Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Keira Knightley'yi Colette rolünde izlemeyi iple çekiyoruz



Toplam oy: 42

Yüzü, kostümlü dönem filmleriyle bu denli özdeşleşen pek az yıldız vardır herhalde. Britanyalı oyuncu Keira Knightley’nin kendine has suratını, sırım gibi bedenini şişkin etekler ve korseler içinde görmeye artık epey alıştık! Daha önce Gurur ve Önyargı’dan Anna Karenina’ya pek çok klasik metnin beyazperde uyarlamasında başrolde yer alan Knightley, bu kez, Fransız edebiyatının en popüler ve ilgi çekici figürlerinden Colette rolünde karşımızda.

Taşralı yoksul bir gençten dünyaca tanınan başarılı yazara dönüşen Colette'in öyküsü filmin ana ekseni. Ne mutlu bize ki son dönemde sıklıkla gördüğümüz yavan yazar biyografilerinden biri değil bu. Yazarın yaşamını özetleyen, formüllere dayalı bir dönem filmi yerine, Colette’in 20. yüzyılın başında bir kadın yazar olarak  deneyimledikleri üzerine hayli eğlenceli ve zekice bir bakış geliştiren, ünlü bir yayıncı ve yazar olan manipülatif kocası Henry Gauthier-Villars ile olan fırtınalı ilişkisinin derinliklerine dalan bir yapım bekliyor bizleri.

 

 

Colette, halihazırda kendini kanıtlamış olan kocasının ismini kullanarak, bir "hayalet yazar" olarak kitaplar yazıyor ve bu kitaplar ikisinin de hayal edemeyeceği oranda başarıya ulaşıyor; böylelikle ikili arasındaki güç dengesi de sallanmaya başlıyor ve çatışmaları giderek şiddetleniyor.

 
Toronto Film Festivali’nde gösterildikten sonra hayli olumlu eleştiriler alan film, Colette’in özgün sesini yansıtabilecek mi buna izleyince karar vereceğiz, ancak ilk izlenimler hayli umut verici!

 



Wash Westmoreland’un yönettiği Colette, Eylül ayında ABD’de seyirci karşısına çıkacak. Ülkemizdeki vizyon tarihi ise henüz netleşmiş değil.

 

 

 


 

 

Kaynak: The Guardian & Bookstr

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İş Sanat Kibele Galerisi, Nâzım Hikmet’in 63 yıllık yaşamından kesitler taşıyan ‘Nâzım’a Yolculuk’ sergisine ev sahipliği yapıyor.Nâzım Hikmet’in Selanik’ten Moskova’ya kadar uzanan büyük yolculuğuna eşlik etme çabası olan sergide, genç yaşından itibaren hayal

Dünyanın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü bu yıl ABD'li yazar Emily Ruskovich’e verildi.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 21 Eylül’e kadar devam eden “Aralıktan Bakmak” sergisi, 19 yy’da İstanbul’un geçirdiği değişim ve dönüşümün en belirgin yaşandığı bölgelerden biri olan Pera’ya odaklanıyor.

Türkçe’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları’nın yayımladığı “101 Anekdotta Felsefe Tarihinde Yolculuk” isimli kitabında filozofları, yaşadıkları dönemleri ve düşünce tarihine iz bırakan felsefecilerin fik

Akdeniz, Orta Doğu ve Balkanlar’da üç semavi dinin bir aradalığına dair yapılan antropolojik ve tarihsel araştırma projesi “Paylaşılan Kutsal Mekânlar” Paris, Marakeş ve

Söyleşi

100. sayımızla birlikte hazırlamaya başlayacağımız Yayınevi Hikâyeleri’nde sözü alternatif işler üreten, okurları edebiyatın özgün örnekleriyle tanıştıran sevdiğimiz yayınevlerine bırakıyoruz.

ŞahaneBirKitap

Sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu eserinde sanayi devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alıyor.

Editörden

Ütopya fikrinin ortaya çıktığı Ortaçağ Batı’sı, insanlığa karanlık bir gelecek vaat etmesine rağmen, kendi topraklarında doğmuş “rahatsız ruhlar” eliyle her zaman temize çekildi. Birilerinin ütopyası, başka birilerinin distopyası oluyordu çünkü. Batı’nın en parlak ütopyası İngiltere’dir ve ne hikmetse ütopya dediğimiz tür de İngilizler eliyle pazarlanmıştır tüm dünyaya.