Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Keira Knightley'yi Colette rolünde izlemeyi iple çekiyoruz


İyi
Toplam oy: 50

Yüzü, kostümlü dönem filmleriyle bu denli özdeşleşen pek az yıldız vardır herhalde. Britanyalı oyuncu Keira Knightley’nin kendine has suratını, sırım gibi bedenini şişkin etekler ve korseler içinde görmeye artık epey alıştık! Daha önce Gurur ve Önyargı’dan Anna Karenina’ya pek çok klasik metnin beyazperde uyarlamasında başrolde yer alan Knightley, bu kez, Fransız edebiyatının en popüler ve ilgi çekici figürlerinden Colette rolünde karşımızda.

Taşralı yoksul bir gençten dünyaca tanınan başarılı yazara dönüşen Colette'in öyküsü filmin ana ekseni. Ne mutlu bize ki son dönemde sıklıkla gördüğümüz yavan yazar biyografilerinden biri değil bu. Yazarın yaşamını özetleyen, formüllere dayalı bir dönem filmi yerine, Colette’in 20. yüzyılın başında bir kadın yazar olarak  deneyimledikleri üzerine hayli eğlenceli ve zekice bir bakış geliştiren, ünlü bir yayıncı ve yazar olan manipülatif kocası Henry Gauthier-Villars ile olan fırtınalı ilişkisinin derinliklerine dalan bir yapım bekliyor bizleri.

 

 

Colette, halihazırda kendini kanıtlamış olan kocasının ismini kullanarak, bir "hayalet yazar" olarak kitaplar yazıyor ve bu kitaplar ikisinin de hayal edemeyeceği oranda başarıya ulaşıyor; böylelikle ikili arasındaki güç dengesi de sallanmaya başlıyor ve çatışmaları giderek şiddetleniyor.

 
Toronto Film Festivali’nde gösterildikten sonra hayli olumlu eleştiriler alan film, Colette’in özgün sesini yansıtabilecek mi buna izleyince karar vereceğiz, ancak ilk izlenimler hayli umut verici!

 



Wash Westmoreland’un yönettiği Colette, Eylül ayında ABD’de seyirci karşısına çıkacak. Ülkemizdeki vizyon tarihi ise henüz netleşmiş değil.

 

 

 


 

 

Kaynak: The Guardian & Bookstr

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Metallica’nın kuruluşundan bugüne kadarki tüm serüveni illüstrasyonlar ve eğlenceli geri dönüşlerle anlatılacak bir çocuk kitabında bir araya geliyor.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.