bir geleneğe ait olduğunu vurguluyor.

Yaratıcısı kim olursa olsun, dünya tarihini şekillendiren bir metinden bahsediyoruz. Hal böyle olunca, yüzyıllar önce yazılmış bu metnin orijinalini görmek her daim büyük arzu uyandırıyor. British Library’nin dijitalizasyon çalışması bu arzuyu gidermiş durumda.

 

 

 

“Bankes Homer” papirüsünün yüksek çözünürlüklü haline şuradan ulaşmak mümkün.

 

 

 


 

Kaynak: Open Culture

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ursula K. Le Guin yaşamı boyunca sinema ve televizyon uyarlamalarına mesafeli olmuştu, ancak fantazya ve bilimkurgunun erdemli sesini kaybetmemizin ardından, onun metinlerinden ilham alan projelerin sayısı da günbegün artıyor. Buna da pek azımız itiraz edebilir belli ki! Onun hakkında her gün bir şey okusak/izlesek sıkılmayız.

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.