Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Keira Knightley'yi Colette rolünde izlemeyi iple çekiyoruz



Toplam oy: 59

Yüzü, kostümlü dönem filmleriyle bu denli özdeşleşen pek az yıldız vardır herhalde. Britanyalı oyuncu Keira Knightley’nin kendine has suratını, sırım gibi bedenini şişkin etekler ve korseler içinde görmeye artık epey alıştık! Daha önce Gurur ve Önyargı’dan Anna Karenina’ya pek çok klasik metnin beyazperde uyarlamasında başrolde yer alan Knightley, bu kez, Fransız edebiyatının en popüler ve ilgi çekici figürlerinden Colette rolünde karşımızda.

Taşralı yoksul bir gençten dünyaca tanınan başarılı yazara dönüşen Colette'in öyküsü filmin ana ekseni. Ne mutlu bize ki son dönemde sıklıkla gördüğümüz yavan yazar biyografilerinden biri değil bu. Yazarın yaşamını özetleyen, formüllere dayalı bir dönem filmi yerine, Colette’in 20. yüzyılın başında bir kadın yazar olarak  deneyimledikleri üzerine hayli eğlenceli ve zekice bir bakış geliştiren, ünlü bir yayıncı ve yazar olan manipülatif kocası Henry Gauthier-Villars ile olan fırtınalı ilişkisinin derinliklerine dalan bir yapım bekliyor bizleri.

 

 

Colette, halihazırda kendini kanıtlamış olan kocasının ismini kullanarak, bir "hayalet yazar" olarak kitaplar yazıyor ve bu kitaplar ikisinin de hayal edemeyeceği oranda başarıya ulaşıyor; böylelikle ikili arasındaki güç dengesi de sallanmaya başlıyor ve çatışmaları giderek şiddetleniyor.

 
Toronto Film Festivali’nde gösterildikten sonra hayli olumlu eleştiriler alan film, Colette’in özgün sesini yansıtabilecek mi buna izleyince karar vereceğiz, ancak ilk izlenimler hayli umut verici!

 



Wash Westmoreland’un yönettiği Colette, Eylül ayında ABD’de seyirci karşısına çıkacak. Ülkemizdeki vizyon tarihi ise henüz netleşmiş değil.

 

 

 


 

 

Kaynak: The Guardian & Bookstr

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Bu yıl yedinci kez gerçekleştirilecek Diyarbakır 7. Kitap Fuarı, 28 Eylül - 6 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde olacak. Bölgenin kültürel yaşamına önemli katkıları olan Diyarbakır Kitap Fuarı, yedinci yılında dokuz gün boyunca kitapseverleri ağırlayacaktır.

Trendeki Yabancı, her ay yayımlanan bir öykü dergisi olarak yayın hayatına başladı. Türkiye’nin ilk öykü app’i olan uygulama basılmıyor, gazetecide-kitapçıda bulunmuyor, doğrudan telefona geliyor. Uygulamayı indirip her sayıda yayımlanacak 20 öyküyü okuyabilir, beğendiğiniz kısımlarının altını çizip paylaşabilirsiniz. Dergiye abone olunduğunda her sayının içeriği çevrimdışı da okunabiliyor.

Türk edebiyatının yeni kuşak seslerinden üç kadın yazar 28 Eylül Cumartesi Minoa Kitabevi’nde okurlarıyla buluşuyor. Kanayak kitabının yazarı Gamze Arslan, Ay Eskir Gün Işırken’in yazarı Fadime Uslu ve Bilinmeyen Sular’ın yazarı Mevsim Yenice’nin katılacağı etkinlikte üç yazarla Melike Koçak moderatörlüğünde “Parçalanmalar” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. 

 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın klasik eseri Gulyabani, yeni sezonda Devlet Tiyatroları (DT) sahnesinde izleyiciyle buluşacak. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulacak oyunun orta oyunu tadında, az dekorlu olması ve seyircilerin de zaman zaman oyunun içinde yer alması hedefleniyor. İzleyicileri 100 yıl öncesinin İstanbul’una götürecek oyun 4 Ekim’de sahnede. 

 

Hatay Devleti döneminde meclis binası olarak kullanılan Fransız mimar Leon Benju imzalı tarihi bina, yanındaki konakla beraber kültür-sanat merkezi haline getirilecek. Hatay’da 1927 yılında tarafından Köprübaşı olarak anılan meydanda inşa edilen bina 1938’den Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katıldığı 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak hizmet vermişti.

Kulis

(Ahmet Edip Başaran) Şiirin Söz Hakkı

ŞahaneBirKitap

Tam bir İstanbul çocuğu olan, Alaattin Karaca’nın tanımlamasıyla “üstünde başında, sesinde soluğunda ‘eski bir İstanbul’dan rayihalar taşıyan” yazar Cem Sancar 82 denemeden oluşan yeni kitabı “Her İnsan Bir Ayet’te çocukluğunun İstanbul’unu, şehrin sokaklarını, lezzetlerini, mevsimlerini insanlarını kendine özgü muzip diliyle anlatıyor.

Editörden

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.