Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

İçişleri Bakanının açıklamasına tepkiler devam ediyor: Sevgili Bakanımız!



Toplam oy: 730

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, sanatı "terörün arka bahçesi" olarak nitelendirmesi üzerine sanatçı, yazar ve yayıncılardan tepkiler gelmeye devam ediyor. Son olarak http://sevgilibakanimiz.tumblr.com/ adresinden aşağıdaki metni yayınladılar. Metinde Aslı Erdoğan, Hayko Cepkin, Murat Menteş ve Can Öz gibi pek çok ismin imzası bulunuyor.

 

 

Sevgili Bakanımız

 

Sevgili İçişleri Bakanımız, ne diyorsak tersinden anlayınız!

 

26 Aralık 2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, asla unutulmaması gereken bir hukuk, siyaset ve insanlık dersine imza atmıştır. Aşağıda imzası bulunan biz sanatçılar, kendisinin başımızdan eksik olmaması için duacıyız. Kendisi, devlet adamlığı ciddiyetiyle konuyu biraz üstü kapalı ele almış, bizlere daha açık konuşma cesaretini vermiştir.

 

“Terörün arkadan dolanarak arka bahçede yürüttüğü faaliyetler ki arka bahçe İstanbul’dur, İzmir’dir, Bursa’dır, Viyana’dır, Almanya’dır, Londra’dır, her neyse, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur.” diyor Sayın Şahin. Bu arka bahçelerden üniversite, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının derhal kapatılması, bahsi geçen İstanbul, İzmir ve Bursa gibi kentlerde sıkıyönetim ilan edilmesi ve Avusturya, Almanya, İngiltere ile ilişkilerin en alt seviyeye indirilmesi şarttır. Siyasi irade bunları yaptığında bizlerin koşulsuz desteğini yanında bulacaktır.

 

 

Yine aynı beyanatında Sayın Bakan “Devlet namustur, devlet özgürlüktür, eğitimdir, sağlıktır, devlet hayatın ta kendisidir.” derken de çekingen davranmıştır. Devlet bunların hepsi ama şüphesiz ki çok daha fazlasıdır. Bizler devletimiz için varız. Her şey, devlet için vardır. Meclisin duvarındaki yazının da ivedilikle “Hakimiyet kayıtsız şartsız devletindir” ibaresiyle değiştirilmesini istemek hakkımızdır. Hayatta en önemli şey devlettir. Devlet, her şeydir. Yaşasın devlet.

 

Yalnız bakanımızın “Domuz etinden Zerdüştlüğe kadar, bilmem hangi ulustan, kardeşlikten, çok özür dilerim eşcinselliğe kadar, her türlü namussuzluğun, ahlaksızlığın, gayriinsani durumun olduğu bir ortam” diyerek bizleri hayal kırıklığına uğrattığının altını çizmek isteriz. Şüphesiz ki ahlaksızlık, namussuzluk çok geniş alanlardır ve müzikten sinemaya,edebiyattan plastik sanatlara, eşek etinden ateizme kadar uzanan yelpazedeki tüm farklılıklar, aykırı fikirler, sözümona “yaratıcı” faaliyetler de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Örneğin rock şeytanın müziği, resim haram, dans ve heykel müstehcendir, hepsi külliyen yasaklanmalıdır. Karikatür çizmeninse cezası müebbetten az olmamalıdır.

 

 

Son olarak Sayın Şahin, terörün arka planına dair unutulmaz söylevinde, şarkı kisvesi altındaki terör ve şarkıcı kisvesi altındaki teröristten de dem vurarak, “Yerine göre sadece şarkı söylüyor ama üç şarkının arasında bir tane de seyirciye bir şeyler söylerken arada bir güzel cümle sarfediveriyor. Ne alırsan al, ne anlarsan anla. Sanat icra ediliyor sahnede. Ne yapacaksın, sanata karşı değiliz ama işte bunları bir cerrah hassasiyetiyle ayırt etmek durumundayız.” diyerek hainlere, düşmanlara ve kötülere büyük bir koz vermiştir. Sayın Bakan belli ki bir mahalle baskısı mağduru olarak sanata karşı olmadığını ifade etmek zorunda bırakılmıştır. Kendisinden sanatçılar olarak beklentimiz, bir ifade ve temsil biçimi olarak sanata karşı olduğunu açıklamasıdır. Çünkü büyük bir üzüntüyle ifade etmek isteriz ki şu anda bu ülkede yaşayan sanatçıların önemli bölümü Sayın Şahin’in değerini teslim etmek erdeminden yoksun kayıp ruhlardır ve bunlara karşı olmak gerekir, maazallah siyasi rakiplerin yapamadığını bunlar bir gün yapıverirler. İnsanı tefe koyup oynatır ve bunlar, şeytana pabucunu ters giydirirler.

 

 

 

Sayın Şahin,

 

Sözlerinizin arkasında durun ve sanatı topyekün terör kapsamına alarak yasaklayın, ya da şunu yapın: Bu cümle hariç bütün metni tersten okuyun ve derhal özür dileyerek o koltuğu bırakın, çünkü bu toplumun tüm iç güvenlik mekanizmasının tepesinde oturan şahsınızın ilgili beyanları; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti tanımını dolayısıyla Anayasa’yı hiçe saymasının yanında, sizin aksinize dünyanın her yerinde geçerli işler üretme kapasitesine sahip sanatçılara, ülkede din özgürlüğü olduğunu düşünmeleri doğal olan Zerdüştlere ve zaten gündelik faşizm tarafından sürekli taciz edilen eşcinsellere hakaret niteliği taşımakta, sizden farklı düşünen herkese korku salmakta ve onları terörize etmektedir.

