Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

En ünlü İlyada papirüsü artık dijital ortamda



Toplam oy: 164

Troya savaşını anlatan ve Batı kanonunun kurucu metinlerinden olan İlyada destanının şimdiye dek en iyi muhafaza edilen papirüslerinden biri British Library’de yer alıyor.  24 papirüs halinde yazılan İlyada’nın son kitabı olarak kabul edilen bu muazzam yapıt yaklaşık 2,3 metre uzunluğa sahip. Antik Mısır kültürü uzmanı ve kâşif William John Bankes tarafından 1821 yılında satın alınan eser, o günden bu yana “Bankes Homer” adıyla anılıyor. İyi muhafaza edilen bu boyuttaki bir papirüse nadiren rastlanması, Bankes Homer’ı daha da önemli kılıyor.

700’e yakın dizeden oluşan metnin (papirüste 24. kitabın ilk 126 dizesi eksik) yan tarafında karakter isimleri, diyaloglar, kısaltmalar göze çarpıyor. Bu kısımda ayrıca, diyaloglara es verilen yerler ve aksanlar da not düşülmüş; ancak bu notların daha sonra eklendiği düşünülüyor.

Homeros, antik döneme ait en büyük iki destanın tek yazarı gibi anılsa da, Adam Nicolson gibi birçok tarihçi, bu büyük destanların tek bir kişiye atfedilemeyeceğini, belki de yüzlerce hikaye anlatıcısının ortak eseri olduklarını belirtiyor. Homeros’a yapılan referanslar milattan önce 6. yüzyıla dek geriye gitse de, ünlü ozanın başarısı, bu metinleri muhteşem bir kurguyla bir araya getirmekten, yazılan hikayeleri “yönetmekten” ibaret belki de. Destanları yaratan tek bir zihin, tek bir dâhi olduğu fikri, popüler kültürde halen kabul görse de, akademik alanda bu tür kabuller giderek daha çok sorgulanıyor. Nicolson, Homeros’un tutarlı şekilde bir araya getirdiği anlatıların, belki bin yıl kadar önce başlayan sözlü bir geleneğe ait olduğunu vurguluyor.

Yaratıcısı kim olursa olsun, dünya tarihini şekillendiren bir metinden bahsediyoruz. Hal böyle olunca, yüzyıllar önce yazılmış bu metnin orijinalini görmek her daim büyük arzu uyandırıyor. British Library’nin dijitalizasyon çalışması bu arzuyu gidermiş durumda.

 

 

 

“Bankes Homer” papirüsünün yüksek çözünürlüklü haline şuradan ulaşmak mümkün.

 

 

 


 

Kaynak: Open Culture

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İthaki Yayınları’nın modern klasikleri okurlarla buluşturduğu serisi İthaki Modern kapsamındaki yeni kitabı Anna Burns’ün kaleme aldığı bol ödüllü Sütçü… 2018’de Man Booker Ödülü, 2019’da da Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü ve Orwell Politik Kurgu Ödülü’ne layık görülen Sütçü okuyucuyla buluşuyor.

Telif hakları konusunda hem kamuoyunu hem sektörü hem de üniversite öğrencilerini bilinçlendirmek için çeşitli faaliyetlerde bulunan SETEM ikinci kez üniversite öğrencileri ve profesyonellerine yönelik bir eğitim çalışması ve senaryo yarışması düzenliyor. “Benim Eserim-2” isimli proje kapsamında yer alan senaryo yarışmasının konusu “telif hakları” olacak.

Asırlar boyunca Bosna Hersek’te hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolü olan tarihi Mostar Köprüsü Bosna Savaşı sırasında Hırvat birlikleri tarafından yıkılmıştı. Köprü Türkiye’nin de katkılarıyla yeniden inşa edilerek 23 Temmuz 2004’te açıldı. Yeniden açılışının 16. yılını kutlayan köprü bugün de farklı kültürleri birbirine bağlıyor. 

 

 

Türk edebiyatının kıymetli yazarlarından Adalet Ağaoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören yazar 91 yaşında hayata veda etti.

ABD’li romancı, oyun yazarı ve aktivist James Baldwin’in kitaplarının birçoğunu okurla buluşturan Yapı Kredi Yayınları, 16 Temmuz Perşembe günü saat 18:00’da James Baldwin anısına bir söyleşi düzenliyor. Nefes Alamıyorum adlı söyleşinin konukları Zeynep Oral ve Zeynep Miraç.

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.