 

Saygılarımızla...

 

Ahmet Tulgar


Ali Elmacı


Alpay Erdem


Anıl Gürak


Arda Erdik


Aslı Erdoğan


Arzu Başaran


Aylin Aslım


Aynur Doğan


Ayşegül Devecioğlu


Baba Zula


Badem


Bahar Kerimoğlu


Barış Berkant


Barış Ertunç


Bartu Küçükçağlayan


Bennu Yıldırımlar


Berke Hatipoğlu


Berke Özgümüş


Berrak Tüzünataç


Betül Arım


BGST Dansçıları


Birhan Keskin


Birol Namoğlu


Buket Uzuner


Burak Güven


Burak Gürpınar


Burhan Şeşen


Can Baydar


Can Öz


Cem Dinlenmiş


Cem Mumcu


Demirhan Baylan


Deniz Durukan


Doğan Duru


Doğu Yücel


Ece Sükan


Emrah Serbes


Emre Cingöz


Ender Özkahraman


Eray Aytimur


Erdal Erzincan


Erdem Yener


Esin İris


Ezel Akay


Faruk Kaya


Feridun Düzağaç


Fırat Erez


Füsun Erbulak


Gevende


Gökçe Balaban


Gözde Türkkan


Güneş Duru


Gürkan Gürel


Hakan Yel


Hande Demircioğlu


Harun Tekin


Hayko Cepkin


Hüseyin Karabey


Haluk Ünal


Haydar Ergülen


İlke Hatipoğlu


İnan Ulaş Torun


Janset


Kaan Sezgin


Karadergi


Kardeş Türküler


Kerem Tüzün


Komet


Koray Candemir


Koray Çalışkan


Kutluğ Ataman


Levent Candaş


Levent Kazak


Levent Üzümcü


Mabel Matiz


Mahir Günşıray


Mehmet Demirdelen


Mehmet Esen


Mehmet İlhan


Melis Danişmend


Meltem Arıkan


Memet Ali Alabora


Mercan Erzincan


Metin Coşkun


Murat Ertel


Murat Garibağaoğlu


Murat Meriç


Murat Şeker


Murat Tümer


Mustafa Altıoklar


Nedim Zakuto


Nejat İşler


Nejat Yavaşoğulları


Ogün Sanlısoy


Onur Ünsal


Orhan Aydın


Oya Baydar


Özge Şahinler


Pınar Öğün


Raşit Algül


Rıdvan Bağış


Rıza Kocaoğlu


Sarp Özdemiroğlu


Seda Hepsev


Selin Şekerci


Sena Çevik Zapsu


Serkan Altuniğne


Serkan Öz


Sevinç Erbulak


Seyit Ali Aral


Şebnem Bozoklu


Şebnem Ferah


Şebnem İşigüzel


Taner Öngür


Targan Türe


Tarkan Gözübüyük


Tilbe Saran


Timur Açar


Tiyatro Boğaziçi


Uğur Günel


Uğur Polat


Ümit Ünal


Yaprak Zihnioğlu


Yeşim Büber


Yeşim Ustaoğlu


Yıldıray Şahinler

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali (İTEF) İtalya Özel programıyla sanatseverlerin karşısına çıkıyor. 23-27 Ağustos 2021 tarihleri arasında ekranlara gelecek olan etkinlikler sayesinde İtalya'ya ve İtalyan edebiyatına uzanan yeni bir yol açılacak.

 

 

Sanat Kritik’in yeni podcast serisi, Seval Şahin’in editörlüğünde dinleyicilerle buluşuyor. “Yaz Sıcağında Bir Esinti” başlıklı serinin ilki 120. doğum yıldönümü vesilesiyle Ahmet Hamdi Tanpınar’a ayrıldı. Dergâh Yayınları’nın desteğiyle hayata geçen projeye farklı alanlardan birçok yazar, şair, sanatçı ve akademisyen katıldı.

Kültür Sanat Şehir dergisi Z, 5. kez okur karşısında. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yayımlanan tematik dergi, “kütüphane” konusunu mercek altına alıyor. 508 sayfa boyunca insanlık tarihinin bilinen en eski dönemlerinden günümüze kadar farklı kültürlerde kütüphanenin seyri, kütüphanenin unsurları, kütüphaneciler, kütüphane sahipleri ve kütüphane literatürü inceleniyor. 

Türk edebiyatının usta ismi Sait Faik Abasıyanık'ın hatırasını yaşatmak amacıyla her yıl bir öykücüye verilen "Sait Faik Hikâye Armağanı" bu kez Şermin Yaşar'ın oldu.

 

Sosyal medya paylaşımları, konuşmalar, anketler, veriler gösteriyor ki pandemi günlerinde evde geçen zamanın ciddi bir kısmını kitaba ayırdık. Türkiye ve dünya genelinde İNSAMER'in yaptığı araştırma kitap yayımı ve okuma oranlarındaki artışa odaklanıyor. Kitapyurdu ve Idefix sitelerinden alınan veriler de korona istatistiklerine katkı sunuyor.

 

 

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.